Kızıl Îcâz Dersleri-45

Said ÖZADALI

Kaziyyeler İki Kısımdır: Şartiyye ve Hamliyye

Bir önceki derste, doğru veya yanlış diye değerlendirilebilen hükmün “kaziyye” yahut “haber” adını aldığını gördük. Süllem şimdi kaziyyeleri, hükmün kuruluş biçimine göre iki ana sınıfa ayırıyor: Şartlı kaziyye ve yüklemli kaziyye.

1. Süllem’in asıl metni

Onlarda ise durumlar
iki türdür: koşullu ve yüklemsel. İkincisi...

Okunuşu: Sümme’l-kazâyâ indehum kısmâni / Şartiyyetün hamliyyetün fe’s-sânî.

Yaklaşık mânası: Sonra kaziyyeler, mantıkçılara göre iki kısımdır: Şartiyye ve hamliyye. Bunlardan ikincisi, açıklamada öne alınacaktır.

“Mantıkçılara göre” kaydı, burada bir ıstılah taksimi yapıldığını gösterir. İsimler üzerinde tartışmaktan ziyade, iki hüküm yapısının nasıl ayrıldığını anlamak gerekir.

  • Hamliyye (yüklemli kaziyye): Bir konuya bir yüklemin verildiği veya ondan kaldırıldığı hükümdür: “İnsan canlıdır”, “Taş canlı değildir” gibi.
  • Şartiyye (şartlı kaziyye): İki hüküm cümlesi arasında bitişme yahut ayrılma ilişkisi kurar: “Güneş doğarsa gündüz olur” veya “Sayı ya tektir ya çifttir” gibi.

2. Bediüzzaman’ın Kızıl Îcâz haşiyeleri

Bediüzzaman, bu iki kısmın yalnız bir tasnif olmadığını; kıyasların kuruluşunda iki ayrı temel vazifesi gördüğünü belirtir. Hamliyye, yüklemli kıyasların; şartiyye ise şartlı ve istisnalı istidlallerin dayanağıdır. Böylece kaziyye çeşitlerini bilmek, ileride delillerin nasıl kurulduğunu anlamaya hazırlık olur.

Şartiyye kaziyyede hüküm, iki taraf arasındaki bağ üzerindedir. Muttasılada iki hüküm arasında beraberlik ve bitişme; munfasılada ise ayrılma ve birbirinden uzaklaşma hükme konu olur. Bu münasebet bazen zorunlu bir bağa, bazen de yalnız gerçekleşmiş bir beraberliğe dayanabilir. Şimdilik önemli olan, şartiyyenin iki tamamlanmış hüküm arasında yeni bir nisbet kurduğunu görmektir.

Hamliyye kaziyyede ise hüküm, mahmulün mevzuya nisbetiyle kurulur. “İnsan canlıdır” derken “canlı” hükmünü “insan” mevzuuna yüklüyoruz. Bu bağ bazen konu ile yüklemin aynı kaplama gelmesi, bazen de birinin diğerinden daha genel olup onu içine alması şeklindedir. Olumsuz hamliyyede bu nisbet kaldırılır: “Taş canlı değildir.”

Beyitte önce şartiyye anıldığı hâlde açıklamada hamliyyenin öne alınması mânidardır. Çünkü hamliyye, şartiyyenin taraflarını meydana getiren daha temel hüküm biçimidir. “Güneş doğarsa gündüz olur” sözünün her iki tarafı da kendi başına birer hamliyye cümlesidir. Parçayı anlamak, parçaların birleşmesinden doğan şartlı yapıyı anlamayı kolaylaştırır.

Haşiyenin devamında Üstad, mânanın her zaman gramer kalıbıyla aynı görünmeyebileceğine dikkat çeker. Şartlı bir mâna yüklemli cümle elbisesinde, küllî bir hüküm cüz’î görünüşte veya bir kaziyye sıfat ve kayıt içinde saklı bulunabilir. Mantıkçı, yalnız dış şekle bakmaz; cümlenin gerçekten hangi hükmü taşıdığını araştırır.

3. Molla Abdülmecid’in izahı

Molla Abdülmecid, şartiyyenin iki tarafı arasındaki hükmü iki şekilde açıklar. Muttasıla kaziyyede iki taraf arasında yakınlık ve bağlantı; munfasılada ise ayrılık ve uzaklık nisbeti kurulur. Bağlantı zorunlu olabileceği gibi, tarafların tesadüfen beraber gerçekleşmesi biçiminde de olabilir. Bu ayrıntılar ileriki derslerde ayrıca ele alınacaktır.

Hamliyye kaziyyede ise hüküm, yüklemin konu için sabit olması veya ondan nefyedilmesidir. Mevzu ile mahmul kaplam bakımından eşitse birlik yönü; biri diğerinden daha genişse içine alma yönü öne çıkar. “İnsan düşünen canlıdır” hükmü olumlu, “İnsan taş değildir” hükmü olumsuz hamliyyeye örnektir.

