Prof. Dr. Ahmet Arslan’a cevap

Ahmet Nebil SOYER

Sayın Ahmet Arslan, doktora yıllarımda daha sonraki yıllarda senin felsefe ile ilgili kitaplarını okudum. Müstakim düşüncenden etkilendim. Çünkü felsefe konusunda yazılan kitapların çoğu Allah’tan kopuk, ateist ve nihilist telakkilere yer veriyor Müslüman Site, İslam Teolojisi, İslam Felsefesi Tarihi, İslam ve Demokrasi, İbni Haldun gibi kitaplarını ilgi duyduğum için gözden geçirdim. Çok apokaliptik bir adamsın. Senin çalışmalarına ve bakış açına hayranım ve etkilendim.

Geçen katıldığın bir programda Celal Şengör ile birlikte peygamberler tarihini asal olarak nitelemişsin. Çok garibime gitti, inanamadım. Senin gibi özel ve ilim kalıplarına sığmayan bir alim, entelüktüel, yerine göre filozofun böyle bir sözünü senden bilmedim bu işte bir yanlışlık var.

Romanların kahramanları vardır. Hugu‘nun Jan val Jan’ı, Dickens’in Oliver’i, Dostoyevski’nin kahramanları hepsi romancının tezine göre konuşurlar. Çünkü insan insanlarla topluma telkinde bulunur ve örnek hayatlar sergiler. Bir Bulgar yazar Marks’ın hayatını romanlaştırmış, koca bir roman, nasıl emek vermiş bir bilsen.

Allah da Adem babamızdan beri insanlar ile insanlara olan tekliflerini sunar. Şu koca kainatın bir sahibi olduğu, bir gaye ve maksada göre estetik ve fonksiyonel olarak yaratıldığını romancılar da söylüyor. Kur’an, batı romanının üstadı, kahramanlar ve roman terminolojisi Kur’an‘dan alınmış. Mesela, Kur’an bir peygamberin hayatını birden anlatmıyor bütün kitaba serpiştirmiş, harmanlıyor. Çünkü harmanlama konuyu bitirmiyor ve izlemeyi sağlıyor. Batı romanlarında özellikle modern romanda çok kullanılıyor.

Allah için birisi “Her zerre bir Cebraildir haber verir Allah’tan” diyor. Gören için atomlar da kahramandır çünkü bütün canlılar onların uyumlu hareketleri ile yaşıyor ve devam ediyor. Bir ağaç da kahramandır, bize hem estetik bir haz veriyor hem meyve veriyor hem havayı temizliyor. Bir renk cümbüşü ortaya koyuyor.

Peygamber haber getirir. Tavuk da bir yumurta. Yumurta o sünepe tavuktan nasıl sapasağlam çıkar? İnce derisiyle kırılmaz, içi de ne kadar faydalı. İnsanlar tavuğa da ibadet edebilirdi. Bir kahvenin kırk yıl hatırı var kahveciye teşekkür ediyorsun. Eğer bize hizmet eden bu canlılara saygı duysaydık eğilip kalkmaktan belimiz eğrilirdi.

Canım hocam, sen böyle bir şey söylemezsin. Peygamberler tarihi bize çok şey anlatır ama dindarlar onları bir ibret vesikası değil hikaye olarak okurlar. Hugo’nun kahramanı hırsızlık yapar, daha sonra papaz onu affeder ama onu kazanır. O da bir peygamber görevi yerine getirmemiş mi?

Allah bütün kainatı bize hizmet ettiriyor. Onun bize hizmet eden canlıları haberci değil mi? Onların inkarı gayri kabil. Hocam sen böyle bir söz söylemezsin, yazının başında isimlerini zikrettiğim kitapların seni yalanlar. Bu işte bir tuhaflık var. Allah, “kulum, benim kahramanlarımın hayatı masal mı” derse ne diyeceğiz?

Senin gibi peygamberler şehrinde doğmuş bir adam böyle bir şey söylemez, size kırılmamak için bu yazıyı yazdım. İyi günler dilerim muhterem hocam.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.