Cumali Önal'ın haberi:
Bazı kabilelerin yönetime karşı isyan ettiği iddialarını, önce El Ariş kentinde güvenlik kontrol noktalarına düzenlenen ve 5 polisin ölümüyle sonuçlanan saldırı haberleri, sonrasında ise yine aynı kentte bir Kıpti rahibin vurularak öldürüldüğü duyumu takip etti. Son dönemde radikal akımların bölgede giderek artan etkisi Sina Yarımadası’nın El Kaide için bir üsse dönüştüğü yorumlarını da beraberinde getiriyor.
Sina Yarımadası, Mısır kadar bölge için de çok kritik bir önemde. Süveyş Kanalı ile ana kara Mısır’dan ayrılan Sina, özellikle İsrail’in güvenliği için ihmale gelmez bir hüviyette. 1979 Camp David Anlaşmaları’na göre Mısır ancak bazı hafif birliklerle sınır devriyelerini Sina’da tutabiliyor. Atacağı her askeri adım konusunda İsrail’den izin almak zorunda.
Dünyanın en ünlü tatil ve dalış merkezlerinden Şarm el Şeyh, Taba, Deheb ile Hz. Musa’ya 10 Emir’in geldiği Tur Dağı’nın bulunduğu Sina Yarımadası’nın yerlileri olarak Bedeviler biliniyor. Sina’daki 600 bin kişilik nüfusun yaklaşık yarısını oluşturan Bedeviler, bölgenin turizme açılması ile birlikte kendilerine karşı geniş çaplı haksızlık, sindirme, iskâna zorlama ve saldırılar yapıldığını öne sürüyor.
Mısır, Mübarek rejimi döneminde, İsrail tarafından istihbarat amaçlı kullanıldıklarını, bölgedeki insan, uyuşturucu ve silah ticaretinde rol aldıklarını öne sürdüğü göçebe Bedevileri mecburi iskâna zorlamıştı.
Bölgenin kuzeyindeki tarıma uygun arazilerinin ellerinden alınarak Mısır’ın diğer bölgelerinden getirilen halka dağıtıldığını da iddia eden Bedeviler, bölgede gerçekleştirilen her terör saldırısından sorumlu tutularak büyük baskılara maruz kaldıklarını ileri sürüyor.
İsrail’deki Negev Bedevileri ile akraba olan Sina Bedevileri acil olarak ellerinden alınan topraklarının geri verilmesini, hapiste tutulan mensuplarının salıverilmesini ve kendilerine uygulanan baskıların kaldırılmasını istiyor. Bedeviler, ülkenin turizm gelirlerinin aslan payının yaşadıkları bölgelerden elde edildiğini, bu gelirlerin bir kısmının Sina’ya yatırım olarak kullanılmasını da talep ediyor.
Filistin’in dünyadan koparılan parçası Gazze’nin suni solunum sahası olan Sina’nın güvenliği ve refahı Filistinlilerin geleceğini de yakından ilgilendiriyor. Bölgede yaşanan her kışkırtma ve operasyon, Gazze’nin dünyaya açılan kapısı Refah’ın da kapatılmasını beraberinde getiriyor. Sina’yı adeta karış karış gözetleyen İsrail’in bölgede yaşanan hiçbir gelişmeden bihaber olmayacağını da akılda tutmak gerek.
Zaman