59 ülkenin 21'i göçe olumlu bakarken, Türkiye gibi 38 ülke olumsuz yaklaşıyor. Son yıllarda giderek tırmanan yasadışı göç hareketleri ve bu süreçte yaşanan insani felaketler, toplumların göçmenler konusuna bakışını gündeme getirdi. Barem Research, WIN/ Gallup International Association ile birlikte Türkiye ve dünyada uluslararası göç hareketlerinin hızlandığı bu dönemde dünya kamuoyunun yabancı göçmenlere bakışını irdeleyen "Göçmenliğe Destek Endeksi" araştırmasını yayınladı.
Araştırma kapsamında Türkiye'de 1000, dünya genelinde 59 ülkede toplam 50 bin kişi ile görüşüldü. Buna göre dünyanın yüzde 38'i göçmenliğin "kötü bir şey" olduğunu yüzde 34'ü de "iyi bir şey" olduğunu düşünüyor. Göçe en çok destek veren ülke Nijerya olurken bu ülkeyi Pakistan ve Ermenistan izledi. Göçe en olumsuz bakan ülkeler ise Bosna Hersek, Sırbistan ve Türkiye şeklinde sıralandı. Araştırmanın yapıldığı 59 ülkenin 21'i göçe olumlu, 38 ülke olumsuz bakıyor. Global olarak, gençler, eğitimli kesim ve üst ekonomik grup göçmenliğe daha olumlu bakıyor.
EN FAZLA GÖÇ VEREN ÜLKEYİZ
Türkiye'de göçmenlere bakış ise oldukça olumsuz. Türk halkının yüzde 61'i ülkesine göçmen gelmesine karşın, göçmenliğe olumlu bakanların oranı yüzde 15 ile sınırlı kalıyor. Sayısal olarak yurt dışına en fazla göçmen yollayan üçüncü ülke olan Türkiye'de göçmen sayısının toplam nüfusa oranı açısından bakıldığında en fazla göçmen veren ülke listesinde ilk sırada yer alıyor. 72 milyonluk nüfusa sahip Türkiye'den 6,5 milyondan fazla kişi yani yüzde 9'u, başta Almanya olmak üzere başka ülkelerde yaşıyor.
3 milyon çıkış yok
TÜİK'in verilerine göre, 2000 -2011 yılları arasında Türkiye'ye giriş yapan yabancılarla, aynı dönemde Türkiye'den çıkış yapan yabancılar arasındaki fark 3 milyon civarında. Yani, Türkiye'ye giren yabancılardan 3 milyonu çıkış yapmadı. Politik nedenlerle İran, Irak ve çevre ülkelerden gelen çok sayıda göçmene bu yıl 100 bin kadar Suriyeli mülteci de eklendi.
TEMEL NEDEN EKONOMİ
Göç hareketlerinin nedenlerinin başında ekonomik sıkıntılar geliyor. Kadın göçmenler, dil ve kültür farklılıklarına rağmen, evlerde yatılı kalarak, hasta, yaşlı veya çocuk bakımı ile ev işlerini üstleniyor. Böylece orta-üst seviyede çalışan kadının önemli bir ihtiyacına ulaşılabilir ücretle çözüm getiriyorlar. Türk yardımcı kadınların kendi ailelerini bırakıp evlerde yatılı hizmet vermeleri zor oluyor. Bu açığı göçmen kadınlar dolduruyor.
Bugün