Tel Aviv'e 24 saat ültimatomu

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ABD aracılığı ile İsrail'e, "24 saat içinde vatandaşlarımız serbest bırakılmazsa, İsrail ile ilişkilerimizi tümüyle gözden geçiririz." mesajı verdi.

Servet Yanatma'nın haberi

Bunun ardından İsrail, yaralılar ve gözaltındaki gönüllüleri cezaevinden havalimanına nakletti. Ancak Ankara, İsrail tarafına tüm gönüllüler uçağa binmeden kafilenin kesinlikle Tel Aviv'den ayrılmayacağını bildirdi.

İsrail, Ankara'nın 'gözaltındaki gönüllüler 24 saat içinde bırakılmazsa, ilişkilerimizi gözden geçiririz' ültimatomunun ardından alıkoyduğu tüm aktivistleri, gönüllüleri serbest bırakma karar aldı. Yaralılar ve diğer gemi yolcuları, sabah saatlerinde cezaevinden Tel Aviv'deki Ben Gurion havalimanına nakledilmeye başlanırken, Türkiye'den altı uçak da gönüllüleri almak için İsrail'e gitti. Türkiye tüm gönüllülerin aynı anda serbest bırakılmasını istediği için yolcular havaalanında beklemeye başladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, tüm gönüllüler uçağa binmeden kafilenin kesinlikle İsrail'den ayrılmayacağını açıkladı. Davutoğlu sağlık sebeplerinden dolayı bu kişilerin seyahat edemeyeceğini belirtirken başlarında bir Türk doktorun kalacağını kaydetti. Davutoğlu, "Hiçbir vatandaşımızı kimsenin merhametine terk etmeyiz" diyerek katliam yapan İsrail yönetimini iğneledi.

İsrail'in alıkoyduğu 300'den fazla gönüllüyü almak üzere dün Türkiye'den Tel Aviv'e bir kafile gitti. Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Halit Çevik, Başbakan Başdanışmanı Nabi Avcı ile milletvekilleri Hüseyin Tanrıverdi ve Zeyid Aslan süreci organize etmek için İsrail'e uçtu. Türkiye'nin sabah saatlerinde gönderdiği 3 ambulans uçak ile 3 Airbus uçak Tel Aviv'in Ben Gurion Havalimanı'na indi. Kudüs ve Tel Aviv'deki yaralılar Kızılay görevlileri ve İsrail'in ilkyardım kuruluşu Magen David Adom aracılığıyla sabah saatlerinde Ben Gurion'a getirildi. Havalimanında yaralılar ve diğer yolcuları taşımak üzere bekleyen uçaklardan biri öğle saatlerinde yolcuları uçağa almayı tamamladı. Ancak Türkiye tarafından tüm kafilenin aynı anda hareket etmesi kararlaştırıldığı için uçak bekletildi.

İsrail önceki gün yardım gönüllülerinin birçoğunun yargılanacağını açıklamıştı. Ancak Türkiye'nin diplomatik baskısı sonucu Tel Aviv yönetimi bundan vazgeçti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da hiçbir vatandaşın yargılanamayacağını ve kağıt imzalamaya zorlanmayacağını bildirdi. Davutoğlu'nun bu açıklamasının ardından da İsrail başsavcısı Yehuda Weinstein, 'eylemcileri İsrail'de tutmanın, ülkenin hayati çıkarlarına iyilikten çok zarar vereceğini belirterek tutukluların serbest bırakılması' emrini verdi. İsrail daha önce 50 kadar aktivisti yargılamayı düşündüğünü duyurmuştu.

Öldü denilen iki gönüllü yaşıyor

İsrail'in, gemi baskınına ilişkin uyguladığı sansür, Türkiye'de endişe içinde bekleyen aileleri mağdur etti. Önceki gün açıklanan 4 kişilik ölü listesinde ismi yer alan iki kişinin yaşadığı tespit edildi. İsrail'in yol açtığı bilgi kirliliğinden yakınan İHH Başkan Vekili Yavuz Dede, Tel Aviv'in açıkladığı liste ile kendi listelerinin birbirini tutmadığını bildirdi. Dün hayatını kaybettiği açıklanan Ali Ekber Yaradılmış ile Muarrem Koçak'ın yaşadığını söyleyen Dede, "Arkadaşımız bugün ailelerini arayarak iyi olduklarını söyledi. Onların evlerinde matem vardı, hatta taziye çadırları bile kurmuştuk. İsrail bunu aileleri ve bizi yıpratmak için bilinçli bir şekilde yapıyor." diye konuştu. Bilgi karmaşası nedeniyle endişe duyduklarını söyleyen Dede, "Yalan yanlış bilgi vermek İsrail'in politikası olmuştur. İnternet sitemiz de çökertilmiştir. Psikolojik dezenformasyon yaşıyoruz. İsrail işkenceyi orada bulunanlara uyguladığı gibi burada ailelere ve İHH'ya da uyguluyor." diye konuştu.
Zaman
 

Güncel Haberleri