Şehit aileleri Ramazan Bayramı'na buruk girdi

Terör örgütü PKK'nın hain saldırılarında şehit olan asker ve polislerimizin aileleri, onlar olmadan geçirdikleri ilk bayramda hüzün ve burukluk yaşıyorlar. Yüreklerinde büyük bir acıyla bayrama giren şehit eşleri, anne ve babaları, teröre lanet ederek..

Aylardır devam eden PKK terörüne karşı yürütülen operasyonlarda ve PKK'nın hain saldırılarında şehit olan güvenlik görevlilerinin aileleri Ramazan'da olduğu gibi, bayramda da büyük bir hüzün yaşıyor. Bayramın yakınları olmadan eksik olduğunu vurgulayan şehit yakınları, teröre lanet ediyor.

Şehit Uzman Çavuş Ardıç'ın ailesi:

İçimiz yanıyor ama dimdik ayaktayız


Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 10 Haziran'da PKK'lı teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan bir aylık evli Jandarma Uzman Çavuş Mesut Ardıç'ın ailesi, bayrama yüreklerinde acıyla girdi.

Şehidin Bitlis'in Ahlat ilçesinde yaşayan eşi, annesi ve babası, terör örgütünü lanetleyerek, birlik ve beraberlik mesajı verdi.

Baba Mürsel Ardıç, bir yakınının tedavisi için gittiği İzmir'deki hastanede oğlunun şehadet haberini aldığını söyledi. Ülkenin zor günleri için evlat yetiştirdiklerini belirten Ardıç, herkesin bu görevi üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
'Allah onların evine ateş ve acı salmasın'

"Bunlar hiçbir şey dinlemeden, asker ve polislerimizi şehit ediyor." diyen Ardıç, şöyle konuştu:

"Biz evlatlarımızı o görevi yapması amacıyla yetiştiririz. Allah bu mübarek günlerin hürmetine ülkemize hayırlı günler ve mutlu yarınlar nasip etsin. İyi bir ortam göremiyoruz. Ülkeyi bu duruma getirenlerin ne amaçları, ne sorunları var? Aş mı ekmek mi istiyorlar? Ne istiyorlarsa onu ifade etsinler. İçimiz yanıyor. Allah hiçbir askerin ve polisin annesinin, babasının ve ailesinin içini yakmasın. Bayram arifesinde Allah hiç kimsenin evine ateş ve acı salmasın. Allah görev yapan güvenlik güçlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Vatandaşlık görevi de çok önemli. Olan olaylara duyarsız kalıyoruz, olumsuzlukları gördüğümüzde de yetkilileri haberdar etmiyoruz."

Üzgün olduklarını ancak ilk günden beri dimdik ayakta durduklarını kaydeden Ardıç, ihtiyaç duyulduğu anda seve seve vatana canlarını feda etmeye hazır olduklarını vurguladı.

Anne Sevim Ardıç ise ilk kez oğulları olmadan bir bayrama girdiklerini dile getirdi.

Ardıç, "Hiçbir şey söylemiyorum. Bizim içimize ateş düştü, kimsenin içine düşmesin. Ne olur başta büyüklerimiz olmak üzere herkes bu ateşe su serpsin. Başka bir şey istemiyoruz. Biz evlatlarımızdan vazgeçmemişiz. Evlatlarımızı bugünler için yetiştirdik ama yazık. Bu vatanın evlatlarına yazık. Hiç kimsenin içine ateş düşmesin. Biz bunu yaşadık, hiç kimse yaşamasın. Sadece Allah'a havale ediyoruz." ifadelerini kullandı.'Çok şükür bayrağımız yere inmedi'

Şehidin bir aylık eşi Ayşe Ardıç da başlarının dik olduğunu ve sükunetlerini korumaya çalıştıklarını belirtti.

Eşiyle gurur duyduğunu ve onu her zaman minnetle anacağını bildiren Ardıç, şunları kaydetti:

"Dimdik ayaktayız, yıkılmadık. Onlar zannetmesinler ki biz vurduk. Bu Rabbimin takdiriydi. Rabbim bu canı bize emanet veriyor ve yine Rabbim alıyor. Hiç kimse bununla bayram etmesin. Çok şükür bayrağımız yere inmedi, vatanımız bölünmedi. Allah'ın izniyle biz bir bütünüz kimse de yıkamayacak. Rabbim bütün askerimizi, polisimizi, özel harekatımızı sancağın altında korusun. Bundan sonra da vatanımız bölünmeyecek, onlar boşu boşuna sevinmesinler. Ben bir aylık gelinim. Böyle yetim kaldım. Ama onlar sevinmesinler. Çok şükür yine ayaktayım ve dimdik duracağım."

