Avcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafi konum, iklim ve toprak şartları nedeniyle erozyona karşı hassas bir konumda bulunduğunu dile getirdi.
Bugüne kadar bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmasına ve tedbirler alınmasına karşın Türkiye'deki orman alanlarının yüzde 54'ünde, tarım alanlarının yüzde 59'unda ve meraların yüzde 64'ünde aktif erozyonun hala devam ettiğini dile getiren Avcı, toprağın yerinde tutulması ve erozyonun önlenmesi amacıyla bir eylem planına ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Avcı, bu çerçevede hazırlanan ve 2013-2017 yıllarını kapsayan Erozyonla Mücadele Eylem Planı kapsamında, 1 milyon 400 bin hektar alanda ağaçlandırma, rehabilitasyon, erozyon kontrolü ve mera ıslahı çalışmasının gerçekleştirileceğini aktararak, "Bu çerçevede denizlere taşınan toprak miktarını azaltacağız" ifadesini kullandı.
Geçmişte yıllık 500 milyon ton toprağın deniz ve göllere taşındığını ancak yürütülen çalışmalarla 2012'de bu rakamın 178 milyon tona indirildiğini anımsatan Avcı, şöyle devam etti:
"Bu yeterli mi? Henüz daha istediğimiz seviyeye gelmedik. Bu konuyla ilgili hedefimiz, bu rakamı makul bir sayıya indirmek. Türkiye genelinde ortalamayı aldığınız zaman bazı bölgelerde aslında yüzeysel erozyon olmadığını görüyoruz. Ama bazı küçük havzalarda hala yüzeysel erozyon devam ediyor. Bunun yanında bizim 'oyuntu erozyon' dediğimiz, sel derelerinin içerisinde, oyuntularda, deprem olan ve heyelan görülen yerlerde hala devam eden erozyon var. Şiddetli yağışlarla ve selle gelen erozyon var. Bütün bunları dikkate aldığımızda bu rakamın 100 milyon ton civarına çekilmesi lazım."
Toprak oluşumu ile kaybedilen toprak miktarının birbirine yakın olması gerektiğini kaydeden Avcı, "Bu olduğu takdirde aslında bu kabul edilebilir bir erozyon miktarıdır. Sıfır erozyon diye bir şey yoktur doğada. Mutlaka erozyon olmak durumunda. Olması lazım zaten. Çünkü doğal bir süreçtir bu. Bizim sorunumuz hızlandırılmış erozyondur, olması gerekenden fazla erozyondur. Yoksa sıfır erozyon da aslında doğal dengeyi bozar" dedi.
"Doğal dengeyi yeniden sağlamayı hedefliyoruz"
Türkiye'de yağış rejiminin düzensizliğine dikkati çeken ve şiddetli kurak dönemlerin ardından meydana gelen şiddetli yağışların da sellere neden olduğunu belirten Avcı, "Aslında biz, Erozyonla Mücadele Eylem Planı'nı yapmak suretiyle aynı zamanda selleri de önlemek istiyoruz. Çünkü seli oluşturan, suyla birlikte taşıdığı materyaldir. Materyal azaldığı zaman sel miktarı da azalacaktır. Planın en büyük etkisi de sel ve taşkınları azaltma anlamında olacaktır" diye konuştu.
Plan kapsamında, doğal dengeyi yeniden sağlamayı hedeflediklerini anlatan Avcı, mevcut iyi yerleri korumayı, bozulmaya doğru giden yerlerdeki süreci durdurmayı ve bozulan alanları tekrar eski haline döndürmeyi prensip olarak benimsediklerini söyledi.
Avcı, "Erozyonla Mücadele Eylem Planı ile amacımız, toprağı korumak suretiyle ekosistemi tekrar eski haline getirmek ve doğal dengeyi yeniden kurmaktır. Siz doğal dengeyi yeniden kurarsanız hem selleri önlemiş oluyorsunuz hem biyolojik çeşitliliği korumuş oluyorsunuz hem de iklim değişikliğinin etkilerini azaltıcı tedbir almış oluyorsunuz" ifadesini kullandı.
Eylem Planı'nın maliyeti 1 milyar 890 milyon lira
Türkiye'de su erozyonunun yanında rüzgar erozyonunun da görüldüğünü anımsatan Avcı, ülkede görülen kum ve toz taşıyan rüzgarların Afrika ve Mezopotamya orijinli olduğunu, bunun yanında İç Anadolu Bölgesi'nde meydana gelen rüzgar hareketlerinin bulunduğunu aktardı.
İklim değişikliğinin sonuçlarından birinin de ani ve şiddetli rüzgarların sayısındaki artış olduğunu dile getiren Avcı, bunlarla birlikte rüzgar erozyonunun da artış gösterdiğini kaydetti.
Bunu önlemek için öncelikle toprağın stabil hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Avcı, meraların ıslah edilmesi, otlaklarda planlama yapılması, tarım alanlarında organik maddelerin artırılması ve ağaç dikmek suretiyle rüzgar perdelerinin oluşturulması gibi önlemlerle rüzgar erozyonunun önlenebileceğine dikkati çekti.
Kum ve toz hareketleri konusunda bilgi sahibi olmak amacıyla bazı bölgelere toz kapanları kurduklarını ve buralarda yapılacak ölçümlere göre tedbirler alacaklarını anlatan Avcı, su tutucu bitkilerin ekiminin çoğaltılması ve sulanabilir alanların artırılması sonucunda da rüzgar erozyonunun azalacağını ifade etti.
Erozyonla Mücadele Eylem Planı'nın toplam maliyetinin 1 milyar 890 milyon lira olarak hesaplandığını belirten Avcı, Türkiye'nin erozyonla mücadele konusunda ve bu alanda kullandığı teknikler anlamında dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğunu, uluslararası toplantılarda örnek gösterildiğini ve az gelişmiş ülkelere bu konuda yardım edilmesi için taleplerin geldiğini anlattı.
Avcı, bu kapsamda, her yıl, Afrika ve Orta Asya ülkeleri ile komşu ülkelerden 100'den fazla kişiye eğitim verildiğini dile getirdi.
AA