Suriye verdiği sözleri tutmadı

Suriye'yle ilişkilerin sertleştirilmesi konusunda "Eğer ortada bir politika değişikliği varsa bu Türkiye'nin değil Suriye'nin politika değişikliğidir" diyen Erdoğan, Suriye'nin Türkiye'ye, Arap Ligi'ne ve dünyaya verdiği sözleri tutmadığını söyledi.

Bizim Türkiye olarak, hiçbir ülkenin topraklarında, siyasetinde, idari sisteminde asla ve asla gözümüz yok" vurgusu yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Eğer ortada bir politika değişikliği varsa bu Türkiye'nin değil Suriye'nin politika değişikliğidir. Suriye ne Türkiye'ye, ne Arap Ligi'ne, ne dünyaya verdiği sözleri tutmamıştır" dedi. Erdoğan, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı'nda şunları söyledi:

ÇABAMIZ İNSANİ
Afganistan'daki çabalarımız tamamen insani kaygıların neticesidir. Somali'ye olan duyarlılığımız tamamen insani kaygıların ürünüdür. Kuzey Afrika'ya, Ortadoğu'ya olan yakın ilgimiz tamamen insani nedenlerdendir. Biz; Bağdat, Kudüs, Gazze, Bingazi, Trablus, Sirte derken birileri gibi petrol kuyularını görmüyor, tam tersine orada akan kanı, göz yaşını görüyor ve işte o nedenle sesimizi yükseltiyoruz.
Bizim Suriye'deki olaylar karşısındaki tavrımızı da altını çizerek söylüyorum, sadece insani kaygılardır. Yüz yıllar boyunca beraber yaşamış, birbirini kardeş olarak bilmiş, tanımış, halklar olarak kaynaşmışız. Suriye halkının, zulüm ve baskı altında inlemesine biz göz yumamayız, sırtımızı çeviremeyiz.
9 yıl içinde Suriye ile çok iyi ilişkiler tesis ettik. Aile hukuku oluştu. Bizzat devlet ve hükümet başkanları, bakanlar düzeyinde çok önemli projelerin altına imza attık. Suriye halkını ne kadar kardeş bildiysek, Suriye yönetimini o kadar kardeş bildik. 9 yıl boyunca Suriye yönetimine reformlar konusunda; demokrasi, insan hakları konusunda her türlü eleştirimizi de kardeşane yaptık. Her türlü önerimizi iletmekten kaçınmadık.
Biz, 9 yıl boyunca bir yandan dünya kamuoyuna Suriye'nin tecrit edilmemesini, Surriye'nin kazanılması gerektiğini ifade ederken; eş zamanlı olarak Suriye'den reformların sözünü aldık. Bu 9 yıllık süreçte Türkiye- Suriye dostluğu, Türkiye'den daha ziyade Suriye'ye, Suriye halkına kazandırdı.
Ne yazık ki Suriye yönetimi reformları yapmakta, verdiği sözleri tutmakta isteksiz ve samimiyetsiz davrandı. Bunun da ötesinde Suriye'den yükselen muhalefet, insanlık dışı yöntemlerle ve kan akıtılarak bastırılmak istendi. Eğer ortada bir politika değişikliği varsa bu Türkiye'nin değil Suriye'nin politika değişikliğidir. Suriye ne Türkiye'ye, ne Arap Ligi'ne, ne dünyaya verdiği sözleri tutmamıştır. Söz vermiş ama gereğini yerine getirmemiştir. Samimi, güvenilir davranmamıştır.
Biz bölgesel barış ve istikrar adına Suriye'nin bir an önce iç barışa kavuşmasını arzu eden bir ülkeyiz. Bütün çabalarımız, bütün çağrılarımız Suriye'nin ve Suriye halkının huzuru ve refahı içindir. Suriye ne kadar huzurlu olursa Türkiye de, bölgenin diğer ülkeleri de o kadar istikrar ve güven içinde olur. İnsanların refahı adına, huzuru adına, en önemlisi de insanlık adına biz hakkı, hukuku savunmaya devam edeceğiz.

Time esprisi
Toplantıda Başbakan Erdoğan'ı kapağına taşıyan TIME dergisi sinevizyonda gösterildi. Bunun üzerine Erdoğan, "Herhalde bu fotoğrafı arayıp bulmak için çok eziyet çektiler" diye espri yaptı. SABAH, Erdoğan'ın esprisine konu olan fotoğrafın hikayesine ulaştı. Başbakanlık kaynakları fotoğrafın, Time adına fotoğraf sanatçısı Merco Grob tarafından Erdoğan'ın 2009'da BM Genel Kurulu'na katılmak için gittiği New York'ta, Time'da kullanılmak üzere çekildi.

'Bu inşaatları öğrencileriniz yaptı zaten'
Van'da bir deprem yaşadık. Ortada felaket tellalları çok. Belediye başkanlığından gelen bir başbakan olarak konuşuyorum. Bu evleri yıkalım dediğimizde vatandaş buna hiç olumlu yaklaşmadığı gibi maalesef bu ülkenin yargısı da onları haklı çıkarmış, bizi ise haksız duruma düşürmüştür. Şimdi kimse yargıya bilet kesiyor mu veya kesebilecek bir güç var mı? Yok. Yumuşak zeminde, zemin etütleri yapılmadan yapılan konutlar var. Van Gölü'nün kenarına manzarası güzel diye 100'üncü Yıl Üniversitesi inşa edilmiş. Benim dönemimde yapılmış değil, şu anda 13 fakülte binası hasarlı. Halbuki yamaca doğru yönelse, sert zemin. İlla Van Gölü'nü seyredeceksen oradan seyredersin. Bazı hocalar televizyonda konuşuyor. Bunları mühendisler, şunlar, bunlar, herkesin beraber denetlemesi lazım. Yahu kimler denetliyor zaten? Çoğunda mühendisi, mimarı bunların hepsi sizin tezgahından geçti, hepsi sizin öğrencileriniz, onlar yaptı bu inşaatları. Sadece Van'da değil Türkiye genelinde, "Bir musibet bin nasihatten evladır" düşüncesinden hareketle gelin bu adımı atalım.

İhlas

Dünya Haberleri