İbrahim Bayraktar'ın Haberi
Balyoz darbe planı ve gündeme ilişkin Baro Başkanlığı'nda basın açıklaması yapan Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanı Av. Ali Haydar Dereli, olayı büyük bir üzüntü ile öğrendiklerini ve 21. yüzyılda demokrasiye darbe vurmayı amaçlayan kişilerin hâlâ var olmasının kendilerinin geri kalışlarının bir yansıması olduğunu söyledi.
Halkın ve hukuk sisteminin bu tür çağdışı ve vahim düşüncelere asla prim vermeyeceğini belirten Av. Dereli, "Olay hakkında yetkili savcılık tarafından gerekli soruşturma derhal açılmıştır. Yapılacak yargılama sonucunda olay gerçekse, bu tür vahim planı hazırlayan kişiler hakkında gerekli cezaların verileceği konusunda halkımızın şüphesi olmamalıdır." diye konuştu.
Av. Dereli açıklamasına şöyle devam etti: "2003 yılında tasarlandığı iddia olunan ve çok şükür ki hayata geçirilemeyen plan ne kadar vahimse, bu planı ve daha önce ortaya çıkan başka planları bahane ederek, şerefli Türk silahlı kuvvetlerimizin yıpratılmaya çalışılması da o kadar vahimdir. Çünkü planı hazırlayanlar silahlı kuvvetler mensubu da olsalar, sonuçta dünya ceza hukukunun ana kuralı olarak, suç ve ceza şahsidir. Suç işleyenler cezalarını yargı önünde çekeceklerdir. Hal böyle iken, bu planları gerekçe göstererek, bölücü unsurların Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmaya çalışmasına izin verilmemesi gerekir."
İstanbul'da yapılan mitingde 'Darbedar Ordu, Derbeder Halk' dövizlerinin taşınmasını, mikrofonu ve kalemi eline alanın ordu aleyhine konuşmasını doğru bulmadığını belirten Av. Dereli, "Her meslekten insanların arasında suçlular olabileceği gibi, TSK mensupları arasında da vardır. Amaç, bunları ortaya çıkarmak ve yargılanmasını sağlamak olmalıdır. Bunu yaparken, ordunun tamamını ve tüzel kişilik olarak da Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef almak, ancak bölücülere ve ülke düşmanlarına yarar getirecektir. Halkımızın bu tuzağı iyi görmesi gerekmektedir. Kaldı ki, plan yeni hazırlanmadığı ve uygulanmadan hazırlık aşamasında yakalanmadığına göre, hazırlanan planın hayata geçirilememesi ordu içerisindeki demokrasiye inanan mensuplar sayesinde olmuştur." şeklinde konuştu.
Kozmik odanın aranması olayına da değinen Baro Başkanı Av. Dereli, bu kararın doğru olduğunu, Türkiye'de yargı sistemi karşısında hiçbir kimse veya yerin muaf olamayacağını söyledi. Herkesin yargılanabileceğini ve kozmik oda da dahil her türlü yerin aranması gerektiğini vurgulayan Av. Dereli, bunun yargı kararı ile olacağını ve desteklediklerini açıkladı.
Anayasa Mahkemesi'nin TSK mensuplarının sivil yargıda yargılanmasını engelleyen kararını da büyük bir üzüntü ile öğrendiklerini belirten Av. Dereli, Türkiye sisteminde Medeni Hukuk sistemlerinde iki tane yargı olmayacağını söyledi. Anayasa Mahkemesi'nin kararını hatalı olarak nitelendiren Av. Dereli, gerek siyasilerin gerek de meclisin bu konuda yeni düzenlemeler yapmasını ve yeniden tek olarak yargı sistemine geçilmesini düşündüklerini sözlerine ekledi.