Türklerin pasaportu Mevlâna’dır

Şiir Festivali kapsamında Türkiye’ye gelen Suriyeli Kürt şair Hussein Habasch, ‘Taraf hayranıyım’ diyor ve Türkiye’nin en önemli değerlerinin Nâzım Hikmet Ran ve Mevlâna olduğu söylüyor.

Sibel Oral'ın haberi

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası İstanbul Şiir Festivali’nin bu yılki konukları arasında dünya şiirinin önemli isimleri var. Dünyanın birçok ülkesinden gelen ve İstanbul’da buluşan şairler hem şiir üzerine konuşuyor hem de şiirlerini okuyorlar. Bu kadar çok şairi birarada görünce bizim için de elbette onlarla buluştukça sohbet etmek kaçınılmaz oldu. Bunlardan biri de bizi şaşırtan Hussein Habasch’tı. Suriye doğumlu olan Habasch, Taraf gazetesi için kendisiyle konuşmak istediğimizi söylediğimizde bundan dolayı onur duyacağını Türkçe bilmediği için her ne kadar düzenli olarak takip edemese de Taraf gazetesini çeşitli Kürt sitelerinde yer alan yorumlar ve çevirilerden bildiğini ve “takdir ettiğini” söyledi. 1948 doğumlu olan şair, Moskova’daki Lomonosov Üniversitesi’nde gazetecilik okumuş ve aynı üniversitenin Felsefe Bölümü’nde doktora yapmış. Birçok şiir kitabının yanında sayısız denemeye imza atmış, çeviriler yapmış olan Habasch, üç yıl boyunca Kürtçe PEN Merkezi’nin başkanlığını yapmış. Halen Bonn Üniversitesi’nde Kürtçe dersleri veren şair Türk şiirini ise ilk kez kendi gibi Kürt bir şairden öğrenmiş, ilk öğrendiği şair ise: Nâzım Hikmet.
 
Nâzım ve Mevlâna’ya hayran

1970 yılında Nâzım Hikmet ve dolayısıyla Türk şiiriyle tanışan Habasch, Nâzım Hikmet’in şiirinin içine aktığını söylüyor. Tabii sadece Nâzım Hikmet’i bilmiyor Habasch. Rusya’da eğitim gördüğü sırada Modern Türk Şiiri adı altında ders aldığını söyleyen şair, bu sırada Fazıl Hüsnü Dağlarca, Rıfat Ilgaz, Oktay Rıfat şiirleriyle de tanışmış ama biri daha var ki Habasch için çok önemli: Mevlâna Celaleddin Rumî. “Mevlâna gibi önemli biriyle aynı topraklarda yaşadığınız için şanslısınız. Mevlâna her Türk için bir şanstır, pasaporttur...” diyor.
 
Kürtçe okuyabildiğim için mutluyum

Şiir, Hussein Habasch’ın hayatında çok ciddi anlamda önem taşıyor. Şiir üzerine yazıları ve sayısız şiirleri ve çevirileri var ama bir o kadar da alçakgönüllü. “Ben öylesine bir adamım, içimden gelenleri yazıyorum” diyen Habasch’a Kürt PEN Merkezi‘nin başkanlığını yaptığı dönemi ve Kürt edebiyatının genel durumunu soruyoruz. Habasch’a göre Kürt edebiyatı çok daha zengin olabilirdi ama Kürtlere uygulanan politikalar, siyasi çalkantılar onların özgürlüklerini engelledi ve bir türlü dünyayla bağlantıya geçemediler. Şimdilerde Kuzey Irak daha özgür olabildikleri bir yer oldu ve yeni yeni kendini geliştirecek Kürt edebiyatı. Habasch’la sohbetimizin sonlarına doğru gelirken Habasch özellikle iki kere tekrar ederek şu cümleyi kuruyor; “Türkiye’de anadilim olan Kürtçede şiirlerimi okumak şerefine eriştiğim için teşekkür ederim...”

Taraf

Güncel Haberleri