Eylemcilerin kursları basacakları önceden bilinmesine rağmen önlem alınmadığını ifade eden Suiçmez, ideolojik saplantılar doğrultusunda hareket eden öğretmenlerin ahlak ve hukukun sınırlarını fazlasıyla aştığına dikkat çekti. Geçen yıl da aynı sendikanın kursları bastığını hatırlatan Suiçmez, sendika hakkında suç duyurusunda bulunan velilerin başvurularının savcılıkça kabul edilmediğini söylüyor. Suiçmez, "İnsanların hukuki haklarını dikkate almadığınız bir ortamda inanca yönelik yapılan baskıları da görmezden gelirsiniz. Geçen yıl yapılan şikayet başvuruları neden kabul edilmedi bunun sorgulanması gerekiyor." diye konuştu.
Sendikacı öğretmenler hakkında herhangi bir yasal yaptırım uygulanmadığını ifade eden Suiçmez, bu durumun eylemcileri cesaretlendirdiğine dikkat çekti. Kıbrıs'ta din eğitimine yönelik yasaklarının Türkiye'deki 28 Şubat sürecinin yaşandığı dönemlere denk geldiğini ifade eden Suiçmez, adada mütedeyyin kesimlere 28 Şubat'ın dayatılmaya çalışıldığına vurgu yaptı. 1996'da uygulanan yasakların 2006 yılında yapılan yeni düzenleme ile kaldırıldığını ifade eden Suiçmez, kanunlara rağmen katı uygulamaların devam ettirilmeye çalışıldığını söyledi. Kursların Milli Eğitim Bakanlığı'nın gözetiminde olduğunu anlatan Din İşleri Dairesi Başkanı Suiçmez, bakanlığın kendisine bağlı eylemci öğretmenler hakkında derhal soruşturma açmasını istedi. Suiçmez şunları kaydetti: "Sendikalar yıllardır aynı şeyi yapıyor. İnsan haklarını, Kıbrıs yasalarını, insanlık değerlerini yerle bir ediyorlar. Vazifesi olmayan işlere karışıyorlar. Ortada artık fiili bir suç var, bunun bir an önce giderilmesi gerekiyor."
İKİNCİ BİR 28 ŞUBAT'A ZEMİN HAZIRLIYORLAR
Kıbrıs Din Görevlileri Sendikası Başkanı Mehmet Dere de Kur'an kurslarına karşı uygulanmak istenen katı uygulamaların 28 Şubat sürecinin ürünü olduğunu söyledi. Geçmiş yıllarda okul müfredatlarında din derslerinin yer aldığını ifade eden Dere, 28 Şubat süreciyle birlikte Türkiye'de olduğu gibi adada da dini değerlere yönelik yasaklamaların getirildiğini anlattı. Baskıcı sendikacının adada ikinci bir 28 Şubat yaşatmak istediğine dikkat çeken Dere, son eylemlerle bunun zemininin hazırlanmaya çalışıldığını ifade etti.
Dere, kendisinin de bir sendikaya başkanlık yaptığını, sendikaların sadece kendi üyelerinin özlük haklarını korumakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Dere şunları kaydetti: "Kursları basan sendikanın Rum tarafından mali destek aldığı yıllardır adada konuşuluyor. Bunlar sendikacılıktan başka her türlü işle meşguller. Kimi zaman siyasi bir parti gibi, kimi zaman da derin bir yapılanma gibi hareket ediyorlar. Açık olan bir şey var, sendikacı eylemcilerin göstere göstere yasaları çiğnemelerine göz yumuluyor."
Zaman