AÇIK BEYAN
Bismillahirrahmannirrahim
Ey Rahmân! Ey Rahîm! Ey Rezzâk! Ey Kerîm! Ey Mün'im! Ey Hakîm! Ey Bâri'! Ey Musavvir!
Kalbimizi, yapraklarda Senin hayat veren rahmetini, çiçeklerde Senin cemâlini, meyvelerde Senin cömertliğini okuyacak bir basiret ile nurlandır. Bizi, nimetleri yalnız tüketenlerden değil; her nimette Seni tanıyan, Sana hamd eden ve şükreden kullarından eyle.
Ailemize, nesillerimize, ümmet-i Muhammed'e (ﷺ) ve bütün insanlığa, yeryüzünün nimetlerini emanet bilinciyle koruyacak hikmet ve merhamet ihsan eyle. Bitkilerin ve ağaçların sessiz tesbihlerini anlayabilen, kâinat kitabını okuyabilen ve okuduğunu güzel ahlâka dönüştürebilen kullarından eyle. Âmin.
رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.
"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."
اللّٰهُمَّ اجْعَلْ هٰذَا التَّفَكُّرَ مِفْتَاحً لِلْمَعْرِفَةِ، وَالْمَعْرِفَةَ سَبَبًا لِلْمَحَبَّةِ، وَالْمَحَبَّةَ سَبِيلًا إِلَى الْإِخْلَاصِ، وَالْإِخْلَاصَ وَسِيلَةً إِلَى رِضْوَانِكَ وَقُرْبِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
"Allah'ım! Bu tefekkürü marifetin anahtarı, marifeti muhabbetin vesilesi, muhabbeti ihlâsın yolu, ihlâsı da Senin rızana ve yakınlığına ulaştıran bir vasıta eyle. Âmin.
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.
DİPNOT: Bu cümle, 29. Lem'a Birinci Fasıl içinde bitkiler ve ağaçlar üzerinden "tasrih (açık beyan)" mertebesine geçen çok önemli bir tefekkür basamağıdır. وَتُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ النَّبَاتَاتُ وَالْأَشْجَارُ بِكَلِمَاتِ أَوْرَاقِهَا وَأَزْهَارِهَا وَثِمَارِهَا بِتَصْرِيحَاتِ مَنَافِعِهَا
"Bitkiler ve ağaçlar; yapraklarının, çiçeklerinin ve meyvelerinin kelimeleriyle, taşıdıkları faydaları açıkça ilan eden beyanlarıyla Sana hamd ederek tesbih ederler."
Bitkilerin faydaları,Allah'ın rahmetini açıkça ilan etmektedir. Bu yüzden "tasrihat" kelimesi seçilmiştir. Bediüzzaman'a göre bahar, her yıl yeniden yazılan canlı bir Kur'ân sayfasıdır. Yapraklar, çiçekler ve meyveler o sayfanın kelimeleridir.
Bir yaprağa bakıldığında Sadece yeşil bir yüzey görme değil O, güneşi yakalayan bir laboratuvardır.
Bir çiçeğe bakıldığında Sadece rengini değil rahmetin tebessümüdür. Bir meyveye bakıldığında Sadece tat alma değil
Rezzâk isminin uzattığı bir ikramdır. İşte bu bakış, eşyayı tüketim nesnesi olmaktan çıkarır; onu okunacak bir ayete dönüştürür. "Bitkilerin ve ağaçların en büyük vazifesi yalnız büyümek değildir; Esmâ-i Hüsnâ'nın tecellilerini ilan ederek Hâlıklarını hamd ile tesbih etmektir." Bu idrak, nimeti sadece kullanmayı değil, onu tanımayı ve şükretmeyi öğretir. Bu cümlenin hikmeti, nimet ile Mün'im arasındaki bağı görünür kılmaktır. İnsan çoğu zaman meyveyi yer, fakat meyvenin arkasındaki rahmeti düşünmez. Bediüzzaman, bitkileri ve ağaçları konuşturarak insanı bu gafletten uyandırır. Yaprak, çiçek ve meyve; sadece biyolojik yapılar değil, Allah'ın rahmetini ve cömertliğini açıkça ilan eden "konuşan kelimeler"dir. Gayesi ise, şükrü bilgiye değil, müşahedeye dayandırmaktır. İnsan her gün gördüğü bitkiler üzerinden sürekli bir tefekkür ve hamd hâline davet edilir.
Hazırlayan: Nuran Şahin