Ramazan Kurtoğlu Said Nursi'ye alçakça iftira attı

HaberTürk'teki canlı yayında bir çok kişinin eserini okuduğunu, bir çok kitap yazdığını hatırlatan Kurtoğlu, konu Said Nursi'ye gelince tam bir cahil kesildi

Ahmet Bilgi'nin haberi:

RİSALEHABER-Mehmet Akif Ersoy'un HaberTürk tv'de yönettiği "Nedir, Ne Değildir" programında Papa'nın Birleşik Arap Emirliklerini ziyareti konuşuldu. Dinler arası diyalog konusunun işlendiği bölümde İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ramazan Kurtoğlu, Bediüzzaman Said Nursi'ye büyük bir iftira attı.

Program sırasında bir çok kişinin eserini okuduğunu, bir çok kitap yazdığını sık sık hatırlatan Kurtoğlu, konu Said Nursi'ye gelince tam bir cehalet örneği sergiledi. Said Nursi'nin Vatikan'a mektup gönderdiğini, Türkiye'de ise dönemin Fener Patriği Athenagoras'ın elini öptüğü şeklinde alçakça bir iftirada bulundu.

İftira at sonra da "tartışmanın tarafı olmak istemiyorum" de!

Mehmet Akif Ersoy'un programında Emekli Büyükelçi Onur Öymen, Yazar Yusuf Kaplan, Dr. Ramazan Kurtoğlu ve Prof. Dr. İlter Turan yer aldı. 

Konu dinlerarası diyalog meselesine gelince Ersoy, FETÖ lideri Fetullah Gülen'in 1998 yılında Papayı ziyaret ettiğini ve daha sonra Zaman gazetesinde bir mektup yayınladığını hatırlattı.

Bunun üzerine söz alan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ramazan Kurtoğlu, önce Said Nursi ismini vermeden şu cümleleri kurdu:

"İsim sormayın zikretmeyeyim çünkü tartışmanın tarafı olmak istemiyorum. Terörist başı Fetullah Gülen'in yaptığı sadece daha önceki, 1950'lerde olmuşun tekrarıdır. Gülen nereden besleniyorsa o yapı Vatikan'a ilk defa Fetullah Gülen benzeri bir mektup yazmıştır. Ve Athenagoras'un Türkiye'de elini öpmüştür. Bunları bilmeden Fetullah Gülen'e gelemeyiz." 

"Bediüzzaman Said Nursi'den mi bahsediyorsunuz?"

Kurtoğlu, Ersoy'un "Merak ettik" şeklinde araya girmesine "aranınca bulunacağı" karşılığını verdi. O sırada internetten araştıran Ersoy, "Bediüzzaman Said Nursi'den mi bahsediyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

Bunun üzerine Kurtoğlu, "Elbette. İlk defa Vatikan'a mektup yazan Said Nursi'dir. Ve Athenagoras'la ilişki kuran da odur" dedi.

Kurtoğlu'ndan bugüne kadar kimsenin iddia etmediği alçak iftira

Bu konu geçmişte de bir çok defa gündeme gelmişti. En çok gündeme getirenler de güya araştıran, yazan ve okuyan insanlar. Ama en cahil iddiaları da bu tipler dile getiriyor. Kendisine sorulan bir çok soruya "araştırın, internete bakın" diye cevap veren Kurtoğlu, iddasına verilen cevapları görmezlikten geliyor.

Bir kere Said Nursi, Vatikan'a mektup değil, Allah'ın birliğini ve Peygamber Efendimizin (asm) peygamberliğini ispat eden eserlerinden bazı örnekler gönderdi. Ancak Ramazan Kurtoğlu, hem Said Nursi'nin mektup yazdığı yalanını uydurdu hem de Athenagoras'un elini öptüğü şeklinde bugüne kadar kimsenin iddia etmediği bir alçak iftirayı kustu.

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ'NİN PAPA'YA GÖNDERDİĞİ KİTAPLARDA NE VAR?

Bediüzzaman Said Nursi Züfikar adlı eserini Papa’ya göndermiş ve Vatikan’dan 22 Şubat 1951 tarihli teşekkür yazısı gelmişti.

Risale-i Nur’un çeşitli yerlerinde Zülfikâr-ı Mucizat, Zülfikar Mecmuası, Zülfikar-ı Mucizât-ı Kur’âniye Mecmuası gibi isimlerle anılan eser pek çok yerde ise Asâ-yı Mûsâ isimli risaleyle zikredilir ve her iki risalenin iman hakikatlerini ispat konusundaki önemi zikredilir.

Züfikar, başta Kur’an-ı Kerim’in pek çok açıdan mu’cize oluşunun ele alındığı 25. Söz ve Hz. Peygamber’in (asm) peygamberliğini ispat eden 19. Mektup risaleleri olmak üzere, aynı çerçevede Risale-i Nur’un çeşitli yerlerinde yer alan bölümlerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmıştır.

Ramazan Kurtoğlu, araştırır da bulamaz diye ilgili eserlerin linklerini veriyoruz:
25. Söz Mucizat-ı Kuraniye Risalesi
19. Mektup Risale-i Ahmediye Risalesi

Said Nursi'nin Fener Patriği Athenagoras ile görüşmesi

Bedîüzzaman Said Nursi 1953 yılının yaz aylarında, İstanbul Fener Patriği Athenagoras ile görüştü. O görüşmede yanında bir çok talebesi de vardı. Onlardan biri olan üniversiteli Ziya Arun şöyle anlatır:

Said Nursi, “Hristiyanlığın din-i hakikisi olan tevhid ve nübüvveti kabul ettiğiniz gibi, Hazret-i Muhammedi de (A.S.M) peygamber ve Kur’ân-ı Kerimi de Kitabullah olarak kabul ederseniz, ehl-i necat olacaksınız.” dedi.

Patrik Althenagoras cevabında: “Ben kabul ediyorum...” deyince Bedîüzzaman: “O halde siz bunu dünyanın diğer ruhanî reislerine de söylüyor musunuz?”

Patrik: “Söylüyorum, amma onlar kabul etmiyorlar.” diye cevab verdi.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (36)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Özel Haberleri