Mersin Emniyet Müdürlüğü personeli, zaman zaman izinsiz gösterilerin yaşandığı kentte, en büyük yatırımı çocuklara yapıyor. Toplumun huzur ve güvenlik içinde yaşaması için görev yapan Mersin polisi, hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle halkla bütünleşmeye ve diyaloğunu artırmaya çalışıyor.
Özellikle son 2 yılda sosyal projelere ağırlık veren güvenlik güçleri, kente Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan göç eden ailelerin yaşadığı ve izinsiz gösterilerin yaşandığı mahallelerdeki çocuklara yönelik sosyal aktiviteler gerçekleştiriyor.
Lunapark, deniz, carting, alışveriş merkezi, tekne turu, piknik gezileri düzenleyen polisler, ilk kez bowling ile tanıştırdıkları çocuklara polis merkezleri ile polislerin gösterilerde kullandığı Akrep ve TOMO gibi zırhlı araçları da tanıtıyor.
Emniyet Müdürlüğündeki MOBESE kameralarının bağlı bulunduğu birimde bilgisayar üzerinden çocuklara kent turu yaptıran polisler, balon dağıttıkları çocuklarla birlikte trafik kurallarına dikkati çekmek amacıyla trafik denetimi gerçekleştiriyor.
Hayatlarında ilk kez bu tür organizasyonlara katılan çocukların ise etkinliklere yoğun ilgi gösterdiği gözleniyor.
Etkinliklere katılan ve genellikle ''ağabey'', ''abla'' ve ''amca'' diye seslendikleri polislerle el ele dolaşan çocuklar, kendileri için çabalayan güvenlik güçlerine sevgilerini sarılarak, öperek gösteriyor.
-Okula kazandırdıkları çocukların velileri oluyorlar-
Okula gönderilmeyen çocukları eğitime kazandıran, giysiye ihtiyaç duyan çocuklara kıyafet alan ve çocuklarla bir ebeveyn kadar ilgilenen polisler, eğitime kazandırdıkları çocukların okullardaki kayıtlarında da ''velileri'' oluyorlar.
Özellikle merkez Akdeniz ilçesinde yoğun göç alan mahallelerdeki çocuklar, kendilerine yakın ilgi gösteren polislere duygularını, mektuplar yazarak gösteriyorlar. Çocukların kaleme aldıkları mektuplardaki satırlar ise, okuyanları duygulandırıyor.
Yazdıkları mektuplar için defter sayfalarından zarflar yapan çocuklar, bunları boncuklarla ve çizdikleri resimlerle süslüyor.
-Minik yüreklerden duygusal satırlar-
Mektuplarında ''Sizi çok seviyorum'', ''Allah sizi başımızdan eksik etmesin'' ve ''Allah sizi hiç üzmesin'' gibi sözcüklerle polislere hitap eden çocuklardan bazılarının, mektuplarında ilk kez bindikleri asansörü ''kendi kendine hareket eden asansör'', denizi ise ''içinden çıkmak istemediğim güzellik'' diye tanımlamaları dikkati çekiyor.
Kendisiyle ilgilenen polis memuruna mektup yazan ''Habibe'' adlı küçük kız çocuğu, duygularını şöyle anlatıyor:
''Öncelikle Cumartesi günü çok eğlendik. Galiba dünyada ilk defa bu kadar eğlendik. Bu eğlencemiz sizin sayenizde. Size ve ailenize çok ama çok teşekkür ederim. Mutluluk heyecanı yaşadım. Aslında en çok buz pateni ve denizde eğlendik. Ama sahil kenarı da çok eğlenceliydi, Polis Evi de... İlk defa gördüğüm, bindiğim şeyler oldu. Mesela buz pateni ve kendi kendine hareket eden asansör. Çok ama çok eğlendik. Size çok teşekkür ederim.''
Mektubunda polise ''Sizi babam kadar seviyorum'' diyen Aynur ismindeki başka bir çocuk ise, ''Biliyor musunuz, ilk defa denize gittim. Deniz, içinden çıkmak istemediğim bir güzellikti. Hele denizden sonra dondurma yemek de daha güzeldi. Sizi seven Aynur'' diye duygularını anlattı.
İsmini yazmayan bir çocuk, Emniyet Müdür Yardımcısı Anadolu Atayün için ''Sevgili Müdürüm'' diye başladığı mektubunda ''Anadolu müdürüm ben seni çok çok seviyorum. Sen beni çok mutlu ettin. Allah her zaman senin yanında olsun ve seni ailenden ayırmasın. Beraber gezdiğimiz için size çok teşekkür ederim. Bizi ilk önce Polisevi'ne sonra, denize ve buz patenine götürdün. En sevdiğim denizdi. Müdürüm, Allah'a emanet ol'' ifadelerini kullandı.
haber7