Prof. Mehmet Görmez: Kur’an’ın 5 temel hukuku var

Kur’an’ın hak olması, onun beş temel hukukunu gündeme getirir. Tefsir usulü de öncelikle bu hukukları tanımayı ve gözetmeyi gerektirir

Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kur’an’ın beş temel hukuku bulunduğunu ve bunun tefsir usulü bakımından önemine dikkat çekti.

Görmez, İslâm Düşünce Enstitüsü'nde (İDE) İslâm Düşüncesinde Usul ve Metodoloji dersinde “Kur’an’ın hukuku ve Tefsir Usulü” meselesini ele aldı.

Kur’an’ın yalnızca bir hidayet ve ahkâm kitabı değil, aynı zamanda varlığı, insanı ve kâinatı anlamaya ve bunlarla doğru ilişki kurmaya imkân veren bir usul kitabı olduğunu ifade eden Görmez, Kur’an’ın beş temel hukukuna ve bunun tefsir usulü bakımından önemine dikkat çekerek şu hususlara değindi:

KUR’AN’DA NAKİSE ARAYANLAR

- Kur’an, yalnızca hükümler bildiren bir kitap değil, insanın düşünürken, tasarlarken ve varlıkla ilişki kurarken takip etmesi gereken yolu da gösteren bir kitaptır. Kur’an’ın nüzulü bizatihi bir usul ortaya koyar. Kur’an bir defada değil, tedricen belirli bir bağlam içerisinde nazil olmuştur. Burada esbâb-ı nüzul önemlidir; ancak bir ayetin nüzul sebebi, onun varlık sebebi değildir.

- Kur’an’ın tertibi, alışılmış konu başlıklarına ve giriş-gelişme-sonuç düzenine göre şekillenmiş değildir. Bu durum bir düzensizlik değil, insan fıtratını ve kâinatı esas alan farklı bir tertip ve anlatım biçimidir.

- Kur’an’da nakise arayanlar, kendi nâkıs anlayışlarından hareketle onda eksiklik ararlar. Kur’an’ın cennet tasvirlerini kendi sınırlı kavrayışlarıyla değerlendirenler, Kur’an’ın hukukunu çiğnemekle karşı karşıyadırlar. Kur’an’a hakkını vermek, onu kendi ölçülerimizle yargılamak yerine onun ortaya koyduğu anlam dünyasını kavramayı gerektirir.

- Kur’an, hem okuyanın hem anlayanın hem müfessirin hem yorumcunun hem de yaşayanın üzerinde hakkı olan bir kitaptır. Kur’an’ın hak olması, onun beş temel hukukunu gündeme getirir. Tefsir usulü de öncelikle bu hukukları tanımayı ve gözetmeyi gerektirir. Bunlar Kur’an’ı indiren Allah’ın, onu insanlara ulaştıran Resûlullah’ın, varlık ve kâinatın, Kur’an’a muhatap olan insanın ve bizzat Kur’an’ın kendi hukukudur.

ÖNCELİK KELÂM SAHİBİNİN HUKUKUNA RİAYET ETMEK

- Kur’an’ın birinci hukuku, onu indiren Rabbimizin hakkıdır. Kur’an’ı anlayan, tefsir eden ve ona muhatap olan insan için Allah Teâlâ’nın hakkı, her şeyden önce O’na şeksiz ve şüphesiz iman etmek, O’nu hakkıyla takdir etmek; ulûhiyetini, vahdaniyetini ve rubûbiyetini kabul etmektir. Kur’an’ın ayetlerine karşı kör ve sağır olmamak, kitabı bir bütün olarak kabul etmek ve onu parçalara ayırmamak da bu hukukun gereğidir. Zira kelâmın hukukunu gözetmek, öncelikle kelâm sahibinin hukukuna riayet etmekle mümkündür.

