Sarıkamış Harekatı ve Enver Paşa

Ramazan BALCI

Uzun sayılmasa da bir süre ayrı kaldık. Selamsız duasız kaldık!  Bu ara gündem iyice kızıştı. Bizler zamanın şahitleriyiz. Allah bizi şahitler olarak yaratmış. Bu görevimizi yerine getirmek zorundayız. Allah bizi adaletten ayırmasın! 15 gün kadar önce Yeni Bahar dergisi için benimle yapılmış bir röportajın metnini yayınlıyorum. Yazının formatı icabı tamamı yayınlanamamış anlaşılan.

1-Sarıkamış Harekatı’nın hatırlanma ve unutulma sebepleri nelerdir?

Enver Paşa cihan harbine parlak bir başlangıç yapmak istiyordu. Ne varki harekat başarısız oldu. Ancak henüz harbin başında bunu tartışmanın bir yararı yoktu. Enver Paşa’nın fevkalade karizması ve harp halinin devamı bu dönemde konunun gündeme getirilmesine engel oldu. Zaten hemen peşinden gelen Çanakkale zaferi kendinden önceki hataları sildi.
Belki cihan harbinden sonra ele alınabilir harp tarihindeki özel yerine oturtulabilirdi. Sarıkamış harekatı Milli mücadelenin devam ettiği günlerde gündeme geldi. Bunun özel bir sebebi vardı. Yunan cephesinde  İnönü savaşları söylenildiği gibi başarılı bir şekilde gitmiyordu. Bu zor günlerde, Cihan harbi sonrasında Kafkasya’ya geçen Enver Paşa’nın bölgeden toplayacağı bir ordu ile tekrar Anadolu’ya geleceği haberleri Ankara Reislerini harekete geçirdi.

Gazeteler aracılığı ile Enver paşa aleyhinde açıktan neşriyat yapma kararı alındı. Enver Paşa’nın aleyhinde kullanılabilecek malzeme aranırken Sarıkamış hatırlandı. Ve bu harekete katılan ancak savaş suçlusu olarak ordudan atılan bazı subaylara hatıralar yazdırılıp gazetelerde tefrika edildi. Sarıkamış Harekatı hatırlanırken de unutulurken de tarihe ait bir olay olarak değil liderlik mücadelesinin bir aracı olarak kullanıldı.

2-Sarıkamış Harekatı’nda birçok etnik grubun yer aldığı söyleniyor. Bu gruplar hangileriydi? Ne gibi yardımları oldu?

Öncelikle Devlet-i Âliyye’nin olaya bu gün bakılan açıdan bakmadığına vurgu yapılmalı. Cihan harbi herhangi bir etnik grubun harbi değildir. İslam milletini teşkil eden bütün unsurlar bütün Osmanlı cephelerinde vardı. Diğer yandan o dönemde orduların kendi bölgelerinden  ikmal edilme usulü vardı. Savaşa katılan üç kolordudan biri (XI. Kolordu) bölge halkından toplandığı için asker arasında Ermeniler ve diğer Hristiyan gruplar da vardı. Nizami askerin dışında bölgenin özel birlikleri olan Aşiret Süvari Alayları da bu savaşa katıldılar. Ancak bu birlikler Sarıkamış taarruzundan önce büyük ölçüde dağılmışlardı. Başta Erzurum ve Van olmak üzere bölge halkının savaşa katkıları, Bediüzzaman Said Nursi örneğinde olduğu gibi sivil liderlerin gönüllü alaylar teşkil ederek harbe katıldıkları  bilinmektedir.  Uzun soluklu harplerin askerle değil, halk ile kazanıldığı gerçeğinden hareket edersek bu katkıları küçümseyemeyiz.

3-Enver Paşa’nın Sarıkamış’taki rolü nedir? Enver Paşa’nın aldığı kararın hala sorgulanmasının nedeni nedir?

