Sivil mahkeme, Poyrazköy davasını askere bırakmadı

Ergenekon soruşturması kapsamında Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmatla ilgili iddianame, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Karar, askere sivil yargı yolunu açan düzenlemenin iptalinden sonra yapılan tartışmaları da bitirdi. Davanın sivil yargıda görüleceği kesinleşirken, sanıklar 9 Nisan'da hâkim karşısına çıkacak. İddianameyle ilgili kararını verirken, Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesini inceleyen 12. Ağır Ceza, sanıklara atılı eylemlerin askeri suç kapsamında olmadığına işaret etti. Eylemlerin Terörle Mücadele Kanunu'na girdiği sonucuna varan mahkeme, terör suçlarına bakmakla kendisinin yetkili olduğuna hükmetti.

297 sayfa ve 24 delil klasöründen oluşan dava dosyasında en dikkat çekici deliller arasında azınlıklara suikast girişimlerini içeren Kafes planına ilişkin belgeler yer aldı. İddianamede, Koç Müzesi'ndeki denizaltıda ele geçen TNT kalıplarıyla öğrencilere yönelik saldırı planlandığı kaydedildi. 'Poyrazköy'de ele geçirilen cephaneliğin MKE yapımı olduğu ve Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı'na teslim edildiği' bilgisini içeren raporlar da dava dosyasına girdi.

Atılı eylemler terör suçu yetki sivil mahkemenin

Poyrazköy iddianamesini kabul eden İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi iptal etmesinin ardından başlayan tartışmalara da son noktayı koydu.

İddianamenin kabul gerekçesinde, sivil ve askerî mahkemelerin görev alanları konusunda önemli tespitler yer aldı. Eylemlerin askerî mahal dışında gerçekleşip sonuç doğurabileceğine dikkat çeken mahkeme, atılı eylemlerin Terörle Mücadele Kanunu gereğince terör suçu sayıldığının altını çizdi. Bu suçlara da sivil mahkemelerin bakmakla görevli olduğunu kaydetti.

Mahkemenin tensip metninde, sanıklara atılı eylemlerin 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun dışında kaldığı belirtildi. Tensip metninde, "Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olmak", "Cebir ve şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs", "Cebir ve şiddet kullanarak yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek", "Patlatıcı madde bulundurmak", "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet'' suçlarından şüpheli Levent Bektaş ve arkadaşları hakkında CMK'nın 250. maddesinde yetkili cumhuriyet savcılığınca 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamenin incelendiği kaydedildi.

Sanıklara atılı eylemlerin 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun dışında kaldığı gibi Askerî Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin atıfta bulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun hükümlerinin de dışında kaldığı ifade edilen tensip metninde, dolayısıyla atılı eylemlerin sırf askerî suçlar kapsamında değerlendirilmeyeceği bildirildi.

Tensip metninde, atılı eylemlerin nitelikleri gereği askerî mahal dışında gerçekleşip sonuç doğuracağı kaydedilerek, 353 sayılı Askerî Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun'un 9. maddesi kapsamında değerlendirilmeyeceği, yine niteliği gereği görev kapsamında da değerlendirilmeyeceği belirtildi. Atılı eylemlerin her halükarda 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca "terör suçu" sayıldığı anlatılan metinde, 3713 sayılı kanunun 9. maddesindeki hüküm dikkate alındığında CMK'nın 251/1 maddesi gereğince CMK 250/1 maddesinde sayılan suçlara bakmakla görevlendirilmiş İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev ve yetkisinde olduğu bildirildi.

Tutuklu 5 sanığın tahliye taleplerinin reddine karar verildiği anlatılan tensip metninde, şöyle denildi: "Silivri'de devam eden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 2 davada özellikle mahkememizdeki davanın iddianamesinde yazılı olan 'Ergenekon' tabir edilen silahlı terör örgütü ile ilgili olarak bu örgütün varlığı, yapısı, varsa eylemleri konusunda bilgiler içeren ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyaların da bu örgütle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü, Genelkurmay Başkanlığı ile başka kurumlardan gelen bu husustaki yazıların tasdikli birer suretinin istenmesi için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na yazı yazılmasına karar verildi."

Poyrazköy kazılarında ele geçirilen mühimmat ve silahlar

15 adet dolu LAW silahı

6 adet boş LAW silahı

11 adet el bombası

20 adet el bombası fünyesi

1.264 adet 05 ibareli 5,56 mm çapında fişek

508 adet 7,62 cm fişek

407 adet 9 mm MP5 fişek

2 adet 1.530 cm uzunluğunda

saniyeli fitil

1 adet 457 cm uzunluğunda saniyeli fitil

1 adet 285 adet uzunluğunda saniyeli fitil

1 adet 85 cm uzunluğunda saniyeli fitil

[HUKUKÇULARDAN DESTEK]

Eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı: İddianamenin kabulü fevkalade isabetli oldu

Poyrazköy iddianamesinin kabulünü ceza muhakemesi açısından, hukuk mülahazaları açısından fevkalade isabetli bir karar olarak görüyorum. Ve ilk kez bir muvazzaf tuğamiral şüpheli sıfatıyla iddianameye girmiş durumda. Bu önemli bir parametre. İllegal olduğu iddia edilen faaliyetlerin muvazzaf general seviyesinde adli soruşturmaya tabi tutulduğunu görüyoruz. Yani artık bunları Ergenekon soruşturma yelpazesi olarak değerlendiriyoruz. Taraflardan veya cumhuriyet savcılarından bu davanın 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasıyla birleştirilmesi istenirse davaların birleştirilmesi söz konusu olabilir. Ve 13. Ağır Ceza Mahkemesi bakmaya devam eder. Sivil materyaller söz konusu olduysa sivil savcıların bakması normaldir, olması gereken de budur.

Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Adnan Küçük: Mahkeme doğru kararı verdi

Poyrazköy iddianamesiyle ilgili Anayasa Mahke-mesi'nin iptal kararını etkileyip etkilemeyeceği tereddütleri vardı. Olması gereken yapıldı. Burada sözü edilen iddianamede geçen suçlar, sivil yargının ilgi alanına giriyor. Dolayısıyla mahkeme doğru karar verdi. Karar, CMK'nın 250. maddesine uygundur. Bundan sonraki süreçte yargılama süreci başlamıştır. Deliller değerlendirilip gereken karar verilecektir.

Emekli Başsavcı Reşat Petek: Şüpheliler artık sanık sıfatını aldı

Mahkeme iddianameyi kabul etmekle isabetli bir karar verdi. Çünkü Poyrazköy iddianamesine baktığımızda örgütsel suçların olduğunu görüyoruz. Bu suçları işleyenler ister sivil ister asker olsun CMK 250'ye göre yargılama yapma yetkisinin yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde sivil mahkemelerde olduğunu açıkça ifade ediyor. Bundan sonra kovuşturma süreci başlamıştır. Artık şüpheliler bundan sonra sanık sıfatını almıştır.
Zaman

Güncel Haberleri