Yorulmaz, büyük şehirlerde her gün yaşanan trafik yoğunluğu ve buna bağlı olarak araç içinde geçirilen uzun zamanın sağlığı ciddî biçimde etkilediğini söyledi. Trafikte uzun süre geçirmenin giderek biriken stresin artışına, stres hormonlarının artışının da tansiyon yüksekliği, mide ülseri hatta kalp krizine yol açabildiğini anlatan Yorulmaz, ‘’tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı, astım, panik atak, epilepsi gibi hastalığı olan kişilerde bu hastalıkların daha da şiddetlenmesi ile sonuçlanabilmektedir’’ dedi.
Trafikte sürekli biçimde uzun süre zaman harcamanın zorunlu olarak idrarı tutma ve bunun sonucunda idrar torbasında genişleme ve idrar yollarında enfeksiyonu kolaylaştırdığını belirten Yorulmaz, şunları kaydetti: “Trafikte gürültüye bağlı (araçların motor sesi, fren sesi, korna sesi, toplu taşıma araçlarında yolcuların sesi gibi) olarak huzursuzluk, baş ağrısı, kulaklarda çınlama, çarpıntı, stres, tansiyon yükselmesi gibi sorunlar ortaya çıkar. Çalışmalar bu şekilde sürekli biçimde trafik gürültüsüne maruz kalmanın kalp krizi geçirme riskini arttırdığını göstermektedir.’’ Prof. Dr. Yorulmaz, özellikle büyük araçlarda, toplu taşım araçlarında yaşanan titreşimin sürekli olması durumunda, eklemlerde ve damarlarda küçük yırtılmalara ve buna bağlı olarak da eklemlerde kireçlenme, kılcal damarların yırtılmalarına yol açabildiğini söyledi.
Yeni Asya