Şerh, “ikincisi” denilen hamliyyenin önce açıklanacağını da teyit eder. Çünkü hamliyye şartiyyenin bir parçası olabildiğinden, öğretimde öncelik daha temel olana verilir.

4. Şekil ile hükmü birbirinden ayırmak

Bir cümlenin içinde “eğer” kelimesinin bulunması onu mutlaka mantık bakımından gerçek bir şartiyye yapmayabilir; aynı şekilde tek bir yüklemli cümle görünüşü, içinde başka hükümler taşımadığı anlamına gelmez. Asıl ölçü, hükmün hangi taraflar arasında kurulduğudur.

  • “Ali çalışkandır.” Mevzu ile mahmul arasında hüküm kurduğu için hamliyyedir.
  • “Ali çalışırsa başarılı olur.” İki hüküm arasında bağlantı kurduğu için muttasıla şartiyyedir.
  • “Bu sayı ya tektir ya çifttir.” İki hüküm arasında ayrılma kurduğu için munfasıla şartiyyedir.

Bu ayrım, kelimelerin dış görünüşünden mânanın mantıkî yapısına geçmeyi öğretir.

5. İhsan Kasım es-Sâlihî hakkında tahkik notu

Esas nüshada İhsan Kasım es-Sâlihî’nin neşir ve düzenleme emeği bulunmakla birlikte, bugünkü beyit üzerinde ona açıkça nispet edilmiş müstakil bir açıklama tespit edilmemiştir. Bu sebeple kendisine ayrıca bir görüş isnat edilmemiştir.

6. Risale-i Nur bağlantıları

Risale-i Nur’da hakikatler bazen doğrudan bir hükümle, bazen de şart ile netice arasındaki bağ gösterilerek anlatılır. “İnsan acizdir” yüklemli bir hükümdür. “İnsan aczini anlarsa kudret-i İlâhiyeye dayanır” biçimindeki ifade ise iki hüküm arasında bir bağ kurar. Bu bağı görmek, metindeki delil hareketini takip etmeye yardım eder.

Temsillerde de çoğu zaman birden fazla kaziyye birbirine bağlanır: Önce temsil âlemindeki hüküm kurulur, ardından onun hakikate bakan neticesi gösterilir. Okuyucu yalnız cümleleri değil, cümleler arasındaki münasebeti de takip ettiğinde istidlalin iskeletini daha iyi görür.

Bu bölüm, Kızıl Îcâz’daki mantık ölçülerinden hareketle kurulmuş bir okuma bağlantısıdır; Risale-i Nur’dan doğrudan alıntı değildir.

7. Günlük tatbik

Bugün konuşmamızdan veya okuduğumuz bir yazıdan üç hüküm seçelim:

  1. Tek bir mevzu ile mahmul arasında mı hüküm kuruluyor?
  2. Yoksa iki ayrı hüküm arasında bir bağlantı veya ayrılık mı bildiriliyor?
  3. Cümlenin dış şekliyle mantıkî yapısı aynı mı?
  4. Kurulan bağ zorunlu mu, yoksa yalnız birlikte gerçekleşmiş iki hâle mi dayanıyor?

“Müşteri memnundur” bir hamliyye hükmüdür. “Hizmet dikkatli olursa müşteri memnun olur” ise iki hükmü birbirine bağlayan şartiyyedir. Fakat iki olayın art arda gelmesi, aralarında mutlaka zorunlu sebep bağı bulunduğunu göstermez. Mantık, hükmü kurmak kadar bağın derecesini de araştırmayı öğretir.

Netice

Kaziyyeler hükmün kuruluşuna göre hamliyye ve şartiyye olmak üzere ikiye ayrılır. Hamliyye, bir yüklemi konuya verir veya ondan kaldırır. Şartiyye ise iki hüküm arasında bitişme yahut ayrılma nisbeti kurar. Hamliyye, şartiyyenin taraflarında da bulunduğu için öğretimde önce açıklanır. Bu ayrım, cümlelerin yalnız dil kalıbını değil, taşıdığı hüküm yapısını okumayı sağlar.

Bir sonraki derste hamliyye kaziyyelerin şahsiyye ve külliyye kısımlarına, külliyyenin de mahsûra ve mühmele oluşuna geçeceğiz.

Kaynak ve tahkik notu: Abdurrahman el-Ahdarî, es-Süllemü’l-Münevrak, kaziyyelerin iki kısmına dair beyit; Bediüzzaman Said Nursî, Kızıl Îcâz haşiyeleri; Molla Abdülmecid Nursî’nin izahı, İhsan Kasım es-Sâlihî’nin düzenlediği esas Arapça nüsha, basılı s. 197-198 (PDF s. 45-46). Beyit esas nüshayla karşılaştırılmış; haşiye ve izahlar doğrudan uzun alıntı yerine mânaca aktarılmıştır.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.