Enver Paşa Başkomutan Vekilidir. Ve harbin sorumluluğu onun üzerindedir. Ortaya koyduğu hedefe ulaşamamıştır. Ancak O’nun cihan harbinde gösterdiği insan üstü çabayı bütünüyle ortadan kaldıracak düzeyde değildi. Türkiye’de günlük siyasetin hala yakın tarih üzerinden üretilmesi,  Enver Paşa ile ilgili tartışmaları etkilemektedir. Daha açık bir ifade ile tarihe bakışın normalleşmesi, milli mücadele sonrasında üretilen tek adam söylemini sarsacak bir gelişme olarak görülmektedir. Bunun önüne geçmek isteyen çevreler Enver Paşa’yı 1922 mantığı ile sorgulamaya devam etmektedirler.

4-Sarıkamış Harekâtı sırasında yaşananlar hala gölgelidir, belirsizdir; ayrıntılar azdır. Neden?

Tarihe tarafsız bakmayı öğrenemedik. Totaliter nizamlar, genç nesiller için ideal bir tarih üretirler. Sistemin bir tek lideri, bir tek kurtarıcısı vardır. Bu imajı sarsacak bütün bilgi ve belgeler kozmik odalarda saklanır. Devlet nasıl düşüneceğimizi, nasıl giyineceğimizi, ne yiyeceğimizi bize öğretir durur. Türkiye’de en son normalleşme, tarih yazımında ya da tarihi belgelere ulaşmada yaşanacaktır sanırım. Bu tarihin uzak olmamasını temenni ederim.

5-Sarıkamış bu yönüyle (verdiği mücadeleyle) kültürümüzde nasıl bir yere oturmuştur?

Doğru değerlendirmeler yapılabildiği ölçüde tarihi kökenleri canlı bir millet olma adına çok sayıda değerin farkına varmak mümkündür. Bana göre bu millet-i İslamiye’nin bu vatanın toprağı, havası kadar bir ve birbirinin aynı olduğu asıl felaket günlerinde öğrenilir.  Sarıkamış bu felaketlerden biridir. Bu genel değerlendirmeden ayrı olarak, Sarıkamış taarruzu ile başlayan süreçte Enver Paşa, Kafkas milletlerini hala özgürlük ve İslamiyet aşkı ile diri tutan bir ruhu ateşlemiştir diyebiliriz.

6- Gençlere, çocuklara tarihi sevdirmenin ve anlatmanın en güzel yollarından biri onlara destansı kahramanlıklardan bahsetmektir. Tarih kitaplarında Çanakkale kadar Sarıkamış’ı göremiyoruz. Hatta Çanakkale’ye geziler düzenlenir, anma törenlerine geniş yer verilir ancak Sarıkamış bu kadar gündemde değil. Sizce nedeni ne? Bunu nasıl değiştirebiliriz?

Sarıkamış büyük bir felaket olarak tanımlanmıştır. İnsanlarda felaket ve musibet günlerini unutma eğilimi vardır. Öncelikle Çanakkale ile Sarıkamış arasındaki benzerliğe dikkat çekmek gerekir. Bana göre Çanakkale zaferinin bariz vasfı, Osmanlı askerî taktik ve teknolojisinin harikaları değildir. Belki en olumsuz şartlarda iman ve inançla vatanlarını savunmak isteyen insanların gösterdiği adeta destanlaşmış bir sabır ve fedakarlıktır. Bu açıdan bakıldığında Sarıkamış ile Çanakkale arasında bir fark göremezsiniz. Biz millet olarak kardeşlik dersini tarihin acı ve felaket günlerinden okur öğreniriz. Tarihe  kurtarıcı üretmek için değil bu dersi okumak için bakmayı başarabildiğimiz zaman Sarıkamış ile ilgili olumsuzlukların değişebileceğini düşünüyorum

7-Karadeniz’de her evden bir şehit çıktığı söyleniyor. Karadeniz’in bu mücadeledeki yerini nasıl değerlendirebiliriz?

Harbe katılan X. Kolordu, bu bölgeden toplandı ve ikmal edildi. Hastalık, savaş ve kış şartları askerleri eritti. Halkın cephedeki askeri ikmal için katlandığı zorluklar, cephede savaşmaktan daha kolay değildi. Başta dediğim gibi uzun soluklu harpler askerle değil, halk ile kazanılır.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.