Tarım Sigorta Havuzu (TARSİM) tarafından 2011 yılı sonu itibarıyla düzenlenen poliçe sayısı bir önceki yıla göre yüzde 58 artışla 371 bin 116 adetten 587 bin 716'ya ulaştı.
Geçen yılın Aralık sonu itibarıyla 6 milyar 986 milyon 308 bin 699 lira değerinde tarımsal ürün sigortalanırken, 9 milyon 203 bin 237 dekar alan sigorta kapsamına alındı.
2011'de sigortalı büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 92 oranında artarak, 188 bin 437'den 361 bin 259'a çıkarken, küçükbaş hayvanların da sigorta kapsamına alınmasına başlanmasıyla 68 bin 565 adet küçükbaş hayvan sigorta kapsamına dahil edildi.
Aynı dönemde sigortalı üretici ya da işletme sayısı da yüzde 58 artışla 162 bin 210'u buldu. 2010'da sigortalı üretici sayısı 102 bin 682 kişiydi.
-2011'de çiftçiye 210 milyon lira ödendi-
Öte yandan toplam prim bedeli de 440 milyon 879 bin 23 lirayı bulurken, bunun 239 milyon 177 bin 43 lirasını devlet, 201 milyon 701 bin 980 lirasını da üretici ödedi.
175 bin 2 adet hasar ihbar dosyasını sonuçlandıran TARSİM, 2011 yılı sonu itibarıyla çiftçiye 209 milyon 818 bin 687 lira tutarında hasar ödemesi yaptı.
-''TARSİM çiftçi tarafından benimsendi''-
TARSİM Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kadak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de tarım sigortası konusunda çiftçinin giderek bilinçlendiğini, bilmediği için sigorta yaptırmayan çiftçiler bulunduğunu, ancak son dönemde bilinçli şekilde sigorta yaptıran çiftçi sayısının arttığını söyledi.
Bu konuda kendilerine geri dönüşlerin de olumlu olduğunu anlatan Kadak, birçok vatandaşın tarım sigortasından çok fayda gördüğünü ve bundan sonra sigorta yaptırmaya devam edeceklerini belirttiğini kaydetti.
TARSİM'in çiftçi tarafından benimsendiğini ifade eden Kadak, şöyle devam etti:
''Burada ciddi anlamada devletin desteği var, bu tamamen sosyal devlet anlayışıyla kurulmuş bir sosyal devlet projesi. Kurulan Tarım Sigortası Havuzu yapısının bir ticari amacı yok, tamamen çiftçilerimize, üreticilerimize destek olmak amacıyla kurulmuş bir yapı ve arkasında da kamu havuzu olması nedeniyle devlet desteği ve garantisi var. Kısaca sıradan bir sigorta şirketi, ticari şirket değiliz. TARSİM'in kuruluşundan bu yana 5,5 yıl geçti ve bu sürede önemli mesafeler katettik. Daha önce de tarım sigortası yapılıyordu, ama sadece dolu riskine karşı bitkisel ürünlerde bir dolu sigortası yapılıyordu. Bu 2005 yılına kadar sigorta şirketleri aracılığıyla uygulana gelen bir yapıydı, ama hiç bir zaman yüzde 1 seviyesine ulaşamadı. Bugün yeni havuz sistemine bakıyoruz, kimi branşlarda yüzde 3, kiminde yüzde 5, yüzde 10 seviyesine çıktığımız görülüyor.''
Çitçiye 2010 yılında yapılan toplam hasar ödemesinin 113,8 milyon lira olduğuna işaret eden Kadak, 2011 sonunda ödenen hasar miktarının 209,8 milyon lira olduğunu, henüz ikmal edilmemiş yaklaşık 49,5 milyon liralık kısmın beklediğini, bunların da kesinleşmesi durumunda 2011'de ödenecek rakamın 259,3 milyon olarak olacağını bildirdi.
Hemen hemen Türkiye'nin her ilinde farklı branşlarda sigorta yapıldığını belirten Kadak, ancak daha çok sigorta yaptıran bölgeler arasında Trakya, Ege ve Akdeniz bölgelerinin ağırlık kazandığını söyledi.
Özellikle meyvecilikle uğraşan illerde daha fazla sigorta yapıldığına dikkati çeken Kadak, ''Meyveciler hem dona, hem doluya karşı hassas. Çünkü meyvelere dolu ve don oldukça zarar veriyor. Biz 2011 yılı başından itibaren don sigortası kapsamına meyvelerde çiçek dönemini de aldık. Bu dönem meyveler açısından çok önemli, çok yüksek risk barındırıyor'' dedi.
2011 yılının Mayıs ayında ilk defa sigorta kapsamına küçükbaş hayvancılığın da alındığını belirten Kadak, devletin ciddi anlamda büyükbaş hayvancılığa desteği olduğunu, bu nedenle hayvancılık sigorta rakamının da daha yukarıya çıkacağını ümit ettiklerini sözlerine ekledi.
-Tarım sigortasının kapsamında neler var?-
Tarım sigortasının kapsamında bitkisel ürünlerde, dolu, fırtına, yangın, heyelan ve deprem ile sel ve su baskınları, açık alanda yetiştirilen tüm meyvelerde don riski, seralarda; dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel, su baskını ve taşıt çarpması ile kar ve dolu ağırlığı, süt hayvanı sığırlarının ölüm riski, bio-güvenlik ve hijyen tedbirleri alınmış, kapalı kümeslerde yetiştirilen kümes hayvanlarında ölüm riski, hem denizlerde ve hem iç sularda yetiştirilen su ürünlerine (her türlü hastalık, zehirlenme, kaza ve bazı doğal afetler) ölüm riski sigortası yer alıyor.
Bunlara ek olarak bu yıl ilk defa süt sığırlarının yanı sıra damızlık erkek ve dişi mandalar ile ve açıkta yetiştirilen tüm meyvelerde çiçeklenme dönemi de sigorta kapsamına alındı.
Zaman