Bismillahirrahmanirrahim
ONBEŞİNCİ SÖZ
...
İKİNCİ BASAMAK
Zemin ile gökler, bir hükûmetin iki memleketi gibi birbirine alâkadardırlar. Ortalarında ehemmiyetli irtibat ve mühim muâmeleler vardır.
Zemine lâzım olan ziyâ, harâret ve bereket ve rahmet gibi şeyler semâdan geliyor, yani gönderiliyor. Vahye istinat eden bütün edyân‑ı semâviyenin icmâı ile ve şühûda istinat eden bütün ehl‑i keşfin tevâtürüyle, melâike ve ervâh semâdan zemine geliyorlar.
Bundan, hisse karîb bir hads‑i kat'î ile bilinir ki; sekene‑i arz için, semâya çıkmak için bir yol vardır.
Evet, nasıl herkesin akıl ve hayâl ve nazarı her vakit semâya gider; öyle de, ağırlıklarını bırakan ervâh‑ı enbiyâ ve evliyâ veya cesetlerini çıkaran ervâh‑ı emvât, İzn‑i İlâhî ile oraya giderler.
Mâdem hıffet ve letâfet bulanlar oraya giderler; elbette cesed‑i misâlî giyen ve ervâh gibi hafif ve latîf bir kısım sekene‑i arz ve hava, semâya gidebilirler.
Bediüzzaman Said Nursi
Sözler