"Britanya'da, Haçlıları barbar ve bağnaz savaş kışkırtıcıları olarak aşağılama ve Sarazenleri şövalyelik timsali olarak övme konusunda uzun bir gelenek vardır. Nitekim, şövalyeliğin Müslüman Doğu'da ortaya çıktığına yaygın olarak inanılmaktadır. Müslüman şövalyeliğinin en mükemmel örneği ise elbette 12. yüzyıldaki Eyyûbî Sultanı Salahaddîn'dir."
(İngiliz tarihçi Robert Irwin)
Alman İmparator II. Wilhelm, 1898 yılında 25 günlük Kudüs gezisi programında tarihî bir ziyaret için Şam’a geldi. Şehre gelişinin ikinci gününde İmparator, bir zamanlar adı tüm dünyada yankılanan büyük komutan Salahaddîn Eyyûbî’nin türbesinin yer aldığı Emevî Camii’ne gitti.
Salahaddîn Eyyûbî Türbesi
Ziyareti hatırasına caminin haziresindeki türbeyi restore ettirip, mermer bir sanduka yaptıran Kayser, türbenin önünde saygıyla durdu. Sonra, Salahaddîn Eyyûbî’nin sandukasına üzerine som bronzdan üretilip altın kaplanan ve ortasında haç bulunan bir çelenk bıraktı.
Türbenin içindeki ilk kabir, Salahaddîn'in gerçek mezarıdır. Yanındaki mermer sanduka, Alman İmparatoru İkinci Wilhelm tarafından hediye edilmiştir. (Daha sonra üçüncü bir sanduka eklenmiştir, o da 2013'te öldürülen Saîd Ramazan el-Bûtî'ye aittir.)
74 cm çapındaki süslemeli çelengin üzerinde kabartma Arapça bir yazı bulunmaktadır ve bu yazı şu şekilde tercüme edilmektedir:
“Bu çelenk, Almanya İmparatoru II. Wilhelm tarafından, Şam’daki Sultan Salahaddîn türbesine gerçekleştirdiği ziyaretin anısına takdim edilmiştir (Hicri 1315 / Miladi 1898).”
Çelenk yıllarca türbenin üzerinde parıldadı; bu, Avrupa’nın yüzyıllar önce krallarını hayrete düşüren o İslâm simgesiyle karşılaşma anının bir nişanesiydi.
Ancak, 1916’da Büyük Arap İsyanı’nın patlak vermesi ve 1 Ekim 1918’de, İngilizler ve onların desteklediği Şerif Hüseyin’in oğlu Emir Faysal’ın kuvvetlerinin —Arabistanlı Lawrence’ın da eşlik ettiği— Şam’ı ele geçirmesiyle Ortadoğu’daki 4 asırlık Osmanlı hâkimiyeti de çözülmeye başlıyordu...
Şehrin düşüşünden hemen sonra, İngiliz askeri araçları ve Şerif Hüseyin'in oğlu Emir Faysal komutasındaki Arap atlı birlikleri Şam sokaklarında, 1 Ekim 1918.
Şam’ın düşüşüyle birlikte, beklenmedik bir gelişme de yaşandı.
Lawrence bizzat türbeye girdi ve bronz çelengi elleriyle inceledi. Hatta çelengin kendisine Kral I. Faysal tarafından armağan edildiğini söyledi.
Arabistanlı Lawrence (oturan, soldan 2.), Emir Faysal (oturan, soldan 3.) ve İngiliz subaylarla birlikte.
Ardından çelengi Londra’ya götürdü ve İmparatorluk Savaş Müzesi’ne (Imperial War Museum) bağışladı. Teslimat notuna ise şu ifadeleri yazmayı ihmal etmedi:
“Çünkü Salahaddîn’in artık buna ihtiyacı yok.”
Çelenk, asıl sahibinin türbesinden çok uzakta, günümüze dek orada muhafaza edilmektedir.
Bu çelengin hikâyesi sadece bir parça altınla ilgili değildir; o, köklü bir tarihin simgesi ve bir asrı aşkın süredir cevabı aranan bir sorudur:
Salahaddîn’in çelengi ne zaman Şam’a dönecek?
ÇELENGİN DETAYLARI
gzt