Raid Salah: Türkiye merkez olabilir

1948 Filistin İslami Hareketi lideri Raid Salah: Ben, Filistin, Ürdün ve Lübnan'ı Şam'ın bir parçası olarak görüyorum... Türkiye İslam ümmetinin gücünü birleştirecek bir merkez olabilir...

-"Bugün Şam'da bir devrim var. Bu devrim sadece Şam halkının değil Aksa'nın ve Kudüs'ün geleceğini de ilgilendiriyor''
 
1948 Filistin İslami Hareketi lideri Raid Salah, Filistin, Ürdün ve Lübnan'ı Şam'ın bir parçası olarak gördüğünü belirterek, "Bugün Şam'da bir devrim var. Bu devrim sadece Şam halkının değil Aksa'nın ve Kudüs'ün geleceğini de ilgilendiriyor" dedi.
 
İstanbul'da düzenlenen "Suriye Halkını Destekleyen İslam Ümmetinin Konferansı"na katılan Raid Salah, AA muhabirine Arap Baharı, İsrail'in Kudüs'teki uygulamaları ve Türkiye'nin bölgedeki rolüyle ilgili diğerlendirmelerde bulundu.
 
"İsrail'in El-Halil kentindeki İbrahim Mescidi ve Mescid-i Aksa'yı Yahudilerle Müslümanlar arasında paylaştırmaya çalıştığını ve bu taksimi gerçekleştirmek için de Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarının devam ettiğini" ifade eden Sabah, "İsrail'in nihai hedefi, Aksa'nın enkazı üzerinde Süleyman Mabedi'ni inşa etmek. Şu an  üzerinde çalıştığı bu paylaşım projesi söz konusu hedefin bir parçasıdır" dedi.
 
-"Desteği yeterli görmemiz söz konusu değil"-
 
İslam ve Arap dünyasının Filistin meselesine yönelik desteğini yeterli bulmadığını belirten Salah, "İsrail işgali bitinceye ve Kudüs bağımsız oluncaya kadar bu desteği yeterli görmemiz söz konusu değil. Çünkü Filistin meselesi, insani bir mesele olmaktan öte bir egemenlik meselesidir. İsrail Kudüs'ü Yahudileştirmeye çalışmaktadır ve İsrail var olduğu sürece de bu tehlike devam edecektir. Müslümanlardan istenen ise Kudüs'ün İsrail işgalinden kurtarılması için ellerinden geleni yapmalarıdır" şeklinde konuştu.
 
-"İsrail nabız ölçüyor"-
 
"Arap devrimlerinden sonra halkın nabzını ölçmek istiyor" diyen Salah, şunları söyledi:
 
"İsrail dolaylı yollardan 2012 yılının çok önemli bir yıl olacağını söylemeye çalışıyor. Bu sonucu İsrail istihbaratının yaptığı ve Aksa'ya çok büyük saldırıların olacağının açıklandığı rapordan çıkartabiliriz. İsrail bu raporla ve Siyonist liderlerin yapmış oldukları açıklamalarla Aksa'ya yönelik bazı saldırıların olacağı, bazı kısımlarının yıkılacağı ihtimalini yaymaya çalışıyor. Bu demek oluyor ki 2012 yılı Aksa için bazı sürprizlerin meydana geleceği önemli bir yıl olacak. Bu nedenle Arap Baharı'nın yaşandığı bütün ülkeler İsrail'e, Aksa'ya yapılacak en ufak bir saldırının İslam ümmetine yapılmış bir saldırı olarak algılanacağı ve o şekilde karşılık göreceği mesajını vermelidir.''   
 
Suriye halkının özgürlüğüne kavuşmasının Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüne kavuşması anlamına geldiğini vurgulayan Salah, şöyle devam etti:
 
"Ben, Filistin, Ürdün, Suriye ve Lübnan'ı Şam'ın bir parçası olarak görüyorum. Bugün Şam'da bir devrim var. Bu devrim sadece Şam halkının değil Aksa'nın ve Kudüs'ün de geleceğini ilgilendiriyor. Ben Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşmasının Şam'ın özgür olmasıyla, Aksa'nın özgürlüğüne kavuşmasının Emevi Camii'nin özgür olmasıyla başlayacağını biliyorum. Biliyorum ki, Suriyeli mülteciler evlerine döndüğünde Filistinli mülteciler de evlerine dönecekler."
 
-"Türkiye merkez olabilir"-
 
"Türkiye İslam ümmetinin gücünü birleştirecek bir merkez olabilir. Türkiye bu rolüyle hem Filistin meselesine destek verebilir hem de mutluluğu yayabilir" diyen Salah, "İslam medeniyeti tüm dünyaya mutluluğu sağlamada başarılı olmuştu. Biz de bu rolü yenileyerek sadece İslam dünyasına değil bütün insanlığa mutluluğu yaymak istiyoruz" ifadesini kullandı.
 
Türkiye'nin Filistin'deki emlak ve vakıf malları üzerinde diğer Arap ülkelerinden daha fazla hakkı bulunduğunu vurgulayan Salah, şunları kaydetti: 
 
"Türkiye 5 asır boyunca Filistin'in koruyuculuğunu yapmış bir ülkedir. Filistin'in vakıflarını belirlemiş, tanımlamış ve bu vakıfların sadece Filistin halkına değil bütün bir İslam ümmetine fayda sağlamasına çalışmıştır. Bütün bunlar Osmanlı hilafeti döneminde gerçekleşmiştir. Aksa'nın imarı II. Abdülhamit dönemine kadar devam etmiştir. Filistin'in diğer şehirlerinde de vakıf medeniyeti olarak adlandırılan Osmanlı'nın izlerini görmek mümkündür ve hiçbir akıllı insan bunları görmezden gelemez."
 
Mısır'daki seçim sonuçlarını da değerlendiren Salah, "Şüphesiz ki Mursi'nin oynayacağı rol hem Mısır hem de Filistin için olumlu ve destekleyici olacaktır. İsrail'in çılgınca fikirlerine ve çalışmalarına dur diyecektir" şeklinde konuştu.

Rotahaber

Güncel Haberleri