Tevhid okuryazarlığı

Ali IRMAK

Öğretmen heyecanlı heyecanlı dersini anlatmaya başladı. Gözün, kulağın mükemmel yapısından söz etti uzun uzun. Çok iyi anlatmıştı dersini. Kendisi en azından öyle düşünüyordu. Çocukların meraklı gözlerinin içine baktı. “Sorusu olan var mı?” diye sordu. Çocuklardan biri parmağını kaldırıp sordu. “Öğretmenim gözü, kulağı kim yapıp kafamıza yerleştirdi?” Öğretmen verecek cevap bulamadı çünkü sorunun cevabı işlediği dersin müfredatında yoktu.

Yan sınıfta bir başka öğretmen de “Canlılar doğarlar, büyürler ve sonunda ölürler” diyerek dersine başladı. Öğrencinin biri kalktı. Öğretmenine “Ya sonrası?” diye sordu. O sorunun cevabı da işlenen dersin müfredatında yoktu. Dersler anlatılmaya devam etti öğretmenlerce, ama çoğu soruların cevapları bir türlü verilemedi.

Çocuklarımızın/gençlerimiz bu ve buna benzer soruların cevaplarını okudukları okullarda, gördükleri derslerde bulamayacaklar mı? Okullarda, öğretmenlerinden, derslerinden öğrenemeyeceklerse nerelerden öğrenecekler? Çocuklarımız/gençlerimiz bu tür soruları her zaman soruyorlar. Hayatı, dünyayı sorguluyorlar. Ahireti, haşri, ölümü merak ediyorlar. Ama ne okudukları derslerde ne de kendileri için yapılan müfredatlarda bu soruların karşılığı yok. Müfredatlar sadece tek dünya için düşünülmüş. Öbür taraf yok. Onun için kısır bir bakış açısı ile yetişiyorlar. Perdenin öbür tarafına geçemiyorlar.

Bu tür konulara sık sık değindim. Müfredatlarda mutlaka Tevhid anlayışı konulmalı diye. Gözü sadece göz, kulağı sadece kulak olarak isimleri ve yapısının yanında gözü, kulağı aynı zamanda anlamlandırmalı. Çocuklarımız kafasına mükemmel bir şekilde yerleştirilen gözün kimin tarafından yerleştirildiğini, tüm kokuları ayırt edebilen burnunun kimin yarattığını bilmeli, öğrenmeli ve tüm kâinata bu şekilde bakacak bakış açısı geliştirmeli. O zaman çocuklarımız/gençlerimiz için hayat bir anlam kazanır. O zaman her şey çocuklarımıza/gençlerimize anlamlı gelir. Bu bakış açısıyla yetişen çocuklarımızın/gençlerimizin hem dünya hem de ahiret hayatlarının kurtulmasına vesile olmuş oluruz.

Müfredatların bu şekilde hazırlanması için belki şartların/zamanın uygun olmadığı söylenebilir. İlk adım olarak “Medya Okuryazarlığı” gibi seçmeli de olsa değişik sınıf kademelerine “Tevhit Okuryazarlığı” dersi konsa inanın çocuklarımızın öğrendiği konular daha çok anlam kazanacak. Vücuduna, canlılara, kâinata bakış açısı değişecek. Her şeyde Yaratıcının mührünü görme becerisi kazanacak. Canlı cansız her şeyde Allah’ın varlığını gören, hisseden çocuklarımız nasıl olur sizce?

Şimdilik bir öneri olarak sunduk “Tevhit Okuryazarlığı”nı. İçerik, kapsam, uygulanış vb. ileri düzeydeki adımlar her zaman görüş ve öneriye açıktır. Tartışılabilir. Geliştirilebilir.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.