Saldırıların zamanlamasına dikkat çeken Yazıcı, terörü, anayasa değişikliğini istemeyenlerin çabası olarak nitelendirdi. Bakan Yazıcı, "Bu tür hadiselerle sıklıkla karşılaşıyoruz. Önümüzdeki günlerde reform paketinin Anayasa Mahkemesi'nde görüşülmesi var. Bu tür olayların yaşanması ve ardından bazı taleplerin gelmesi manidardır." dedi. OHAL'i uygulamaya koymanın ise terörü tekrar tırmandıracağını belirtti.
Türkiye bir süredir terör örgütü PKK'nın, başta askeri karakollar olmak üzere bazı şehir içi eylemlerini konuşuyor. Şehit düşen askerler için düzenlenen cenaze törenlerinde annelerin gözyaşları eşliğinde, halkın öfkesi yükseliyor. Bu çerçevede terörle mücadele için hükümete çeşitli teklifler yöneltiliyor. Bunlardan birisi de bölgede olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmesi. Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, OHAL, terör saldırıları ve yaklaşan anayasa değişikliği ile ilgili Zaman'a açıklamalarda bulundu. Yazıcı, terör örgütünün, referanduma götürülecek anayasa değişlikliğine karşı olduğunu söyledi. Bunun dışında demokratik standartların yükselmesini, birey hak ve özgürlüklerinin artmasını istemeyen ve Türkiye'nin statik bir yapıda kalmasından yana olup terörün varlığından beslenen bir başka kesimin de bulunduğunu kaydetti. Bakan Yazıcı, "Bu iki kesim birlikte hareket ederek anayasa değişikliğinin gerçekleşmemesini istiyor. Son günlerde tırmanan terör olaylarını da bu çabanın ürünü görmek lazım. Terör örgütünün, teyakkuza geçirilmek suretiyle, vurkaç şeklinde taktiksel eylemler düzenlemesini buna bağlamak lazım." dedi.
Türkiye'nin önünde büyük bir demokrasi sınavının olduğunu kaydeden Yazıcı, yıllardır Türkiye'de bütün siyasi partilerin, 1982 Anayasası'nın değiştirilmesini talep ederek iktidara geldiklerini hatırlattı. AK Parti hükümetinin bütün zorluklara rağmen 27 maddelik bir anayasa değişikliğini gerçekleştirdiğini belirten Yazıcı şöyle konuştu: "Demokratikleşme, birey hak ve özgürlükleri anlamında son yıllarda çok büyük kazanımlarımız oldu. İnşallah referandumun da başarıyla geçmesiyle Türkiye hak ettiği seviyeye gelecektir diye düşünüyoruz. Halk bu değişikliği özümsemiş, kavramış, senelerdir bekliyor. Ne yazık ki bu değişikliğin gerçekleşmesini demokratik standartların yükselmesini, birey hak ve özgürlüklerinin artmasını istemeyenler var. Türkiye'nin statik bir yapıda kalmasından, terörün varlığından beslenenler var. Bu iki kesim birlikte hareket ederek anayasa değişikliğinin gerçekleşmemesini istiyor. Son günlerde tırmanan terör olaylarını da bu çabanın ürünü görmek lazım. Terör örgütünün teyakkuza geçirilmek suretiyle, vurkaç şeklinde taktiksel eylemler düzenlemesini buna bağlamak lazım."
Toplumda ilk defa terörün bu acımasız eylemlerine ve OHAL'i uygulama gibi tekliflere karşı tepki koyan bir yaklaşıma ulaşıldığını aktaran Yazıcı, "Bu tepkiler gösteriyor ki, halk ne OHAL'i ne de PKK'nın şiddetle sorunları çözmesi istiyor. Türkiye önceki yıllarda OHAL dönemini yaşadı. OHAL'in terörle mücadeleye getireceği hiçbir faydanın olmadığını gördü. Dolayısıyla OHAL'i ilan isteğinin çok düşünülerek, tartışılarak ifade edilen bir argüman olduğunu düşünmüyorum." diye konuştu. "Hak ve özgürlükleri kısıtlarsanız terör bundan daha çok nemalanır. Biz bir taraftan terörle mücadeleyi vereceğiz, diğer taraftan bireyin hak ve özgürlüklerini koruyacağız." diyen Yazıcı, OHAL'i sürekli gündemde tutmaya çalışanların, proje üretemeyen kesim olduğunu savundu.
Zaman