Seyfullah Hakbilir'e Yaratılış Kongresi cevabı

Dr. Selçuk ESKİÇUBUK

Seyfullah yani Allah’ın Kılıncı takma adını ve Hakbilir takma soyadını kullanan sayın yazar!

Sözlerime Mevlidi Nebi gecenizi ve Cumhuriyet bayramınızı tebrik ederek başlamak istiyorum.

26 Ekim 2020 tarihinde yazdığınız “Yaratılış kongresi“ de neyin nesi başlıklı yazınızı okudum. Ben de son 3 kongrede bildiri sunan bir katılımcıyım. Bu kongrelerde Kromozom sayılarında, yapılarındaki değişikliklerin, tek yumurta ikizlerinin ve yapışık ikizlerin evrimi reddettiğini anlattım.

1-Allah’ın varlığına ve birliğine, Peygamberlere inanmayanlar bu ülkede yılarca Darvin’in evrim teorisiyle, pozitivist felsefe ile materyalizm ve naturalizm gibi felsefe ekolleriyle genç nesilleri zehirlediler. Eğitimin başına milli kelimesini koydular ama Allah’ı inkar eden her türlü görüşün yeşermesine zemin hazırladılar. Alman filozof L. Bühner’in “Madde ve Kuvvet” kitabını esas aldılar, maddeye ve tabiata ilahlık verdiler. İslamiyet’e açıktan karşı olduklarını söyleyemeyenler, okullarda öğretmenlere, üniversitelerde hocalara “her şey evrimle oluyor, sebepler yapıyor veya tabiat yapıyor” dedirttiler.

“Bu zamanda ehl-i İslâmın en büyük tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalâletle kalplerin bozulması ve imanın zedelenmesidir” sözünün doğruluğuna inanan bilim insanları, eskiden bir elin parmakları kadar azdı, evrimcilerin arasında sesleri çıkamıyordu. Ama günümüzde bütün üniversitelerde önce asistan oldular sonra doçent ve profesör oldular, çoğaldılar. Meydanın artık boş olmadığını göstermek için kendi inançları doğrultusunda sempozyumlar, kongreler düzenlemeye başladılar. Bunlara itirazlar yıllarca evrim kongrelerini düzenleyenlerden, felsefe kongrelerini düzenleyenlerden geldi. Bugün sizden de geliyor. Cumhuriyet gazetesi bu kongrelerin baş düşmanıydı. Bugün siz de onların paraleline geldiniz. Felsefe profesörü Şahin Yıldız ile aynı çizgide buluştunuz. (https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/bilim-insanlarindan-bilimsel-olmayan-kongreye-tepki-meydan-okuyus-1776317)

Ama bugün görüyoruz ki Tevhidi savunduğunuzu söyleyen siz, böyle kongreleri düzenleyenlere teşekkür etmeniz gerekirken ve bu kongreye aslında sizin de bildiri ile katkı vermeniz gerekirken neden karşı çıkıyorsunuz anlamak mümkün değil. Çünkü siz bu yazınızda yaratılışla ilgili bir çok ayet ve hadisi kaynak göstererek (29 referans) köşenizde anlattınız. Kongreye katılan ilahiyatçılar da aynen sizin gibi yaptılar. Bir Müslümana düşen asli görev de budur.

2-Ülkemizde ulusal ve uluslararası evrim kongreleri, sempozyumlar yıllardan beri yapılmaktadır. Mesela 6. Uluslararası Evrim kongresi 2019’da, 13. Aykut Kence Evrim Konferansı 2019’da yapıldı. Hiçbirine karşı bir yazı kaleme aldınız mı? Henüz yeni başlamış Yaratılış Kongrelerine karşı bu alerjiniz nereden gelmektedir?

3-Sürekli yaratılış konusunu işlemek hatadır diyorsunuz. Bu kongreler yılda bir kez yapılıyor ve daha bu 4.sü. Allah inançlı akademisyenlere daha nice kongreler nasip etsin. Yaratılış konusuyla bu kongrede anlatıldığı tarzda uğraşmak hikayecilik değildir. Bu kongrelerde kâinat kitabını, fen bilimleri açısından okuyan bilim insanları bugünün ilim tahsil eden gençliğine fenlerin diliyle tevhidi anlatmaktadır. İlahiyatçılar ayet ve hadislerle Tevhidi, Hz. Adem ile Havva’nın yaratılışını, evrenin yaratılışını, Güneşin, ayın ve yıldızların yaratılışını, insanın yaratılışını, Hz. İsa’nın yaratılışını anlatıyorlar. Günde beş vakit namaz kılan insanların yılda bir kez de böyle bir kongre düzenlemesi çok mu?

