İncelenen binalarda inşaat kalitesinin çok düşük olduğu, bu durumun daha tasarım ve projelendirme safhasında bile gözlendiği tespit edildi. Hazırlanan raporda, müteahhit, mühendis ve kontrol görevlilerinin, en temel deprem güvenliği bilgilerinden bile yoksun olduğu belirtildi.
Van Erciş depreminin ardından bölgede inceleme yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi (ODTÜ-DMAM) uzmanlarının çalışması tamamlandı. Hazırlanan raporda çarpıcı tespitlere yer veriliyor. Buna göre bölgedeki binaların tasarımı ve inşasında çok ciddi kalite sorunları söz konusu. 1999 Marmara depreminin ardından hayata geçirilen yapı denetim sistemi ise aksaklıklarla dolu. 'Van Depremi Sismik ve Yapısal Hasara İlişkin Saha Gözlemleri' başlıklı rapora göre, 23 Ekim 2011'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki Van depremi, 1999 Kocaeli (7,4) ve Düzce (7,2) depremleriyle beraber yer ivmesi kayıtları alınmış ülkedeki ilk 3 büyük deprem arasına girdi. İnşaat Mühendisleri Odası'nın da desteğiyle hazırlanan rapordaki bazı tespitler şöyle: Yapısal hasarlar bina kat sayısıyla ilişkili. Van ve Erciş ilçesinde 5-7 katlı betonarme binalar hasar yoğunluğu açısından ağırlığı oluşturuyor.
İncelenen binaların pek çoğunda tasarım ve detay yetersizliği mevcut. Pek çok yapıda kirişlerin düz donatılarının kolonlardan sıyrıldığı tespit edildi. Bunlar arasında birleşim bölgelerinde etriye sıklaştırması yapılmaması, etriye kollarının serbest uçlarının sadece 90 derece bükülerek kabuk betonu içerisinde bırakılması gibi hususlar, yıllardır gözlemlenen ancak uygulamada değiştirilemeyen hususlar. Yapılardaki tasarım ve imalat kalitesizliği, yapı denetim mekanizmasının işleyişindeki aksaklıklar, deprem tarafından bir kez daha ortaya çıkarılan önemli unsurlar. Kırsal yığma yapılarla ilgili gerçekleştirilen çalışmalarda malzeme dayanımının yetersizliği ve bu tip yapılarda basit yapım kurallarının dahi göz ardı edilmesinin, hasarın önemli boyutlara ulaşmasında büyük etken oluşturduğu ifade ediliyor.
YOLLAR VE SU ŞEBEKELERİNDE HASAR YOK
Ulaşım sistemleri, su ve tarihî yapılarda yapılan incelemelerde ise özellikle bazı köprülerin ve tarihi yapıların deprem etkisi altında zorlandıkları gözlendi. Ancak karayolu ulaşımında veya su dağıtım şebekelerinde herhangi bir aksama gözlenmedi. Sonuçların, geçmişte yapılan hataların devam ettiğini gösterdiği belirtilen raporda, 'Türkiye'de depreme dayanıklı yapı tasarımı ve imalatından sorumlu mühendis, müteahhit ve kontrol teşkilatlarının deprem gerçeği ve deprem mühendisliği konusunda çok temel bilgi eksikliklerinin bulunduğu' öne sürüldü. Raporda, "Pek çok can ve mal kaybına neden olan Van depreminin ülkede deprem afetini azaltıcı mekanizmalardaki bilinç, eğitim ve yeterlilik seviyesinin istenilen düzeye gelmediğini, acı bir şekilde kamuoyunun gündemine taşıdı." denildi.
Araştırma çerçevesinde yapısal hasar incelemeleri, konut ve işyeri olarak kullanılan betonarme binalar, kırsal yığma yapılar, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüs binaları ve Araştırma Hastanesi Kompleksi, Van Asayiş Kolordu Komutanlığı, okul, hastane ve bazı kamu kuruluşlarına ait yapılar olmak üzere toplam 345 binada gerçekleştirildi. Yapısal hasar olarak bölgedeki tarihî eserler, su yapıları ve karayolu köprüleri de incelendi. Raporun hazırlanması sürecinde, 9 Kasım 2011 tarihinde meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki Edremit merkezli depreme ilişkin rapor ise ayrıca hazırlanacak.
Zaman