Ruhi Özcan: İstihbarata göre öğrencilerin yüzde 80'i Risale-i Nur ile İslam'ı seçiyor

Ruhî Özcan, Nur Medreselerine de gidiyor, oralarda Risaleleri okuyor ve anlatıyordu. Bir gün niçin oralara gittiğini sorduk.

Prof. Dr. Faruk Beşer, genç yaşta vefat eden hocası Doç. Dr. Ruhi Özcan'a zamanında Risale-i Nur medreselerine niçin gittiğini sorduğunu söyledi. Özcan'ın verdiği cevap ise Risale-i Nur etkisini bir kez daha gösterdi.

Prof. Faruk Beşer'in hatıralarının yer aldığı "Bir Tel Kopar" kitabında ilgili bölüm şöyle:

“Ruhî Özcan, Nur Medreselerine de gidiyor, oralarda Risaleleri okuyor ve anlatıyordu. Bir gün niçin oralara gittiğini sorduk. Ruhi Özcan, "İslam'a davette Risale-i Nur'un etkisini küçümsememek lazım. 1960'lı yıllarda istihbarat, Milli Eğitimde bir araştırma yaptırmıştı. İslam'ı seçen gençlerin bu seçimini etkileyen şeyler nelerdir diye. Sonuç, İslam'ı seçen öğrencilerin yüzde sekseninin Risale-i Nur yoluyla seçtiğini ortaya koymuştu" dedi.

RUHİ ÖZCAN KİMDİR?

Fıkıh alanındaki çalışmalarıyla tanınan son dönem âlimlerinden Doç. Dr. Ruhi Özcan 4 Ocak 1945 tarihinde Çanakkale’nin Bayramiç kazasına bağlı Pınarbaşı köyünde doğdu. Ailesi, Lofça’dan Türkiye’ye göç eden ve Abdülahadoğlu lakabıyla anılan bir sülâledendir. İlk öğrenimini Edremit’te, orta öğrenimini İstanbul İmam-Hatip Okulu’nda tamamladı (1963). 1967’de Bağdat Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Bu üniversitenin İslâm Araştırmaları Enstitüsü’nde İslâm hukuku dalında yüksek lisans yaptı (1972). Irak’ta öğrenciliği sırasında Bağdat’ta Medînetüsselâm’daki Zeydân Camii’nde imamlık, Irak Radyo ve Televizyon Kurumu’nda tercümanlık, spikerlik ve redaktörlük görevlerinde bulundu. Ocak 1973’te Türkiye’ye döndü. Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsü’nde kısa bir süre Arapça ve fıkıh hocalığının ardından Haziran 1973’te Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi’ne İslâm hukuku asistanı oldu. İslâm Hukuku’nda Karı-Koca Mükellefiyeti (Nafaka) adlı çalışmasıyla doktor (1976), İslâm Hukuku’nda Hısımlık Nafakası adlı teziyle doçent (1981) unvanını aldı. İslâmî İlimler Fakültesi’nin İlâhiyat Fakültesi’ne dönüştürülmesinden sonra (1982) bu kurumdaki görevine devam etti.

Temmuz 1985’te Suudi Arabistan’da İmam Muhammed b. Suûd İslâm Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Türkiye’de geçirdiği tatilinin ardından Suudi Arabistan’a dönerken 17 Ağustos 1986 tarihinde meydana gelen trafik kazasında eşi ve büyük oğlu ile birlikte öldü, Edremit Mezarlığı’na defnedildi. İsmi daha sonra Edremit’te bir özel liseye verildi.

Necip Fazıl Kısakürek ve Nurettin Topçu gibi düşünce adamlarının Ruhi Özcan üzerinde büyük etkisi olmuştur. İlmî toplantılarda Arapça’ya olan hâkimiyetiyle dikkat çeken Özcan özellikle İslâm hukuku sahasında kendini yetiştirmiştir. Abdülkerîm Zeydân ve Selâhaddin en-Nâhî’nin onun hocaları arasında ayrı bir yeri vardır. Sahip olduğu zengin kütüphaneyi evinde öğrencilerin ve araştırmacıların istifadesine sunmuş ve Erzurum’da bulunduğu yıllarda kütüphanesi önemli bir boşluğu doldurmuştur. Erzurum’da üniversite camisindeki hutbe ve vaazları ile yurdun çeşitli yerlerinde verdiği konferanslar onun eğitimciliğinin bir diğer yönüdür. Ruhi Özcan’ın Hanefî fıkhının ana kaynaklarının bir araya getirilmesi, Türkçe’ye çevrilmesi ve yorumlanması konusunda yaptığı plan ve hazırladığı program erken ölümü sebebiyle gerçekleştirilememiştir. (İslam Ansiklopedisi)

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Nur Talebeleri Haberleri