Cahit Saraçoğlu'nun haberi:
Tasarı ile borçluların biriken gecikme zammının yarısının silineceği, kalanının da 36 takside bölüneceği bildiriliyor
Türkiye'de erken emeklilik gibi geçmişteki popülist politikalar nedeniyle yapılan yanlış politikaların sıkıntısı bugün de sürüyor. Ekonomik krize rağmen AB ülkelerinde halen sigorta sisteminde prim aktüeryal hesabında 4 çalışan bir emekliye bakarken, Türkiye'de ise 1.98 çalışan (2 bile değil) bir emekliye bakmak zorunda bulunuyor. Ekonomi bürokrasisi söz konusu oranı AB ülkelerindeki seviyeye yükseltmek için istihdam oranlarını artıracak çalışmalar yaparken, diğer yandan ise emeklilik için toplanması gereken primler, görevini suiistimal eden memurlar nedeniyle toplanamayıp prim tahsilatlarının gerilemesine yol açıyor.
OCAK'TA MECLİS'E GELİYOR
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yetkililerince 2014 Ocak ayında Meclis'e getirilmesi planlanan tasarı ile 5.5 milyon vatandaşın Bağ-Kur ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) borcunun silineceği iddia ediliyor. Getirilmesi düşünülen tasarıyla 5.5 milyon kişinin gecikme zammının yarısının silinmesiyle, borcunun 36 takside bölüneceği dile getiriliyor. Bu kapsamda 1479 sayılı yasaya göre Bağ-Kur'lu, 2926 sayılı yasaya göre Tarım Bağ-Kur'lu ve 5510 sayılı yasaya göre SSK'ya 24 aydan çok Bağ-Kur prim borcu olanların hem borçlarının hem de borçlu oldukları sigortalılık sürelerinin silinmesini içeren yasal düzenleme ihtiyacının SGK'daki memurların görevini yapmaması nedeniyle olduğu belirlendi. Bu prim borçlarında hem işverenlerin işçilerin sigorta primlerini yatırmaması, hem de kendi nam ve hesabına çalışanların primlerini yatırmaması yer alıyor.
Yasa imkan verdi ama tahsil edilmedi
SGK'ya olan prim borçlarına ilişkin, 5510 sayılı Kanun'un, bir yılda sigorta primlerini yatırmayan kişilerden bir yılın sonunda cebri icra yolu ile tahsili düzenlemesi bulunduğuna dikkat çeken yetkililer, buna rağmen, SGK müdürlüklerinin prim borçlarını tahsil etmediğini dile getirdiler. Yetkililer, bu aksaklığın Sayıştay raporlarına da girdiğine işaret ederlerken, raporlarda 'SGK'nın tüm alacaklarının zamanında tahsil edilmediği, idarenin de bunları tahsil etmek için gereken sorumluluğu yerine getirmediği' ifadelerinin bulunduğunu kaydettiler. Süleyman Demirel döneminde erken emeklilik düzenlemesi ile SSK prim aktüeryal dengesinin bozulduğunu hatırlatan yetkililer, aradan geçen 15 -20 yıla rağmen bu bozulmanın düzeltilemediğini, dengenin yeniden sağlanabilmesi için çaba gösterilmediğini dile getirdiler.
Müdürlüklere iş düşüyor
SGK yetkililerinin 5510 sayılı kanunun gereğini yerine getirme yerine Bağ-Kur prim borçlularına bir af düzenlemesi yapmalarının 'sadece kişisel olarak kendilerini kurtarma' girişimi olduğunu belirten yetkililer, 'Prim borcunu ödemeyenler için iki yol bulunuyor. Ya icra göndereceksin, ya da 'ben bu alacaklardan vazgeçiyorum' diyerek kanun yapacaksın. Ama 'senin icra göndermen gerekiyordu, neden göndermedin'. İşte memurlar bu sorumluluktan kurtulma derdindeler. Olayın finansman dengesi ya da aktüeryal dengesine bakan da yok gözeten de yok. Devlet bundan zarar görecek falan diye de kimsenin umurunda değil' tespiti yaptılar.Memurların prim tahsilatlarını yapmamalarının bir zimmet suçu olmadığını ifade eden yetkililer, görevi suiistimal ettiklerini belirttiler. Yetkililer, 'Kanun yetki veriyor, ancak SGK müdürlükleri yükümlülüklerini yerine getirmiyor' dediler.
Yeni Şafak