1995 yılında İstanbul’da Murat Tamimdar’ın (Tatar Murat'ın), Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin yakın talebelerinden Mustafa Sungur ağabey ile tanışması, tarihi bir sürecin başlangıcı oldu. Mustafa Sungur ağabey, o dönem 19 yaşında olan Murat Tamimdar’a, Risale-i Nurları Rusçaya tercüme etmeye başlamasını teklif etti.
Mustafa Sungur ağabeyin duaları ve manevi desteğiyle Tamimdar, tercüme faaliyetlerinde büyük bir muvaffakiyet elde etti. Tamimdar’ın ilk matbu tercümesi, Said Nursi’nin Küçük Sözler (Rusça: Краткие Слова) adlı eseri oldu. Bu kitap, tam 30 yıl önce, 1996 yılının Ocak ayı başında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Göytürk matbaasında neşredildi.
Bediüzzaman Said Nursi’nin Küçük Sözler kitabının Rusça olarak Bakü’de yayımlanması, onun mirasının Sovyet sonrası coğrafyada yayılmasında bir dönüm noktası teşkil eder. Bu hadise, Türk mütefekkirinin metinlerine erişim kapısını aralamış ve Rus dilli okurlarını Risale-i Nurlarla tanıştırmıştı.
TARİHSEL BAĞLAM: GÖYTÜRK MATBAASI
1990’lı yılların ortasında Bakü, İslami aydınlanmanın önemli bir merkezi haline gelmişti. Göytürk matbaası, Risale-i Nur Külliyatı’nın Rusçadaki ilk çevirilerinden birini basarak bu süreçte büyük bir rol oynadı.
(Bakü'de Ocak 1996 yılında Murat Tamimdar ve elinde Bakü'de Rusça ve Azerice basılan Küçük Sözler kitapları.)
1996 yılının Ocak ayı, bu ilk adımın meyvesi olan Küçük Sözler’in çıkışına tanıklık etti. Bu yayın, genç mütercim Murat Tamimdar’ın titiz ve özverili çalışmasının bir ürünüydü. Mütercim, Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınmış orijinal metindeki derin felsefi ve manevi manaları, Rusçanın imkanlarıyla ifade etmeye gayret etti. İnternetin henüz bulunmadığı o yıllarda, genç tercümanın, kelimelerin en doğru karşılıklarını bulabilmek için hacimli Rusça ve Türkçe sözlükler başında ne kadar büyük bir mesai ve emek harcadığını vurgulamak gerekir.
TERMİNOLOJİK TEMELLERİN ATILMASI
Bu ilk tercüme, Rusça Risale-i Nur için terminolojik standartları belirlemesi açısından büyük bir öneme sahipti. Said Nursi’nin metinleri derin kavramlarla doludur. 1996 Bakü baskısı, ilahiyat terimlerinin Rusça karşılıkları için bir model sunmuş ve bu terimler sonraki çevirilerde de esas alınmıştır.
(Mustafa Sungur ağabey 2001 yılında Tataristan başkenti Kazan ziyaretinde. Arka planda meşhur Kul Şerif camii daha inşaat halinde.)
YAYILMA COĞRAFYASI VE KİTLESEL BASKILAR
Küçük Sözler’in Bakü’deki başarısı bir domino etkisi yaptı. Sovyetlerden sonra kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri arasındaki dil bariyerinin olmaması sayesinde (herkes Rusça biliyordu) bu tercümeler hızla yayıldı:
• Rusya’da: Kazan (Tataristan başkenti), Moskova, St. Petersburg ve Novosibirsk gibi şehirlerde büyük tirajlarla basıldı.
• Orta Asyada: Kazakistan (Almatı) ve Kırgızistan (Bişkek), bu kitapların basım ve dağıtım merkezleri oldu.
• Diğer Bölgelerde: Ukrayna ve Belarus’taki Müslüman topluluklar, bu eserleri eğitim ve irşat faaliyetlerinde kullandılar. Ayrıca bu Rusça eserler Türkiye’de; İstanbul ve Ankara’da da defalarca basıldı.
Aslında 1996 Bakü tercümesi, orijinal metnin anlam yapısını muhafaza eden bir "ana kalıp" vazifesi görerek sonraki tüm baskı ve çevirilerin zeminini oluşturmuştur.
(Tataristan başkenti Kazan'da 2005 yılında ilk Rusça basılan Asa-yı Musa kitabı.)
AİHM KARARINDAKİ ROLÜ (2018 KARARI)
Rusça tercümelerin en dikkat çekici hukuki sonuçlarından biri, Risale-i Nur eserlerinin AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) nezdindeki savunmasında görüldü. Rusya’da bu kitapların "aşırılıkçı" ilan edilmesine yönelik davalar açıldığında, bu çevirilerin orijinalliği ve bilimsel niteliği savunmanın temel dayanakları oldu.
2018 yılında AİHM, verdiği kararla Said Nursi ve Nur talebelerinin lehine bir tutum sergiledi. Mahkeme, Rus mahkemelerinin bu tercümelerin toplum için bir tehdit oluşturduğuna dair hiçbir somut delil sunamadığına hükmetti. Böylece, 30 yıl önce Bakü matbaasında mütevazı bir tirajla başlayan bu yolculuk, Avrupa’nın en yüksek yargı merciinde uluslararası bir haklılık ve tanınma ile taçlanmış oldu.
(Kırgızistan başkenti Bişkek'te 2024 yılında basılan Rusça Lem'alar kitabı. Bişkek'te Risale-i Nur Külliyatı'ndan ilk basılan bu kitaptan sonra sırayla başka kitaplar da baskıya girdi.)