Türkiye'nin Batısı Kürt Sorununa Nasıl Bakıyor" adlı rapor açıklandı.
İzmir, Mersin, Ankara ve Trabzon gibi farklı sosyal dokuları barındıran şehirlerde siyasi parti temsilcileri, kanaat önderleri ve vatandaşlarla bir araya gelen TESEV, farklı etnik köken, kültür ve değişik mesleklere mensup 104 kişi ile görüştü. Ortaya çıkan görüşler Yılmaz Ensaroğlu ve Dilek Kurban tarafından rapor halinde getirildi.
'Hepimiz sorumluyuz'
Rapor, batıda yaşayan Kürtlerin Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan Kürtlere nazaran daha uzlaşmaz, daha keskin görüşlere sahip ve sert bir dile sahip olduğu tespit edildi. Batıda yaşayan Kürt olmayan vatandaşların Kürt sorunu konusunda yanlış bilgiye sahip olduğu bildirilen raporda, bunun Kürtlere karşı önyargı ve öfkeli tutumları artırdığı vurgulandı.
İnsani dram yok
Bu gözlemlerin, toplumda ayrımcılık ve nefreti artırdığını ve müdahale edilmediği takdirde düşmanlık ve çatışma tehlikesi ile karşı karşıya olduğumuzu belirten Ensaroğlu ve Kurban, yeni bir dil ve perspektif inşa edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Rapora göre, "İnsani dram görülemiyor." Kalıcı bir çözüm için yapılması gerekenlerin son derece basit olduğu belirtilen raporda, "Bu dramdan hepimiz sorumluyuz" denilerek herkesime empati yapma öneriliyor.
Reformlara devam
Katılımcıların, Kürt sorunu konusunda yapılması gerekenlere ilişkin söyledikleri şu başlıklar altında sıralandı:
- Reformlara devam edilmeli.
- Anayasal vatandaşlık tanımı esas alınmalı.
- Kürtçe'nin önündeki engeller kaldırılmalı.
- Ergenekon davası, bölgeyi de içinde alacak şekilde sonuçlandırılmalı.
- PKK'nın silahsızlandırılması üzerinde yoğunlaşılmalı.
- Koruculuk kaldırılmalı.
Bugün