‘Sanal ümmet’in ‘helal internet’i

İnternetin faydaları saymakla bitmez, malum. Ama mübarek öyle bir şey ki, yuva da yapıyor, yuva da yıkıyor.

Halime Kökçe'nin haberi: 

Örnek çok mu uç oldu? Yoo, değil. Bununla ilgili bir istatistik bile var, ama konumuz internetin boşanma ya da evlenme oranlarındaki yüzdesi değil.

İlk kez geçtiğimiz (2011) Ramazan ayında haberdar olduğumuz Salam World…

Ne mi Salam Word? Teşbihte hata olmaz, Facebook’un daha gelişmişi ve İslamisi.

Yapıcıları Salam World’ü “helal ilkelerle çalışan zararsız içerik” olarak tanımlıyor (Halal Principles-Harmless Content).

Alt yapı çalışması çok iyi yapılmış, belli. 30 Müslüman ülke dolaşmışlar ve bu ülkelerin yöneticileriyle ve sivil toplumuyla görüşmeler yapmışlar. Yönetim kurulunda 17 ülkeden temsilci var.

Dünya Müslüman nüfusunun internet kullanıcısı profili yaş, cinsiyet ve eğitim durumu gibi değişkenleriyle birlikte araştırılmış, piyasa şartları iyi hesaplanmış, kar zarar endeksi çıkarılmış, sonucun her şekilde kazan kazan olacağına hükmedilmiş ve böylece projelendirilmiş bir internet iletişim ağı Salam World.

Kısaca “helal internet” de diyebileceğimiz bu uluslararası sosyal network ilk uluslararası toplantısını 13 Şubat Pazartesi akşamı Çırağan’da yaptı. Kırk ülkeden davetlinin katıldığı toplantıda uzun uzun böyle bir sosyal iletişim ağına neden ihtiyaç olduğu, mevcut sosyal ağlardan farkının ne olacağı, hedef kitlenin ne olduğu ve Müslüman kullanıcıların mevcut alışkanlıklarını değiştirmeleri için Salam World’ün onlara ne vaat ettiğini anlattı, Salam’ın yönetim kurulu üyeleri.

Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde ofislerini açmışlar ve dört koldan çalışıyorlar. ‘Hayırlısıyla’ önümüzdeki Ramazan ayında dünya Müslümanlarının, nasıl ki ‘İslami bankaları’ var ‘İslami internetleri’ de olacak.

Biraz kinayeli oldu değil mi? Olsun zaten. Yola çıkılan amaç, söylem ve yürüyüşü itibariyle hemen baş tacı edebilir miyiz böyle bir şeyi, şüpheli. Buradaki şüphe, helal haram ayrımındaki gibi İslami-imani bir şüphe değil şüphesiz ama Yönetim Kurulu Başkanı Rusya Federasyonu’ndan Abdul-Vakhed Niyazov’un Salam Word’ü neden kurma ihtiyacı duyduklarını izah ederken sarfettiği şu söyler, bende uyanan şüphenin nedenlerinden biri:

“İslami bankacılık da ilk kurulduğunda çok eleştirilmişti, bugün 1 trilyonu aşan ciroları var”

Elbette bu işin fizibiletisini çıkaracaklar, bunda tuhaflık yok. Haram de değil. Ama böyle hesaplarla yola çıkılınca “helal paketleme” PR çalışmasının bir parçası oluyor. İşin özü bu.

Yine bir yerde Financial Times’ın “helal sektörünün hacmi 2.3 milyar dolara ulaştı” haberine atıfta bulunuyor, Salamcılar.

Öte yandan aşırı doz “ümmet vurgusu”, birlik çağrısı, “Huzur İslam’dadır”ın internet versiyonu laflar, daha işin başında haksız rekabet kokuyor. Tüketici kitle elde var bir. Görmek istemediğiniz haram içeriklerden arındırılmış, güvenli, ‘helal internet’; her Müslüman’ın ihtiyacı!

Üstelik ümmeti aynı ağda buluşturmak, aynı ülkü etrafında birleştirmek, Müslümanlığın küresel imajını değiştirmek, bütün insanlığı tehdit eden selam, barış ve esenliğin kaybolmasına karşı bir ilaç olmak (sanal da olsa!) gibi misyonları da varmış Salam World’ün.

Nasıl rekabetçi kılarız diye düşünülen bir şeye aynı zamanda böyle yüce misyonlar yüklemek rasyonel gözükmüyor ama ürünün satış ve pazarlaması için tüm bu değerler birer birer, helal helal paketlenince iş değişiyor.

Dualarınız kabul, internetiniz helal olsun.

Rotahaber

Güncel Haberleri