Sen seni bil, sen seni

M. Maruf ÖZÜLKÜ

Her yerde doğru söylemelisin. Yalana cevaz yok. Mert adam yalana tenezzül etmez. Üç kuruşluk dünya menfaati için ezilmeye büzülmeye gerek yok.
Bir yalansız küçük menfaati, yalanla beslenen büyük menfaate tercih et. 
“Dünya öyle bir meta değil ki nizaya değsin” dersini aklından hiç çıkarma.
“Hakiki rızık taahhüt altında” ve “Helal dairesi keyfe kafidir” diyen nurlu sözleri oku ve dünyanda içselleştir.
Harama, günaha ve meşru olmayan kapılara tevessül etme.
“Bir bakmada, bir öpmede bir sevmede boğulma…” 
Yani yüreğinde kara delikler açma...
***
İnsanların kötü halini anlatma. İyi insanların iyi hallerini anlat. Çünkü iyiler ve iyilikler bahsedildikçe artar, insanların ufkuna model olarak nakşolur.
Sürekli kötülerden, kötülüklerden bahsetme. Bunun faydası yok. Herkesin içini karartmaya, güvensizlik surlarını yükseltmeye ne lüzum var. Ümit ver çünkü, “İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.”
İnsanları, fasık, facir, hain, helakete düşmüş olarak tavsif etme. Çünkü Efendimizin (asm) şu sözünü dinle ve titre:
“Bir kimsenin ‘insanlar helak oldu’ dediğini duyarsanız, bilin ki o, kendisi, herkesten çok helak olandır.”(Müslim 139)
Muhabbet fedaisi ol. Muhabbeti asıl, öfkeyi istisna yap dünyanda. Kardeşini ikaz ederken temellük, tekellüf ve faziletfuruşluk yoluna sapma.
***
Herkesi sana uymaya çağırma. Başkalarını anlamaya çalış. Dediğin sence en doğru ise de, başka başka pencerelerden hadisatı seyret.
Kendi karanlığını sevip durma. Karanlık bildiğimiz karanlıktır.
Başkasının aydınlığını da kötüleme. Aydınlık kimden gelirse gelsin aydınlıktır.
Benden olmayan kötü, benden olan iyi diyorsanız hakikatbin değilsindir.
“Fena ve fani olan adam”lar da doğru sözler söyleyebilir. Hatta o sözlerin alıntılandığı metinlerin arkasından fatihalar okuruz.
İyi olan adamların da yanlış yapabildiğini “her hadi mühdi olamaz” dersinden biliyorsun.
Hizmetlerin faaliyetlerin merkezinde olduğun an kendini kaybetme. Etkili konuşabilirsin, beceriler sergileyebilirsin. Başarıyı sadece nefsine maletme. Onu oluşturan çevre var, şartları oluşturan değerler var. İkram-ı İlahi var. Nefsini öne sürmeyen muhteremlerin aleni ve zımni duaları var.  Tebrikler ayağını yerden kesmesin…
Kendi nefsini şımartmamak için ise, “Allah dilerse bir hakikati rical-i fasık vasıtasıyla da insanlara öğretebilir” dersi çerçevesinde “belki de o benimdir” diye endişe duy, iç teyakkuzla değerlendirme yoluna git.
Hülasa, sürekli tehikede olduğunu her an nefsin, şeytanın tuzaklarına düşebileceğini unutma. İmtihan havasından çıkıp, etrafa caka satma.
Sen ey canım, sana yaraşır biçimde davran.
O’nun namına al, O’nun namına ver, O’nun namına işle, O’nun namına çalış. O’nu unutanlardan olma…

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.