Hak ve Özgürlükler Partisi'nin (HAK-PAR) kurucularından İbrahim Güçlü, PKK'nın son eylemlerinin, aynı zamanda Ergenekon'un yeniden üstünlük sağlaması olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Eylemlerin, sivil iktidarı ve toplumu yeniden asker ve sivil bürokrasiye muhtaç hale getirdiğine işaret eden Güçlü, şöyle devam etti: "PKK'nın yeni eylemlerini, aynı zamanda Ergenekon'un yeniden üstünlük sağlaması olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Zaten PKK eylemlerinden önce, devlet iktidarını ayakta tutan belirleyici güçlerden biri olan ve halkı temsilden uzak olan yargı mekanizmasının harekete geçerek Balyoz davası tutuklularını serbest bırakması, subayları ile generalleri sorguya çeken ve tutuklayan hâkimleri tazminat davasına çarptırması, Ergenekon'un yeniden egemenlik kurmasının ayak seslerinin ifadesiydi." İbrahim Güçlü, AK Parti'nin büyük plan ve oyunlarını açığa çıkardığı Ergenekon'un tuzağına düştüğü görüşünde. İran'la Batı arasında arabulucuğa girmesi ve İsrail'le ise son günlerde yaşanan krizin, iktidar mücadelesinde inisiyatifin Ergenekon'a geçmesini sağladığını savundu. Türkiye'de 'devletçi iktidar'ı sürdürmek için, devleti dizayn eden bir ortak yönetimin olduğunu ve bu merkezin teröristbaşı Abdullah Öcalan'ı da yönettiğini belirten Güçlü, PKK'nın yeni eylemleriyle sadece AK Parti sivil iktidarını vurmadığını, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin PKK yandaşlığı ve destekçiliği enstrümanıyla baskı altına alınmaya çalışıldığını da vurguladı. Güçlü, Kürtlerin bu gerçekleri görerek, siyaset oluşturmalarını ve Irak Bölgesel Yönetimi'nin bu tehlikeli gelişmelere karşı duyarlı olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Zaman