Türkiye'de üniversitelerde profesör sayısı asistan sayısını geçti

Akademik dünyanın tepe kadroları ile mutfağı arasındaki denge değişti

SER Danışmanlık bünyesinde Dr. Ömer Özdinç editörlüğünde hazırlanan 2025 Araştırma-Geliştirme ve İnovasyon Raporu, Türkiye'deki üniversitelerin personel yapısında çarpıcı bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Ulusal ve uluslararası göstergelerle Türkiye'nin son 10 yıllık bilimsel gelişimini ve 2024 yılı performansını ele alan kapsamlı çalışma, profesör kadrosunun ilk kez araştırma görevlisi mevcudunu geride bıraktığını belgeledi.

Üniversitelerde unvan basamaklarının zirvesi genişlerken, araştırma ve öğretim görevlisi kadrolarında belirgin bir geri çekilme yaşandı.

PROFESÖR SAYISI 40 BİNE ÇIKARAK ASİSTANLARI GERİDE BIRAKTI

Yayımlanan çalışmada yer alan verilere göre, 2024-2025 akademik döneminde profesör sayısı 40 bine ulaşırken, araştırma görevlisi kadrosu 39 bin seviyesine indi.

Geçmiş yıllarda zirveye çıkan alt kadro istihdamı sert bir düşüş grafiği çizdi; 2021-2022 döneminde 50 binin üzerine çıkan asistan sayısı sonraki yıllarda düzenli biçimde geriledi.

Benzer bir kayıp öğretim görevlisi kadrolarında da görüldü ve okutman sayısı 35 bine kadar çekildi.

Böylece akademik hiyerarşinin tabanı daralırken üst kademelerdeki yoğunlaşma belirgin hale geldi.

ÖĞRETİM ÜYESİ KADROSU 8 YILDA 111 BİNE ULAŞTI

Üniversitelerdeki kadro dağılımı 8 yıl önceki verilerle kıyaslandığında aradaki makas daha net biçimde ortaya çıktı.

2017-2018 döneminde 77 bin olan toplam öğretim üyesi sayısı, bugün itibarıyla 111 bine ulaştı.

8 yıllık süreçte profesör sayısı 25 binden 40 bine, doçent kadrosu 14 binden 26 bine, doktor öğretim üyesi mevcudu ise 38 binden 45 bine tırmandı.

Akademik yapının omurgasını oluşturan kıdemli kadrolar hızla büyürken, mutfaktaki genç araştırmacı sayısının azalması yükseköğretimdeki dengelerin seyrini doğrudan etkiledi.

YABANCI AKADEMİSYEN ORANI YÜZDE 1 SEVİYESİNDE ÇAKILI KALDI

Yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma karnesinde ise hiçbir ilerleme kaydedilemedi.

Çalışmada, "Mevcut öğretim üyelerinin sadece yüzde 1'ini yabancı uyruklu akademisyenler oluştururken, bu sayının geçen yıla oranla sabit kaldı" ifadesine yer verildi.

Elde edilen veriler, üniversitelerde kıdemli kadroların sayıca genişlemesine karşın, bu büyümenin ne uluslararası çeşitlilikle ne de yeni nesil asistan istihdamıyla desteklenmediğini nesnel bir şekilde gözler önüne serdi.

Karar

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Eğitim Haberleri