Süleyman Kurt'un haberi:
Suriye, ülkesinde Türk vatandaşlarına ait bir milyon dönüm arazinin olduğunu kabul ediyor. Aileler, ellerinde Osmanlı tapuları ile sonucu bekliyor.
Sınırın ötesindeki topraklarını 44 yıldır işleyemiyorlar. Ellerinde Osmanlı tapu senedi ve Suriye makamlarından değişik zamanlarda aldıkları belgeler var. Son dönemde Türkiye ile Suriye arasındaki sıcak ilişkiler, Suriye'de gayrimenkul sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 3 bin 800 aile mensubunu umutlandırdı. Türklerin, Suriye'nin dört bir yanına dağılmış arazilerinin toplamı 3 milyon dönüm ile ifade ediliyor.
Hataylı Özden Celal Erbayır, Suriye'de arazisi olan bu ailelerden birinin mensubu. Elinde de tapular var. Erbayırlara ait arazi, Hatay'ın Altönözü ilçesine bağlı Yiğityolu köyünün hemen ilerisinde. Sınırın öte yanındaki arazi 4 bin dönüm. Üzerinde 22 bin zeytin ağacı bulunuyor. Erbayır, "Pasavanla (sınır komşuları için özel geçiş belgesi) sınırı kolayca geçip zeytinleri topluyor, araziyi işliyorduk. Ta ki 1966'ya kadar..." diyor.
Aslında her şey 1958 yılında Suriye'nin çıkardığı "Toprak Reformu Kanunu" ile başlıyor. Önce 22 ailenin arazisi kamulaştırılıyor. İzleyen yıllarda mağduriyet giderek artıyor. Erbayır, "1996'da bir gece asker sınırda bize artık gelmeyin dedi. O günden bu yana toprağımızı kullanamıyoruz. Suriye'deki bankalarda da 4 milyon dolar paramız var." diye anlatıyor hikâyesini.
Erbayırların arazisi her yıl yenilenmek üzere bir sözleşme ile Suriye yönetimi tarafından, bu ülke vatandaşlarına kiralanıyor ama "Sahipleri gelince çıkacaksınız" şartı ile. Yani Suriye de kabul ediyor arazilerin Türklere ait olduğunu. Ancak hikâye 44 yıldır aynı biçimde devam ediyor. Suriye, 1985 yılında Erbayır'a, talebi üzerine gönderdiği bir yazıyla "Türk mal sahibi adına, zamanında, araziyi işleyen çiftçiler şimdi de evvelki gibi araziyi işlemektedir. Cisr-uş Suğur bölgesi El-masrif-iz Zirai Banka Müdürlüğü yazısı ekinde belirtilen miktarlar bankaya Hikmet Celal Erbayır adına yatırılmıştır." diyor. 2007 yılında da aynı cevabı tekrarlıyor, yani 'paran bende ama...' diyerek miktarı resmi yazıda belirtilmiyor.
Osmanlı belgeleri sorunu çözer
Sertaç Menziloğlu'nun ailesinin arazileri ise, Suriye'nin Kamışlı bölgesinde. Toplam 10 bin dönüm olarak hesaplanıyor. Menziloğlu, Osmanlı tapu belgelerini gösteriyor ve iki ülke arasında oluşturulan 'Emlak Komisyonu'nun kendisi gibi elinde tapuları bulunanların arazilerini zaman geçirmeden sahiplerine vermesini istiyor. Menziloğlu, "Bakanlıktan bize gelen cevaplarda kısa sürede çözüm beklemeyin deniyor ama bizim elimizde Osmanlı belgeleri var. Hemen somut adım atılabilir." diyor. Oktay Abbasoğlu'nun mensubu olduğu ailenin ise Lazkiye'de, duyanları hayrete düşüren büyüklükte arazileri var. 46 köyün arazisi bu aileye ait. Abbasoğlu, elinde bulunan Osmanlı tapularını da buna kanıt olarak gösteriyor.
Erbayırlar, Abbasoğulları, Menzinoğulları gibi tam 3 bin 800 aile var. Bir de ellerinde belge olmayan ama dedelerinden ve onların büyüklerinden "Suriye'de topraklarımız kaldı" sözleriyle yıllarını geçiren başka aileler...
Her şey 1958'de çıkarılan bir kanun ile başlamıştı. 1963 yılında uygulamaya konulan yasa çerçevesinde Suriye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ve diğer yabancıların ülkedeki 300 hektarı aşan taşınmazlarını bedel ödemeksizin kamulaştırır. Bu yolla, 1962 yılına kadar Türklere ait 467 bin dönem arazi kullanılamaz hale gelir.
Aslında Suriye, ülkesinde Türklere ait bir milyon 24 bin dönüm arazi bulunduğunu kabul ediyor. Ancak sorun da yıllardır çözülemiyor. Türk vatandaşlarının iddiası ise toplam arazilerin 3 milyon dönüm olduğu yönünde. Suriye'de malların değerleri 150 milyar TL olarak hesaplanıyor. Aynı şekilde Suriye vatandaşlarının da çoğunluğu Hatay'da olmak üzere İstanbul, Ankara'da dahil birçok yerde ciddi büyüklükte gayrimenkulü bulunuyor. Suriyelilerin Türkiye'deki mallarının değeri için ise 20 milyar TL rakamı telaffuz ediliyor.
Facebook dahil her türlü imkÂnı kullanıyorlar
Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkilerde son yıllarda beklenenin ötesinde yaşanan olumlu gelişmeler, arazi mağdurlarını yeniden umutlandırdı. Bu kez sonuca çok yakınlar. Zira, 1983'te de ümitlenmişlerdi. O yıl, Türkiye ile Suriye arasında imzalanan anlaşma tam sorunu çözüyor derken mutlu son ertelenmişti. Suriye'de arazileri bulunan aileler örgütlendi, bir dernek kurdu ve gelişmeleri an be an izliyor. Sosyal paylaşım sitesi Facebook'tan da kolayca haberleşiyor. Talep ve beklentiler, "Başbakanımız bu sorunu çözebilir" cümlesinde özetleniyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed'in Türkiye ziyaretlerinde de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye ziyaretlerinde de bu konu hep gündeme geliyor. İki ülke arasında oluşturulan Emlak Komisyonu üç aşamalı bir plan üzerinde çalışıyor.
Zaman