VAHYİN EVİ OLAN SÜNNET’İ İHMAL ETMEMEK GEREKİR

- Kur’an’ın ikinci hukuku, onu insanlara ulaştıran Kerim Elçi’nin hakkıdır. Risaletin varoluş sebeplerini göz ardı etmemek, Resûlullah’ın yirmi üç yıl boyunca Kur’an’ı yaşayan bir hayata dönüştürme çabasını dikkate almak ve vahyin evi olan Sünnet’i ihmal etmemek gerekir. Peygamber yalnızca vahyi nakleden bir elçi değil, aynı zamanda Kur’an’ı açıklamakla görevlendirilmiş bir beyan sahibidir. Kur’an’ın anlaşılmasında Hz. Peygamber’in beyanını göz ardı etmek, onun Allah ve Resûlü arasında ayrım yapmayı reddeden bütünlüğünü de zedelemektir.

VARLIK VE KÂİNATIN HAKKI

- Kur’an’ın üçüncü hukuku, varlık ve kâinatın hakkıdır. Tenzil ile tekvin, Kur’an ile varlık arasında yalnızca epistemolojik değil, ontolojik bir ilişki vardır. Kur’an Allah’ın kelâmı, varlık ve kâinat ise O’nun kelimeleridir. Kur’an, varlık âleminin anlamı ve ruhudur. Bu sebeple müfessirin görevi, kelâmı yalnızca dilin zâhirinden anlamak değil, mütekellimi metin ve varlık düzeyindeki farklı kelâm alanları aracılığıyla birlikte idrak etmektir. Kur’an’ı, Allah Teâlâ’nın kelâmı olması bakımından okumak, metinsel ve varlıksal boyutları birlikte değerlendirmeyi gerektirir.

KUR’AN İNSANIN YALNIZCA AKLINA DEĞİL, VİCDANINA, DUYGULARINA, BELLEĞİNE VE FITRATINA DA HİTAP EDER

- Kur’an’ın dördüncü hukuku, ona muhatap olan insanın hakkıdır. Kur’an yalnızca müfessirin veya yorumcunun araştırma konusu değil, bütün insanlığın ve âlemlerin hidayet rehberidir. İnsan, Hak ile halk arasında bir ayet; Kur’an ise Hak ile insan arasında bilgi ve bilinç köprüleri kuran ayetler manzumesidir. Kur’an insanın yalnızca aklına değil, vicdanına, duygularına, belleğine ve fıtratına da hitap eder. Ahlaki, estetik ve bilişsel değerleri birbirinden ayırmadan insanı erdeme, fazilete ve marifete davet eder. Bu davetin gayesi, insanın hem yaratıcısıyla hem hemcinsleriyle hem de varlık ve kâinatla müspet bir ilişki kurmasını sağlamaktır.

KUR’AN’IN ÜÇ FARKLI OKUNUŞ BİÇİMİ VARDIR

- Kur’an’ın beşinci hukuku ise bizzat kendisine aittir. Kur’an’ın üç farklı okunuş biçimi vardır ve her birinin kendine özgü bir hakkı bulunmaktadır.

- İlk okuma, lafzın ve metnin seslendirilmesi anlamına gelen tilavettir. Bu okumada asliyeti muhafaza etmek ve hüsn-i edâyı gözetmek esastır. Hakk-ı tilavetin gayesi yalnızca güzel okumak değil, aynı zamanda güzel anlamak ve güzel amel etmektir. Kur’an’ın lafzı, on beş asırdır Müslümanların hayatına eşlik eden, evlerden mabetlere ve hayatın bütün alanlarına taşınan ilahî bir sesleniştir. Bu sebeple Kur’an’ın edâsını ve tilavetin estetik boyutunu önemsizleştirmek, onun medeniyetimize kattığı zenginliği göz ardı etmek anlamına gelir.

- Kur’an’ın ikinci okunuşu, taakkul ve tedebbür yoluyla gerçekleşir. Bu okuma, lafzın ötesine geçerek ayetlerin anlamları üzerinde düşünmeyi ve farklı ilimlerin imkânlarından yararlanarak derinleşmeyi gerektirir. Fakih, müfessir ve diğer ilim erbabı, kendi birikimleri doğrultusunda ayetlerin farklı anlam boyutları üzerinde dururlar.

- Kur’an’ın üçüncü okunuş biçimi ise onun belirli bir zaman, coğrafya ve ilk muhataplarıyla ilişkisi içerisinde okunmasıdır. Bu okuma biçimi ve tefsir usulündeki yeri bir sonraki derste ele alınacaktır.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

İslam Haberleri