Psikoloğum Bediüzzaman'a sadeleştirmeyi şikayet

Selahattin GEZER

Sevgili Psikoloğum Bediüzzaman-6

Evet, biz bir cemiyetiz. Ve öyle bir cemiyetimiz var ki, her asırda üç yüz elli milyon dahil mensupları var. Ve her gün beş defa namazla o mukaddes cemiyetin prensiplerine kemâl-i hürmetle alâkalarını ve hizmetlerini gösteriyorlar.

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ kudsî programıyla birbirinin yardımına, dualarıyla ve mânevî kazançlarıyla koşuyorlar. İşte biz bu mukaddes ve muazzam cemiyetin efradındanız. Ve hususî vazifemiz de, Kur’ân’ın imanî hakikatlerini tahkikî bir surette ehl-i imana bildirip, onları ve kendimizi idam-ı ebedîden ve daimî ve berzahî haps-i münferitten kurtarmaktır. Sair dünyevî ve siyasî ve entrikalı cemiyet ve komitelerle ve bizim medar-ı ittihamımız olan cemiyetçilik gibi asılsız ve mânâsız gizli cemiyetle hiçbir münasebetimiz yoktur ve tenezzül etmiyoruz. Ve dört mahkeme, inceden inceye tetkikten sonra, o cihette bize beraat vermişler.  Said Nursî
 
Sevgili Psikoloğum Bediüzzaman, bize cemiyetin, cemaatin ne olması gerektiğini ve bir araya gelmelerin asıl maksadı insanlığa yarayışlı fayda verici uğraşılar içerisinde olmak gereğini en başta şahsınız ve etrafınızdaki kahraman ağabeyler gösterdiler...

Nur talebelerinin oluşturduğu cemiyetin mensupları insanlığa iman hizmeti vererek dalaletten kurtarmak olduğunu Kur’an ve iman hizmetinin zaruret’ini aşk ile ortaya koyduğun reçetelerden öğreniyoruz. Evet, biz bir cemiyetiz, öyle bir cemaatiz ki, attığımız adımların karşılığında sade ve sadece imanlı kardeşler kazanmak hayatımızın gayesidir. Sen ki bizlere iman kurtarmanın bütün maddi değerlerden üstün olduğunu öğrettin. Küfrün dehşetini yaşatacak, şeytanın aldatmaları hep devam edeceğini uyanık olmamız ve kuvve-i mâneviyemizi daima diri tutmamız gereğini öğrettin, bize de her daim iyileşmek için reçetene sadık kalmak doktor tavsiyesine uymak düşer.

Sevgili Psikoloğum, Basmane vakıf dersinde yine tedavi gördük; yaralarımız tek tek pansuman edildi. Ayrıca maşallah Eyüp ağabeyin fiziksel rahatsızlığından Rabbimizin şafi ismi ile şifaya kavuşmuş olmasına da sevinçliyiz. Evet, okudukça dinledikçe adeta yoğun bakıma alınıp, manevi sıhhate kavuşuyoruz. Zaten manevi sağlık maddi rahatsızlıklarında iyileşmesini tetikliyor.

Sevgili Psikoloğum, sadeleştirme tahribatına Lem'alar'ın parıltılarını zayıflaştırmaya çalışarak devam etmekteler. Oysa orijinal parıltısı hastalara merhem, ihtiyarlara manevi gençlik iksiri olurken, bizlere de içimizi dışa, dışımızı içe çevirmeği ve içteki yaraların daha dehşetli olduğunu öğretti. Biz onunla hevesatın canavar bir balık olabileceğini bizi yutabileceğini öğrendik. Düşmanlık hissetmiyoruz sadece acıyoruz ve üzülüyoruz.

Her iman dairesine girenlerden, sana samimi talebe olarak Kur’an ve sünnet aydınlığına kavuşanlardan, ruhun bayram sevinçleri yaşıyorken, mutlaka bu sadeleştirme ile inciniyordur. Ümit ediyoruz ve dualar ediyoruz ki senin harikulade bu reçetene dokunmaktan sulandırmaktan vazgeçerler. Yanlıştan vazgeçilmesi, hatayı ne kadar büyük olsa da imha eder; bu da eserlerine minnettarlık göstergesi olacaktır. Zira sadeleştirilen Lem'alar, iç dışa, dış içe çevrildiğinde iyi niyet değil, bilerek veya bilmeyerek büyük zarar olduğu ortaya çıkıyor. Var olması gereken İmparatorluk diline, kendi öz dilimize yapılan bu yanlış, gelecektekilerin dillerine iyice kısırlık verecektir. 

Sevgili psikoloğum, gerçek talebelerin yürekleri ve dilleri dolu dolu Bediüzzaman diyor. Gerçek talebelerin demi güzel hakikatleri orijinal içiyor. Gerçek talebelerin imana kavuşanlar için gerçek cenneti unutup, Allah’ın rızasını kazanma cennetini yaşıyor. Talebelerinin eline iman hakikatlerini, yüreklerine uhuvveti, akıllarına tefekkürü verdin ve mayınlı arazi olan siyaseti gösterdin girmeyin ilişmeyin dedin. Size uhrevi planlar yeter dedin, başka planlara girmeyin dedin. Sadık talebelerin sadakatte sancağı hep zirvede tuttular. Sadece ebedi âleme göçerken şerefle teslim ettiler. Evet, sadeleştirilen Lem’ların dışı iyi niyetle görünse de, içe çevrildiğinde tahrip ve art niyete alet olma hakikati vicdanlara haykırıyor.

Sevgili Psikoluğum, tedavisi milyonlar şahit ile kesinleşmiş reçetende değişiklik, bu kadar nur kahramanlarını göz ardı etmek ve tedavinin etkisiz kalmasına gayret oluşturmaktadır. Koca imparatorluktan geriye kalan sağlam bir dilin tahribi ile kahraman ecdatla iyice irtibatı kesmektir. Bunca itiraz harika üslubundan alınan lezzetten dolayıdır. Bunca itiraz, zengin kelime ve elmas madeni gibi cümle yapısına kafa yorarken, duyguları ve ruhu gündelik yaşamın aç koymasından sonra ziyafet gibi doyurmasından dolayıdır. Bu ziyafetin tadını da ancak iştahı olan, yeme niyeti olan çıkarır.

Risale-i Nur sofrasından 40’ların, 50’lerin insanları nasiplenerek imanlarını kurtarması o dile yakınlıklarından değildi, tam tersi yaşatılan zulümler karşısında, bırakıldıkları karanlıklar karşısında, ruhen vitaminsiz ve gıdasız kalmalarından dolayı buldukları bu sofraya büyük bir iştahla oturmuşlar ve ortaya kahraman ağabeyler ve fedakâr nur talebeleri çıkmış. Mesele iştahla ve ihtiyacın ne denli büyük olduğunu düşünerek bu sofraya oturmakta ve talebe olmakta, yoksa yemeğe niyeti olmayana sadeleştirmeyi de defalarca sadeleştirseler yine aç yine nasipsiz kalacaklar. Allah iştahımızı arttırsın ve bu nurlu sofranın orijinal lezzetlerinden sebeplenmeyi nasip etsin. Hayatta kalan kahraman ağabeylere nurun ilk halkalarına Mevla sağlık sıhhat versin, çünkü onlar iştahla iman hakikatleri nasıl yenir birer canlı misallerdir.

Son söz: Sevmek anlamaktır, müellifinin müsaade etmemesine itaattir.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.