Peygamberimizin ev hayatı nasıldı?

Mehmet PAKSU

Üç gündür gündemde hep Peygamberimiz var.
Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla ülkemizin her köşesinde, bucağında o anlatılıyor, o tanıtılıyor, o sevdiriliyor.

Peygamberimiz, Allah'ın en has, en makbul ve en mükemmel kulu ve en seçkin bir elçisidir. Bizim için her konuda şaşmaz bir örnek ve müstesna bir rehberdir.

En çok merak edilen yönlerinden biri de onun ev hayatıdır. Nasıl bir eşti, eşleriyle paylaşımı en çok hangi konulardaydı? Bu soruların cevabı hepimiz için hayatı önem taşıyor.

Peygamberimizin evi tam anlamıyla bir eğitim kurumuydu. "Hâne-i saâdet" olarak bilinen ve asırlar boyu bu ifade ile anılan bu "kutlu ev"de yaşayanların tamamı her şeyden önce birer Peygamber öğrencisiydi. Onların gözünde Peygamberimiz öncelikli olarak bir öğretmendi.

Akıllarına takılan her meseleyi ve her konuyu çekinmeden ona sorarlar, öğrenmeye çalışırlardı.

Peygamberimiz de gününün üçte birini bu "eğitim kurumu" için ayırır, her vesileyle ev halkına bir şeyler anlatır, onları yetiştirirdi.

Peygamberimizin evdeki eğitim faaliyetini Hz. Aişe anlatır.

Hanım talebelerinden Amre, bir gün kendisine "Resulullah evde bulunduğu zaman nasıldı" diye sorar.

Hz. Aişe şöyle cevap verir:

"O da sizin erkeklerinizden biri gibiydi, lâkin insanların en yumuşağı ve en iyisi, çok gülümseyen ve tebessüm eden birisiydi."

***

Hz. Aişe hem çok genç bir hanımefendiydi hem de Peygamber mektebinin en zeki ve en akıllı öğrencisiydi.

Öyle ki, bilmediği bir konuyu duyduğunda, onu birinci ağızdan sormadan edemezdi.

Hz. Aişe'yi de Peygamberimiz anlatırken, "Peygamber Hanımları da dahil, eğer ümmetimin kadınlarının ilmi Aişe'nin ilmiyle kıyas edilecek olsa, Aişe'nin ilmi daha fazladır" diye onun ilmî derinliğini dile getirir; "Dininizin dörtte birini", başka bir ifadesinde de "Yarısını Aişe'den öğrenin" buyurmuş, ilmî seviyesini bizzat kendisi belirlemiştir. Hz. Aişe sadece dini bilimlerde değil, tıp ve matematik ilminde de ileri seviyede bir bilgiye sahipti.

Alim sahabilerden Ebu Musa, "Allah Resulü'nün arkadaşları olarak ne zaman bir hadisi anlamada problem yaşasak, hemen Aişe'ye sorardık. Kendisi bize o konuda mutlaka bir bilgi sunardı" der.

***

Hz. Aişe'nin bir öğrencisi olan Hz. Urve de aynı zamanda teyzesi olan Hz. Aişe'yi anlatırken "Kur'an-ı kerim'in manalarını, helal ve haramları, Arap şiirlerini ve nesep ilmini Hz. Aişe'den daha çok bilen kimse görmedim" ifadesiyle "hocasını" anlatır.

Hz. Aişe 2210 hadisle en çok hadis rivayet eden altı sahabenin üçüncüsüydü. Bu hadislerin bir kısmı kadın, ev, aile ve mahremiyet gibi konulardı. Çünkü Peygamberimizin aile hayatını, hanımları ile geçen saatlerini, evde bulunduğu zamanlar neler yaptığını, çocuklarının bire bir eğitiminde nasıl hareket ettiğini, gece ibadetlerini, bir eş ve baba olarak nasıl yaşadığını en iyi bilen hanımları ve özellikle Hz. Aişe'ydi.

Ondan başka Peygamberimizin diğer eşlerinden Hz. Hafsa, Hz. Ümmü Seleme ve Hz. Ümm-ü Habibe ve sevgili kızı Hz. Fatıma Peygamberimizin özel öğrencileri arasındaydı ve bunlar çok sayıda öğrenci yetiştirmişler, ilim mirasını asırlar sonrasına taşımışlardır.

Evini sadece istirahat için kullanan günümüz insanına, özellikle bu konuda çok önemli görevler düşüyor.

Bugün

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.