Temizöz davasında mağdurlar konuştu

Kayseri Jandarma eski Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz'ün de yargılandığı 'faili meçhuller' davasında mağdur olarak dinlenen Şevkiye Aslan, eşi İhsan Aslan'ın, Kamil Atağ ve korucuları tarafından götürüldükten sonra 16 yıldır kendisinden haber alamadığın

Akyol, eşinin eli bağlanarak ve taşlanarak götürüldüğünü belirtti.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 1993-95 yılları arasında 20 kişinin öldürüldüğü faili meçhuller davasına davam edildi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya; tutuklu sanıklar Albay Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak, Hıdır Altuğ, Adem Yakın, Fırat Altun (Abdulhakem Güven) ve Tamer Atak katıldı. Duruşmada, 7 sanık avukatı, Diyarbakır ve Şırnak barolarından bir grup müdahil avukat ve mağdurlar da hazır bulundu.

Duruşmada, mağdur olarak ifade vermek isteyen 1994 yılında ölü bulunan Mardinli işadamı Abdulhamit Düdük'ün oğlu Abdullah Düdük, babasının öldürüldüğü sırada 8 yaşında olduğunu ve bir şey hatırlamadığını söyledi. Şikayetçi olan, davaya katılmak isteyen Abdullah Düdük'ün adı iddianamede yer almadığı için daha sonra dinlenmesi kararlaştırıldı.

İddianamede mağdur olarak görülen maktul Abdulhamit Düdük'ün abisi Nuri Düdük'ün ifade vermesine ise sanık avukatları itiraz etti. Nuri Düdük ise kardeşiyle ortak iş yaptığını, kaybolan dolarda kendi payının da olduğunu vurgulayarak, maddi zarar gördüğü gerekçesiyle dinlenmesini istedi. Mahkeme heyeti, önce Nuri Düdük'ün mağdur olarak dinlenebileceğine karar verdi. Ancak sanık avukatları buna da itiraz etti. Bunun üzerine Nuri Düdük, manevi olarak da mağdur olduğunu ifade ederek, "Ben 16 yıldır acı çekiyorum. Dolarların peşinde değilim. Kardeşimin katillerinin cezalandırılmasını istiyorum." dedi.

Müdahil avukatları da Düdük'ün dinlenmesini talep etti. İddia makamı, Düdük'ün olaydan zarar gördüğüne işaret ederek, mağdur olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, karar vermek için duruşma salonundan çıkarak değerlendirme yaptı. Heyet, maktul Abdulhamit Düdük'ün yasal mirasçıları eşi ve çocukları yaşadığı için ağabeyi Nuri Düdük'ün mağdur olarak dinlenemeyeceğini, ancak daha sonra tanık olarak dinlenmesinin düşünülmesine karar verdi.

'ÇAMUR İÇİNDE OLAN EŞİMİN BAŞINI DİZLERİMİN ÜSTÜNE ALDIM'

Ardından, Aralık 1994 yılında evinin önünde öldürülen Abdurrahman Akyol'un eşi Ayşe Akyol dinlendi. Oto ve kömür alım satım işiyle ilgilenen eşinin öldürülmeden bir yıl önce Şırnak'a giderken, 3 gün boyunca kendisinden haber alınamadığını söyleyen Ayşe Akyol, ardından eşinin Cizre Jandarma Komutanlığı'nda gözaltında bulunduğunu öğrendiğini aktardı.

Eşini görmek için İlçe Jandarma Komutanlığı'na gittiğini dile getiren Akyol, "Orada açık kimliğini ve adresini bilmediğim, Ramazan Hoca adlı uzun boylu kişiye "eşimi bana gösterin" dedim. Önce reddetti. Oradan ayrılmayacağımı anlayınca gidip, silahlanıp geldi. Eşimi bir odaya getirdi. Tirtir titriyordu. Üzerindeki kirli elbiseleri çıkardı. Temiz elbise verdim. Eşim bana "Ben gittim" dedi. Evime döndüm. 3-4 gün sonra eşim geldi. Kendisinin dövüldüğünü ve işkence yapıldığını söyledi."