4-“Yalancı dindarlıklar bu ülkeye pahalıya mal oldu ve en sonunda ‘15 Temmuzları’ da başımıza musallat etti…” sözünüzün altına biz de imzamızı atarız. Onlar bu ülkede sinsice 50 yıldan beri ABD’nin bir projesi olarak örgütlenmişler, takiyye yapmışlar, kendilerini gizlemişler. Türkeş’ten Demirel’e, Ecevit’e, Çiller’e ve son olarak da Erdoğan’a kadar nice siyasileri aldatmışlar. Yekta Güngör Özden’i ve Karadayı’yı bile kandırmışlar. Youtube’da hepsinin videoları var.

Ancak 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ve 251 vatan evladını şehit etmeleriyle o ABD uşaklarının maskeleri düştü. Devlet onları askeriyeden, emniyetten, adalet sisteminden, eğitimden temizledi ve her gün de temizlemeye devam ediyor. Son Fetöcü temizlenene kadar da bu mücadele devam edecek.

5- “Özellikle, Kur’an’da anlatılan yaratılışın ‘evrim teorisi’ne uyduğunu ve bu küfür teoriye inandığını söyleyecek kadar saplantıya düşen akademisyen ve ilahiyatçıların bulunduğu bir dünyada, her yıl art arda seri halde “yaratılış kongreleri”nin düzenlenmesinin bir daha düşünülmesi ve gözden geçirilmesi, din, devlet ve millet yararı için elzem olabilir!” diyorsunuz. İşte tam da bunun için 4.sü yapılan bu gibi kongreleri yapmak ve desteklemek lazım çünkü bu kongrelerde asla evrim teorisinin Kur’an’daki yaratılışa uyduğunu söyleyen bir tane bildiri bulamazsınız. Bir akademisyen hem Evrimci hem Yaratılışçı olamaz. O gitsin evrim kongrelerine katılsın.

6-Siz gerçek isminizi saklayarak kendinize Allah’ın kılıncı anlamına gelen “Seyfullah” takma ismini ve soyadı olarak da “Hakbilir” takma soyadını kalkan olarak kullanmışsınız. Bunun kendinize göre bir amacı olabilir. Belki de gazetenin sahibi sizsiniz. Beni de ilgilendirmez. Benim adım Selçuk Eskçubuk, uzman doktorum ve sizin gazetenizde köşe yazarlığı yapan Dr. Seyfi Şahin (Eski Kayseri MHP milletvekili) de Ankara Tıp’dan benim 47 yıllık arkadaşımdır. Karşılıklı sevgi ve bağlılığımız hiç kopmamıştır. Çünkü biz 68 kuşağıyız, çok şeyler gördük, yaşadık, kolay pabuç bırakmayız. Dostluğumuz da ahirette devam edecek inşallah.

7- “Dini” veya “kültürel” bir konu, kurum veya etkinliğe, “uluslararası” deniyorsa, o işin içinde “bir bit yeniği var mı” diye, mutlaka bir bakın, deriz!” diyorsunuz. Siz de bakın bir şey bulursanız yazın. Uluslararası değil ulusal kongre tertip etmek bile çok zahmetli iştir. TÜBİTAK, Türkiye’deki akademisyenleri bu tür kongre yapması için akademik puan veriyor, para yardımı bile yaparak destekliyor. Bu Yaratılış kongresinin kökü burasıdır, Adenauer vakfı, Soros vakfı, Mason dernekleri gibi oluşumlarla yakından uzaktan ilgisi yüklendikleri Tevhid misyonu nedeniyle olamaz. Bu kongrenin açılışına uzaktan konferans sistemiyle Diyanet İşleri başkanı Prof. Ali Erbaş, eski başkan Prof. Mehmet Görmez, Nazif Yılmaz (MEB Din öğretimi Genel Müdürü) katıldılar. Vali, tugay komutanı, belediye başkanı Prof. Alim Işık (MHP), Ahmet Erbaş Kütahya milletvekili (MHP) bizzat katıldılar.

8-Sizin eğer gerçekten Seyfullah ve Hakbilir olmak istiyorsanız bu kongrenin kapanış bildirisini, daha evvel Iğdır’da, Erzurum’da ve Şanlıurfa’da yapılan bildirileri internetten arayıp bulur, okursunuz. Anlaşılan o ki böyle bir yazıyı bir gecede belki de tek başınıza yazmadınız. Daha önceden hazırladınız, zahmet çektiniz ve kongre bitince köşenize koydunuz. Müslüman sui zan etmez, iftira atmaz, algı oluşturmaz, haysiyet cellatlığı yapmaz. Hayra destek verir şerrin karşısında olur. Haksızlık karşısında susup dilsiz şeytan olmaz.

Lütfen bu konudaki yanlış bilgilerinizi düzeltiniz. Erdemli bir insana yakışan hata yaptığında ısrarla hatayı savunmak değil, özür dilemektir. Kul hakkıyla ahirete göçmek istemezsiniz diye düşündüğümden size bu yazıyı gönderiyorum. Hoşça kalın.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (14)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.