Şehit Uzman Çavuş Mesut Ardıç, 10 Haziran'da Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki askeri üs bölgesine terör örgütü PKK mensuplarınca düzenlenen saldırıda şehit olmuş, Ahlat'takişehitlikte toprağa verilmişti.

Şehit Uzman Çavuş Şahin'in annesi fotoğrafına sarılıyor

Mardin'in Nusaybin ilçesinde, 9 Mayıs'ta şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Engin Şahin'in (36) Edirne'de yaşayan annesi Hatice Şahin, Ramazan Bayramı'nı çocuğundan yoksun geçirmenin hüznünü yaşıyor.

Yaşamını Havsa ilçesine bağlı Necatiye köyünde sürdüren 57 yaşındaki Şahin, evladının asker kıyafetiyle çekilmiş çerçeveli fotoğrafına sarılıp, acısını hafifletmeye çalışıyor.Şehit annesi Şahin, ilk bayramın çocuğu olmadan adeta "zehir gibi acı" geçtiğini söyledi.

Oğlunun mezarına her gün gittiğini belirten Hatice Şahin, "Bu bayram da gittik, hep gideceğiz ama ben onunla konuşurken o benimle konuşmuyor. Bu bayram benim yavrum gelecekti, hep birlikte olacaktık. Aynı sofrada bayram yemeği yiyecektik ama yok. Yok benim yavrum." diye konuştu.

Terörü lanetleyen anne Şahin, şunları kaydetti:

"Yavruma ateş eden ellere lanet olsun. Onlara destek verenlere de lanet olsun. Bu bayramları böyle geçirmemize sebep olanlara da lanet olsun. Çok canlar yandı, çok öksüz, yetim yavrular kaldı. Şimdi bayramdayız o yetimler nasıl oturacak o sofraya. Baba yok ne diyecekler. O yetimler babasının elini öpecekti, o eli nerede bulacaklar. Harçlık alacaklardı babalarından, şimdi yok. Nerede bulacaklar babalarını.

Beni bu yaşta askere çağırsalar giderim. Versinler elime silahı vatanı savunmaya, bu bayrağı dalgalandırmaya giderim. Öleceğimi bilsem bile gene giderim. Yavrumun vefat ettiği yerden ben devam ederim. Desinler ki bana 'şu terörist' yemin ederim gözümü kırpmadan sıkarım. Çok canım yanıyor. Benim yavrum gitmiş, ben gitsem ne olacak."

'Anaların ciğeri yanıyor'

Ay yıldızlı bayrağın her gün gururla dalgalanmaya devam edeceğini aktaran Hatice Şahin, vatanı teröre ve destekçilerine bırakmayacaklarını dile getirdi.

Türkiye'nin hiçbir zaman bölünmeyeceğini vurgulayan Şahin, "Anaların ciğeri yanıyor. Tek isteğim bu terörün son bulması ve anaların, eşlerin, yavruların bayramlarda gözü yaşlı kalmamasıdır." şeklinde konuştu.

Anne Şahin, şehit oğlunun Isparta'da yaşayan eşi Kıymet Şahin ve torunlarının da bayramın 2'nci günü kendilerini ve oğlunun mezarını ziyarete geleceğini kaydetti.

Şehit polis Dilekçi'nin baba evi hüzünlü

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde teröristlerin yerleştirdiği patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 1 Ocak'ta şehit olan özel harekat polisi Orhan Dilekçi'nin Erzurum'daki baba ocağında, ilk bayram hüzünlü yaşanıyor.

Sevinç ve mutluluk günü olan bayramlar, şehit aileleri için evlattan, eşten, babadan ayrı kalmanın acısının en yoğun yaşandığı günler oluyor. 49 yaşındaki oğlu Orhan Dilekçi'yi, Erzincan Emniyet Müdürlüğünde görev yaparken terörle mücadele için geçici görevle gittiği Diyarbakır'da şehit veren Mehmet Dilekçi de eşiyle Erzurum'un Uzundere ilçesine bağlı Çağlayan Mahallesi'nde yaşadıkları evde, diğer çocuklarıyla bayramı bayram gibi geçirmeye çalışsa da yitirdiği evladının acısını yüreğinde taşıyor.