Eşi öldürülmeden önce evlerinin etrafında silahlı kişilerin dolaştığını anlatan Akyol, şöyle devam etti: "1994 yılında yılbaşına 12 gün kala eşim eve gelirken öldürüldü. Gittiğimde eşim yerde kanlar içinde yatıyordu. Kafasına iki kurşun sıkılmıştı. Çamur içinde olan eşimin başını dizlerimin üstüne aldım. İmdat diye bağırdım ama kimse yardıma gelmedi. Emniyet'e haber verdim. Geleceklerini söylediler. Daha sonra Cemal Yüzbaşı, askerleriyle birlikte geldi. Eşimin cesedini ambulansla hastane morguna kaldırdık. Otopsiden sonra cenazeyi mezarlığa götürdüler. Ben de eve geldim. Kimin, niçin eşimi öldürdüğünü bilmiyorum. İki kez ifadeye çağırıldım. İkincisinde Cemal Yüzbaşı beni odaya alarak, "Eşini kimin öldürdüğünü biliyor musun?" diye sordu. Ben de bilmediğimi söyledim. Ben, yüzbaşıya, "Sen Cizre'yi yakılıp, yıkılmaktan kurtardım" diyorsun. Eşimin katillerini bul" dedim. Eşimin ölümünden sonra evimizin etrafında dolaşan silahlı kişileri artık görmedim."

Mahkeme başkanının, "Ramazan hocayı tanıyor musun" sorusuna mağdur Akyol, "hayır" cevabını verdi. Olaydan iki gün sonra Abdulhakim Güven'in kendisini telefonla arayarak, "Üzgünüm, başın sağ olsun" dediğini belirten Akyol, mahkeme heyetinin "Abdulhakim sanıklar arasında mı?" sorusu üzerine sanıklara dönerek, Abdulhakim Güveni doğru olarak gösterdi. Eşinin kimler tarafından öldürüldüğünü bilmediğini söyleyen Akyol, "Cemal Yüzbaşı ve arkadaşlarından şikayetçiyim ve davaya katılmak istiyorum" sözlerini kaydetti.

Duruşmaya verilen aranın ardından, öldürülen İhsan Aslan'ın eşi Şevkiye Aslan dinlendi. Eşinin 16 yıl önce askeri ve sivil giyimli bir tim tarafından sabah evden alındığını anlatan Aslan, şöyle devam etti: "İhsan tıraş oluyordu. Tıraşı bitmeden gözaltına aldılar. Panzerin yanına kadar götürüldü. Köyden 20'ye yakın kişi de gözaltına alınmıştı. Orada serbest bırakılırken aralarında Kukel, Temel, Ahmet ve Davut Atağ'ın da bulunduğu Kamil'in korucuları eşimin önünü kestiler. Kucağımda 3 aylık bebeğimle eşimi kurtarmaya çalıştım. Ahmet beni engelledi. Gözümün önünde elini bağlı bir şekilde alıp götürdüler. Korucular bu sırada ona taşlarla vuruyordu. Peşlerinden gittim. Kukel Atağ'ın evine götürüldüğünü gördüm. İçeri girmek istemedim, üzerime köpek saldılar. Oraya gelen Kamil Atağ'ın önünü kestim. "Kamil dayı Allah aşkına eşimi bırak" dedim. Kamil bana "Allah var mıdır" deyince oradan ayrıldım. Emniyet'e Kamil Atağ'ın eşimi götürdüğünü bildirdim. Onlar da arayacaklarını söylediler. Eşimin cebinde 3 bin Alman markı vardı. Korktuğum için markları alıp Mersin'e göç ettik. O tarihten sonra eşimden haber alamadım. Hiç olmazsa eşimin kemiklerini istiyorum. Şikayetçiyim ve davaya katılmak istiyorum."
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 109 sayfalık iddianame, sanıkların 765 sayılı TCK'nın "Adam öldürmek", "Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" ve "Adam öldürmeye azmettirmek" suçlarından cezalandırılmaları isteniyor.

Sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atak'ın 7, Tamer Atak'ın 2, Adem Yakın'ın 7, Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kökel Atak'ın ise bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Güncel Haberleri