Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Metin Mutanoğlu, "Suriye'nin yanında Türkiye değil de başka bir ülkenin sınırı olsaydı, mülteciler daha büyük sıkıntılar yaşayacaktı." dedi.
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörlüğü, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ve Dış İlişkiler Koordinatörlüğünce düzenlenen "Ülkemiz ve Bölgemiz Perspektifinden Mülteciler: Sosyal, Kültürel, Ekonomik ve Akademik Boyutu" konulu panelin öğleden sonraki oturumunda konuşan Mutanoğlu, daha önce savaş bölgelerinde bulunduğunu ve savaşların korkunç olduğunu söyledi.
Mutanoğlu, savaşın özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için yıkıcı bir tarafının olduğuna dikkati çekerek, "En basit tarafıyla baktığınız da normal hayat düzeniniz bozuluyor. İnsanların çadırlarda yaşadığı, başkasının eline baktığı, kendi ülkenizde belki çok önemli biriyken sığındığınız ülkede sizi hiç kimsenin tanımadığı bir pozisyona düşüyorsunuz ve orada hayatta kalmanız gerekiyor. Yeni bir hayat kurmanız gerekiyor. Hayata sıfırdan başlamanız gerekiyor. Suriye'nin yanında Türkiye değil de başka bir ülkenin sınırı olsaydı, mülteciler daha büyük sıkıntılar yaşayacaktı." diye konuştu.
Türkiye'nin Suriyeliler için güvenli bir liman olduğunu ifade eden Mutanoğlu, Türk halkının gösterdiği misafirperverliğin kısmen de olsa Suriyelilere bulundukları zor durumu unutturma imkanı sunduğunu vurguladı.
Mutanoğlu, Türkiye'de yaklaşık 3 milyon Suriyelinin bulunduğunu hatırlatarak, "Türkiye son 4-5 yıldır birçok ülkeden daha fazla nüfusu barındırıyor. 3 milyondan az nüfuslu olan onlarca ülke var. Neredeyse bütün illerimizde ve ilçelerimizde Suriyelilere rastlamak mümkün. Adli vakalara baktığımızda bunların ciddi anlamda suça karışmadıklarını görüyoruz. Mağdur bir şekilde gelmişler ve bu mağduriyetlerini taşkınlığa dönüştürmeden sessiz sakin bir yaşam sürüyorlar. Bir gün ülkelerine geri dönmenin ümidini taşıyorlar." diye konuştu.
Mutanoğlu, 2008'de Ürdün'de Filistinlilerin olduğu Gazze Kampı'na gittiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Kampta yaşlı amca ile konuşmuştuk. 1948'de kampa gelmişler. 'Biz bu kampa geldiğimizde 14 dinara bir de 24 dinara yaptırılacak ev vardı. Birkaç ay sonra geri döneceğimizi söyledikleri için çoğumuz 14 dinar olan daha küçük evlerden yaptırdık. O evlerde 60 sene yaşayacağımızı bilseydik o zaman 24 dinarlık evlerden yaptırırdık' dedi. İnsanlar için vatan meselesi ve algısı her birimiz için çok önemli. Suriyeli insanlar vatanlarından uzaklar. Belki de orada küçük bir toprak parçasını bırakıp geliyor. Onlara dünyanın en güzel imkanlarını da sunsanız vatanını isteyeceklerdir. Dolayısıyla böyle bir psikoloji ve sosyolojiyle karşı karşıyayız. Bu psikoloji ve sosyolojiyi Türk halkının engin gönlünde erittiğini düşünüyorum. Biz, bunun haberlerini de yapıyoruz. Birçok yerde insanlar evinin veya tarlasının bir kısmını Suriyelilere vermiş. Bu bizim için gerçekten gurur vesilesi. Bu ülkenin bir çocuğu olmaktan gurur duyuyorum. "
Mutanoğlu, Anadolu Ajansı olarak Suriyeli mülteciler konusuna öncelik verdiklerini vurguladı ve Türkiye'nin Kürt sorununun yanı sıra ikinci önemli sorununun Suriyeliler olduğunu kaydetti.
Suriye'nin kuzey bölgelerinde diğer dünya ajanslara göre daha geniş bir ağa sahip olduklarını belirten Mutanoğlu, o nedenle arkadaşlarına "Siz sormazsanız kimse sormaz, siz görmezseniz kimse görmez" dediklerini ve Anadolu Ajansı muhabirlerinin o bölgeye bu şiarla gittiklerini aktardı. Mutanoğlu, Anadolu Ajansı'nın Suriye'de 2 şehit verdiğini de anımsattı.
Mutanoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kamplarda Suriyelilere uluslararası toplumun da takdir ettiği bir hizmet sunduğuna değinerek, ne kadar iyi hizmet sunulursa sunulsun, bir çadırın içerisinde yıllarca hayat sürmenin sıkıntılı olduğunu söyledi. Mutanoğlu, kamplar dışında Türkiye'nin değişik yerlerinde yaşayan Suriyelilerin gittikçe toplumla entegre olmaya başladığını bildirdi.
Muhabirlerine zaman zaman bunlarla ilgili haberler yaptırdıklarını anlatan Mutanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Arkadaşlarımız Suriyelilerin ilginç yaşam hikayelerini haber yapıyor. Örneğin amatör spor kulüplerinde yetişen Suriyeli çocuklar var. Bu da yavaş yavaş toplumla kaynaşmaya başladıklarını gösteriyor. Şunu unutmayalım, bu insanlar dönecekler. İnşallah bu insanların yüzde 20-25'lik kısmı dönmez. Bunlar ülkemizin gelecekte zenginliğini oluşturacak. Bizim Arap dünyasına açılacak kapımız olacaklar. Evliliklerle kurulan akrabalıklarla Suriye ile doğal bir entegrasyon sağlayacağız. Aslında sınırları doğal olarak kaldıran bir süreç yaşıyoruz."
Suriye medyasının geleceğini de hesaba katarak Anadolu Ajansında çok sayıda Suriyeliyi istihdam ettirdiklerini belirten Mutanoğlu, yetişmiş bu kişilerin geleceğin Suriye'sinde yapacağı etkinin önemine işaret etti.
aa