'İnançlı ve gururluyuz'

Oğullarının şehadeti sonrası onsuz geçen ilk bayramda duygularını paylaşan baba Dilekçi, şehitlerinin ardından her gün ve bayramın, hem üzüntü hem de sahip oldukları inançla gurur taşıdığını ifade etti.

Dilekçi, oğlunun, bir daha bu dünyada yanına gelemeyecek olmasının ise kendisine ağır geldiğini belirterek şöyle devam etti:

"Kağıdın bir yüzüne bakıyorum; inceliyorum, göğsüm geçiyor, ağlamamak elde değil çünkü evlat. Kağıdın diğer tarafını çeviriyorum bakıyorum; bu durum da ayetle sabit, ilim sahibi bir ananın evladıyım ve bunu rahmetli anamdan duymuştum. Rahmetli annemiz şehitliği, vatanı, vatandaşın ehemmiyetini, kıymetini, vatansız hiçbir şey olamayacağını küçüklüğümüzden bize işlemiş, biz de bunun bilincindeyiz. O açıdan seviniyorum. Şehit olmuş oğlum; babasına, annesine, dayısına, amcasına şefaat edecek."

'Bugün olmayacak'

Dilekçi, oğlunun Erzincan'da görev yaptığını, zaman zaman habersiz şekilde çıkıp geldiğini anlatarak "Bir bakardım ki buralarda olduğunda poşete koymuş bir ekmek veya başka bir şey almış, damlamış. Hiç beklenmedik bir an gelir, 'Baba ne yapıyorsun' derdi, bugün olmayacak. Üzülmemek elde değil, ister istemez üzülüyorsun." dedi.

Oğluyla en son şehadetinden yaklaşık bir ay önce görüştüğünü dile getiren Dilekçi, bayramda hasretini çektiği oğlunu son kez gördüğü o günü şu sözlerle anlattı:

"Hiç beklemediğim bir zamanda, vefatından 30-35 gün önce kapı açıldı, pat diye içeri girdi, oturduk. Yanında Erzincan'da panzerlerin bakımından sorumlu arkadaşı vardı. Panzerlerin orada bakımını yapamadıklarından Erzurum'a getirmişler. Oğlum da amirini aramış, 'Buraya kadar gelmişken ailemi ziyaret edeyim' diye. O şekilde geldi, bir şeyler yedi. 'Müdürünü arayıp izin alayım, gitmeyin' dedim, kabul etmedi. Gece gitti ve son yüz yüze görüşmemiz bu oldu."

'Köyün tüm gençleri ona hayran'

Şehidin kardeşlerinden Fatih Dilekçi ise ağabeyinin köylerinin, mahallelerinin kahramanı olduğunu ve tüm gençlerin ona hayran olduğunu vurguladı.

İzin ve bayramlarda geldiğinde köyde gençlerle futbol maçı yaptıklarını dile getiren Dilekçi, şunları kaydetti:

"Doğayı ve futbol oynamayı çok severdi. Halı sahaya gider futbol oynardık. Bizler için bambaşka olacak bu bayram. Buruk bir bayram. Diyecek söz yok. Onun yeri başkaydı. Biz onun bir tüyü bile olamayız ama ağabeyim nasıl ki bu vatan için bu ülke için canını feda ettiyse bizler de Mehmet Dilekçi'nin oğluyuz, her zaman da hazırız."Mezarda bayramlaştılar...

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda şehit olan Teğmen Abdulselam Özatak, mezarı başında anıldı.

2 Şubat 2016'da Sur ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda şehit edilen Özatak'ın ailesi, bayram namazının ardından şehidin mezarının bulunduğu Durankaya beldesine bağlı Çaylıca köyündeki kabristanı ziyaret etti.

Şehidin mezarı başında göz yaşı döken aile bireyleri, dua ederek Kur'an-ı Kerim okudu.

Teröre lanet yağdıran şehit ailesi, mezara gelen vatandaşlara lokum dağıttı.

 

AA

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Güncel Haberleri