Fatih Karakaya'nın yazısı
Batılı ülkelerde bu bir hastalıktır. Kendi yaptıklarını görmezler. Sadece Yahudi soykırımda hatalarını kabul ederler. Ama iş kendi sömürgelerine gelince tarih kitaplarına utanmadan “sömürgenin faydalarını” soktular.
Osmanlı’nın feth ettiğ topraklara bir bakın. Hiç birinde Osmanlıca zorunlu dil olarak dayatılmamış. Hiç kimse zorla din değiştirmemiş. Ama bir de Fransa’nın sömürdüğü topraklara bakın. Bir tanesinde bile Fransızca konuşulmuyor diyemezsiniz. Adamlar hem dillerini dayatmışlar hem de sistemlerini.
Fransa 1990 yılında kendi topraklarında yaşanan, kendi sorunu olan, kendi devleti tarafından yapılan Yahudi soykırımını tanımış ve bunu kabul etmeyenleri cezalandırmıştı. 2001 yılında ise kendini hiç ilgilendirmediği halde Ermeni meselesini kabul etmiştir.
2006 yılında ise bu meseleyi kabul etmeyenleri hapis ve para cezası ile cezalandırmak istemişti. 2006 yani 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce! O dönemde yine Türkiye karşı çıkmış arka planda görüşmeler olmuştu. Türkiye’de Fransa’yı boykot çağrıları yapılmıştı.
Sonuçta o dönemde herhalde gerek görmediler yasa rafa kaldırıldı. Sağ hükümet karşı çıktı. O dönemde yasa teklifi verenler yine Sosyalistlerdi. Şimdi durum biraz farklı. Sarkozy çok kötü durumda. Sağda artık herkes 2017’de ki seçimlerde kim aday olacak onu konuşuyor. Sarkozy son çırpınışlarını deniyor.
Ancak şunu unutmamak gerek. Bu meseleyi ilk kaşıyan Sosyalistlerin adayı Hollande oldu. Daha aday adayı iken Ermenilere söz verdi. Bu durumda Sarkozy’nın yapacağı bir şey yok. Kendini mecbur hissetti. Aslında o da biliyor, Fransa’nın Türkiye ile arasının açılmasının nelere mal olacağını. Ama artık geri adım atamayacağını da biliyor. 2006’nın aksine bu sefer Hükümet bu yasayı destekliyor. Hatta başbakan bizzat kendi savundu yasayı.
Dolaysıyla bu yasanın geçmemesi için çok büyük mücize gerek. Türkiye hangi kozları oynayacak bilemeyiz. Ama her seçim öncesi bir şantaj olarak kullanılamsı artık bıkkınlık veriyor. Her seferinde bize şu pastadan pay vermezsen bak bu yasayı çıkartırız mı diyorlar? Yoksa Libya’da yaşadıkları hüsranın acısını mı alıyorlar? İran’a, Süriye’ye karşı bir koz mu? Bilemiyorum ama bu saatten sonra bunu sadece seçim amaçlı düşünmek saflık olur bence.
Diğer bir yandan 2006’ya göre Türk dernekleri bu sefer daha aktif. Birçok şehirde tüm dernekler ortak hareket etme kararı aldı. Otobüslerle Paris’e gidecekler. Belki bu sefer bir sonuç vermeyecek. Ama yeniden o eski günlerde ki gibi direnme, itiraz etme, kabul etmeme ruhu yeniden dirilecek.
Bundan sonraki etap artık parti içinde daha etkin olmak. Hangisi olursa olsun, partilere üye olmak, yönetime girmek gerekiyor. Bunun başka bir yolu yok. Artık bundan sonra bayramlarda camilere geldiklerinde susmamalıyız, ikiyüzlülüklerini çarpmalıyız süratlarıne. Her fırsatta dile getirmeliyiz yapılan haksızlıklarına karşı.
Demeliyiz beyfendilere size ne oluyor, sizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Siz o kızılderilileri yok eden Avrupa’lılara karşı yasa çıkardınız mı? Milyonlarca insanı katleden Ruslara, Çinlilere karşı ne yaptınız? Kendiniz Cezayir’de, Rwanda’da, Irak’ta, Afganistan’da ve daha nice topraklarda milyonlarca insanın kanını akıtmadınız mı?
Peki şimdi size ne oluyor? Neden boyunuzu aşan işlere karışıyorsunuz? Sanki bu yasayı çıkartmakla elinize ne geçecek? İki toplum arası düzelecek mi sanki? Türkiye Cumhuriyeti “Fransa kabul etti artık biz de kabul edelim mi” diyecek?
Politikacılar küçük düşünür. Günü birlik gelecek oy potansiyeline bakar. Rüzgâr nereye eserse o yöne döner. Ama devlet adamları bir ülkenin geleceğini 3-5 oya heba etmez.
Maalesef durum şu anda Fransa basit bir iktidar ve muhalefet ile yönetildiğini göstermekte.
Boykot meselesine gelince. Her zaman boykotun en etkin silahlardan biri olduğunu düşündüm. O kadar etkin ki İsrail boykota karşı yasa çıkartmak zorunda kaldı. Fransa’da birçok aktivist mahkemeye verildi ama şükür ki serbest kaldılar.
Ancak Türkiye’dekiler Avrupa’da ki aktivistlerin %10’u kadar İsaril ürünlerini boykot etseydi durum böyle olmazdı. Hala ülkemizde en çok tüketilen içecek Coca Cola, en çok gidilen yer Mc Donalds. Bunun gibi birçok örnek var.
Peki, bu kadar gaddar, bu kadar zalim olan İsrail’e karşı boykot yap(a)mayan Müslümanlar Fransızlara karşı mı yapacak? Hangisi Artık Renault, Peugeot kullanmayı bırakacak? Total benzinliklerine uğramayacak? Bir iki gün sonra yine günlük işlerimize döneceğiz ve hayat dizilerde devam edecek!
Yine de kesinlikle boykot edilmesi gereken şirketler var. Onları burada sıralamak hukuki anlamda sorun olabilir. Bu nedenle Internet’ten araştırma yaparak Fransız şirketlerini öğrenebilir ve gereğini yapabilirsiniz.
haber7