Türkiye üzerinden eserler kaçırıldı

Ortadoğu'da en fazla tarihi eseri barındıran Irak Müzesi'nden en az 15 bin parça yağmalandı. Müze müdürü, eserlerin Türkiye üzerinden de Avrupa'ya çıkarıldığını öne sürdü

Bilge Eser'in haberi

İşgalin ilk başladığı günlerdi. Saddam Hüseyin çoktan Bağdat'ı terk etmiş, kentte güvenlik adına hiçbir şey kalmamıştı. Her yer bombalanıyordu. Kimileri ABD askerine karşı savaşıyordu, kimileri de evlerine kapanmıştı. Bazıları ise hepsinden de açıkgözdü... Bu başıboşluk içinde nasıl zengin olabileceğinin hesabını yapmış, hatta harekete bile geçmişti. Yolları, Kahire ile Nasır caddelerinin kesiştiği yerde bulunan Irak Ulusal Müzesi'ne düştü. İçeride Taş Devri'ne, İslam'ın ilk dönemlerine, Osmanlı günlerine, Sümerlere ve Mezopotamya'da yaşamış daha sayamayacağımız yüzlerce uygarlığa ait eserler vardı. Koskoca bir tarih vardı. Ortadoğu'nun en muhteşem müzesinde koskoca bir dünya vardı. Yağmacılar içinse 'tarih' sadece bir kelimeydi. Daha ötesini ifade etmiyordu. ABD askerlerine henüz "müzeyi koruyun" talimatı da gelmemişti. Yağmacılar bir anda müzeye daldılar. Kapılarını kırdılar, ardından da eserleri...

'FIRSAT BU FIRSAT' DEDİLER
Saddam Hüseyin zamanında eserleri yurtdışına kaçıranlar hemen asılarak idam ediliyordu. Yıllarca bunu yapamamışlardı ama artık Saddam yoktu, ABD vardı. Ceplerine doldurduklarını, sırt çantalarına attıklarını bir hışımla önce müzeden, sonra Bağdat'tan, sonra da Irak'tan kaçırdılar. Sadece "birkaç heykelcikti" onlar için ve karşılığında binlerce dolar kazandılar. Hiçbir şey yapmamakla suçlanan işgal güçlerinin aklına müzeyi korumak, ancak arkalarından bakakaldıkları zaman geldi. "1978'den beri bu müzedeyim. Eserlerin tamir edilip yenilenmesinde çalışıyorum. Yağmalamayı duyduğumda evdeydim. Zaten işgal başlamıştı. Televizyonlarda gördüm. Saatlerce ağladığımı hatırlıyorum. Hepsi benim göz nurumdu" diye anlatıyor yaşananları Buthayna Hüseyin. Iraklı müze görevlisi Hüseyin, eserlerin uluslararası çabalarla geri getirilmeye başlanmasının ardından yurtdışına, "özel renovasyon eğitimine" çağrılmış: "Artık biraz düzeliyor işte. Biraz da olsa mutlu oluyoruz" diyor, uzaklara dalan bakışlarla... Asıl endişeli kişiyse müze için en fazla ter döken, müdür Hüssen Raşid. Müzenin geçtiğimiz yıl halka açılmasını sağlayan ve gittiği her ülkede "Eserlerimizi geri verin" diye baskı yapan Raşid, "Her ülke ellerindekini geri getirmeye başladı. Geçen yıla kadar 15 bin parça kayıptı. 4 bin 461 tanesi artık Bağdat'ta. En çok ABD ve İtalya'ya götürdüler" diyor. Ülke içindekileri geri almak için de bin dolar kadar ödül veriyorlar. Yakalanan kaçakçılar ise hızlıca yargılanıp doğruca darağacına gidiyor.

"TÜRKİYE'DEN YARDIM GÖRMEDİK"
Iraklı müze müdürü, bizi de ilgilendiren bir iddia da ortaya atıyor: "Buradan eserlerin kaçırılma rotası en çok Ürdün ve Suriye üzerindendi. Ama şunu da söyleyebilirim ki; çok sayıda eserin Türkiye topraklarından da Avrupa'ya çıkarıldığını biliyoruz. Irak polisi, Türk İnterpolü ile defalarca temasa geçti. Bize yardım ettiklerini söylüyorlar, ancak henüz sizden hiçbir yardım göremedik. Tek parça bile bize teslim edilmedi." Şu anda müzede bulunan, en eskisi M.Ö. 10 bin yıllarına ait 500 bin eser, 24 saat kameralarla izleniyor. En fazla eser Kuzey Irak ve Babil'deki eski medeniyetlere ait. Asurlulara ait taslar, Aramca yazılar bulunan taşlar, Osmanlı dönemine ait de mihraplar müzeyi süslüyor. Müzenin yenilenmesi için en büyük parayı 10 milyon dolarla ABD harcamış. Yine de daha fazla finans desteğine ihtiyaçları var. Daha önce sadece diplomatların ve gazetecilerin girebildiği müze, geçen yılın şubat ayından beri halka da kapılarını açmış durumda.

KAÇIRMAK İSTEYENE İDAM CEZASI
Bir eseri parçalara ayırıp kaçırmaya çalışanlar Saddam tarafından idamla cezalandırıldı (yukarıda). Müzede insan başlı, 5 ayaklı at heykelleri de bulunuyor.

Dünya Haberleri