Tevrat ve İncil'de Hz. Muahmmed'e işaretler

Risale-i Nur Külliyatı'ndan On Dokuzuncu Söz Risâlet-i Ahmediyeye dâirdir...

Risale Haber-Haber Merkezi

Ben sözlerim Muhammed'i (a.s.m.) övmüş, güzel göstermiş olmadım; aksine Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdan bahsetmekle sözlerimi güzelleştirmiş oldum...

Risale-i Nur Külliyatı'ndan On Dokuzuncu Söz Risâlet-i Ahmediyeye dâirdir...

İKİNCİ REŞHA:

O nurânî bürhan-ı tevhid, nasıl ki iki cenâhın icmâ ve tevâtürüyle teyid ediliyor; öyle de,

Tevrat ve İncil gibi kütüb-ü semâviyenin (Haşiye) yüzler işârâtı

ve irhâsâtın binler rumuzâtı

ve hâtiflerin meşhur beşârâtı

ve kâhinlerin mütevâtir şehâdâtı

ve Şakk-ı Kamer gibi binler mu'cizâtının delâlâtı

ve Şeriatın hakkâniyeti ile teyid ve tasdik ettikleri gibi,

zâtında gayet kemâldeki ahlâk-ı hamîdesi

ve vazifesinde nihayet hüsnündeki secâyâ-i gâliyesi

ve kemâl-i emniyeti

ve kuvvet-i imânını

ve gayet itminânını

ve nihayet vüsûkunu gösteren fevkalâde takvâsı,
fevkalâde ubûdiyeti,
fevkalâde ciddiyeti,
fevkalâde metâneti;

dâvâsında nihayet derecede sâdık olduğunu güneş gibi âşikâre gösteriyor.

Haşiye: Hüseyin-i Cisrî "Risâle-i Hamidiye"sinde yüz on dört işârâtı o kitaplardan çıkarmıştır. Tahriften sonra bu kadar bulunsa, elbette daha evvel çok tasrihât varmış.

SÖZLÜK:
RİSÂLET-İ AHMEDİYE : Hz. Muhammed'in (a.s.m.) peygamberliği; ona İlâhî kitabın gönderilişi.
REŞHA : Sızıntı, serpinti.
BÜRHÂN-I TEVHİD : Allah'ın birliğini gösteren delil.
İCMÂ : Fikir birliği. Bir meselede âlimlerin ittifak etmesi.
TEVÂTÜR : İçinde yalan ihtimâli bulunmayan ve birbirlerine kuvvet veren haberlerden oluşan büyük bir topluluğa ait haber.
KÜTÜB-Ü SEMÂVİYE : Semâvî kitaplar. Vahiy ile gönderilen kitaplar.
İRHASÂT : Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (a.s.m.) peygamberliğinden önce meydana gelen hârikulâde hallerdir ki, bunlar peygamberliğine delil olan hâdiselerdendir.
RUMUZÂT : Remizler, işâretler, ince nükteler.
HÂTİF : Sesi işitilen, kendisi görülmeyen ve gaybdan doğru haber veren cinler.
BEŞÂRÂT : Beşâretler, müjdeler, hayırlı ve sevinçli haberler.
KÂHİN : Karışık ve tahminî sözlerle gelecekten haber verdiği söylenen kimse, falcı, haberci.
MÜTEVÂTİR : Yalan üzerinde birleşmeleri aklen mümkün olmayan bir topluluğun naklettiği haber.
ŞEHÂDÂT : Şehâdetler, şâhitlikler.
ŞAKK-I KAMER : Peygamberimizin (a.s.m.) bir işâretiyle ay'ın ikiye bölünmesi mu'cizesi.
MU'CİZÂT : Mu'cizeler. İnsanı aciz bırakan olaylar, hâdiseler.
DELÂLÂT : Delâletler, delil olmalar.
AHLÂK-I HAMÎDE : Beğenilen ve övülen ahlâk.
SECÂYÂ-İ GALİYE : Çok kıymetli ve yüksek seciyeler, huylar.
KEMÂL-İ EMNİYET : Tam emniyet.
İTMİNÂN : İnanma, tam olarak bilme, kararlılık, tatmin olmuşluk.
VÜSÛK : Sağlam inanma, itimâd etme, güvenme, sağlamlık.
TAKVÂ : Bütün günahlardan kendini korumak; dinin yasak ettiği şeylerden kaçınmak.
UBÛDİYET : Kulluk, kul olduğunu bilip Allah'a itaat etme.
METÂNET : Kararlılık, dayanıklılık, sağlamlık.
ÂŞİKÂRE : Açıktan..

Kutlu Doğum Etkinlikleri Haberleri