Risale-i Nur’da kavram çalışması

Afife ARTIK

Risale-i Nur’un kavramlarının taranması ve çalışılmasındaki maksat Risale-i Nurun hayata hâkim olmasının yolunu açmaktır.

Mevcut durumumuza biraz dikkat ve insaf ile bakacak olursak Risale-i Nurların sadece okunmasının yetmemiş olduğunu, hayatımızın fert ve toplum bazında Risale-i Nur’a münasib bir ruh ile yaşanmıyor olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bunun aksini iddia edenlerin delilleri ile ispat etmeleri gerekmektedir. (Müstesna birkaç fert bulunması toplumsal dönüşüm için kâfi olmamaktadır.)

Risale-i Nur’dan kavramlar taranırken aynı anda izlenmesi gereken iki yöntem vardır. Bunlardan birincisi o kavramı direk olarak Risale-i Nur’un içinde bulmak. Yani; kelime olarak o kavram nerelerde geçiyor ise onu çıkartmak.

İkinci yöntem ise; mana taraması yapmaktır ki bu elbette daha ince bir işçilik gerektirir. Üzerinde çalıştığımız kavram Risale-i Nur’un bir parçasında doğrudan doğruya kelime olarak geçmemekle beraber mana olarak işleniyor olabilir. Bu durumda kavramın ifade ettiği manaya hâkim veya vâkıf olan kişi mana olarak Risale-i Nur’da kavramın nerelerde geçtiğini bulur.

Buraya kadar bahsettiğimiz çalışma “cem” yani toplama aşamasıdır.

Bir kavramı Risale-i Nur’dan çalışırken yapılacak ikinci çalışma ise “tasnif” çalışmasıdır. Kavramla alakalı toplanan yerleri alt başlıklarda sınıflandırmaktır. Çalışmacı arzusuna ve kabiliyetine ve çalışma tarzına göre birinci aşama olan cem çalışmasını yaparken ikinci aşamaya kolaylık olması bakımından tasnife dair notlar da alabilir. Veya iki çalışmayı bir arada yürütebilir.

Risale-i Nur ile ilgili ilmî çalışmalar bu zamana kadar zayıf kalmıştır. Bu durumun irademizde olmayan dış etkenleri ile beraber Nur talebelerinin kendi tarz ve üslublarını Risale-i Nur’un kendisine mâl etme çabaları gibi içerden kaynaklanan sebebleri de vardır. Bu çaba Risale-i Nur’un içtimai hayata hâkimiyetine set çekmektedir. Ne yazık ki bazı kalıpları koruma sevdası bir kısım dar nazarlıları doğru zannı ile yanlış yapmaya sevk etmiştir. Koruma çabası kısırlaştırmayı netice vermiştir. Şimdi bu derin konuyu analiz etmeyeceğiz. Pek çok kişinin henüz fark bile etmediği veya fark etmemekte direndiği bir meseledir.

Bu gibi ilmi çalışmalar hem ferdin Risale-i Nur’a vukufiyetini güçlendirir hem de ilgi duyduğu konuda Risale-i Nur ne gibi hükümler vaz’ ettiğini öğrenmekle Kur’an’a, imana uygun bir düşünce tarzı kazanmak ve geliştirmeyi netice verir. Bir ilim dalı ile ilgili kanunların ve düsturların imanî bir nazarla nasıl vaz’ edilebileceğini gösterir.

Bu gibi çalışmaları Risale-i Nur’un geniş dairesi içinde sadece bir meşrebe has görmek ve sanki olması gereken hizmet tarzına aykırı imiş gibi telakki etmek Risale-i Nur’un ferdî ve içtimaî hayattaki tecdid vazifesini idrak etmemenin bir tezahüründen başka nedir ki?

İlmi birinci sırada tutan ve insanın dünyaya gönderilme gayesini taallüm ile tekemmül olarak tanımlayan Risale-i Nur’u sofîmeşrep, tahkik ve ilimden uzak ve âdeta düşünmeye küs bir kalıba hapsetmek Risale-i Nur’a karşı (en hafif ifadesi ile) hürmetsizlik olmaz mı?

İlme âşık, Risale-i Nur’a müştak olan talebelerin Risale-i Nur’un ferdî ve içtimaî hayatta hükümrân olmasının yollarını açacak verimli çalışmalara şevk ve gayretlerinin uyanması duasıyla Allah’a emanet olunuz.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.