İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından gazeteci-yazar Tuncay Özkan, savunmasında Aziz Nesin'in ''Sivas Acısı'' şiirini okuyarak, ''Cezaevinde acılarımı Aziz Beyin şiiriyle dindireceğim ama ben iddianamede Sivas'ın şahsi sorumlusu değil ama sorumlularından biri olarak yer alacağım. İzanım almıyor Sayın Başkanım'' dedi.
''Ergenekon'' iddianamelerinde adının geçtiği bölümleri çıkardığını belirten Özkan, yanında getirdiği 11 klasör ve hazırladığı 3 dosyayı sanık kürsüsüne koydu. Özkan, ''Bunlar benim Ergenekon çeyizim. Bunların hepsi dehşet. Bu klasörler 5 bin sayfa. Karımla, anamla, erkek kardeşimle, avukatım Ahmet Çörtoğlu ile Şahin Mengü ile konuşmalarım var. 1870 tane telefon tapesi olur mu?'' dedi.
İddianamede ''CHP ve MHP'yi ele geçirmeye çalışmakla suçlandığını'' dile getiren Özkan, ''Devlet Bahçeli'yi desteklerim. Çünkü o benim hocam, onu açık açık destekledim. Bana 'CHP kurultayına paralı delege getirdin' diyorlar. CHP'den seçim öncesi reklam nedeniyle para aldım. Yandaş medya da seçim öncesi para aldı. Bana 'niye reklam parası aldın' deniyor'' diye konuştu.
Emniyet ve savcılıkta yaklaşık 50 saat ifade verdiğini belirten Özkan, savcının izin vermemesi üzerine sakal tıraşı olamadığını, kıyafetlerini değiştiremediğini, tutuklandıktan sonra da gazetelerde kendisiyle ilgili ''Beş günde ne hale geldi'' şeklinde haberler yapıldığını belirtti.
Özkan, ''Sakal tıraşı olamaz mıydım Sayın Başkanım? Bazı sanıklar nezarette bile tutulmadılar'' şeklinde konuştu.
Kürsüye koyduğu 11 klasör oluşturan 5 bin sayfaya işaret eden Özkan, ''Avukatlarım 'her satırına yanıt ver' diyor. Altı ay boyunca bunlara yanıt verebilirim. Bu, yargılama olarak kalır mı, benim yaptığıma savunma denir mi? Böyle bir iddianame, böyle bir savunma olamaz'' dedi.
''BU DAVA DÜNÜN HESAPLAŞMASI''
Şair Can Yücel'in çevirisi olan William Shakespeare'in ''Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni'' dizeleriyle başlayan 66. sonesini okuyan Özkan, şöyle devam etti:
''Bu dünyadan, her şeyden vazgeçebilirsiniz ama çocukların geleceğinden, insan onurundan vazgeçemezsiniz. Vicdanınızdaki soru işaretlerini, gerçeği ararken kaldırmaya çalışacağım. Bu 5 bin sayfayı buradan kaldırıyorum. Bunlar gerçek değil halüsinasyon. Gerçeğin peşine koşan insanlarla bir ilgisi yok'' dedi.
Özkan, 11 klasörü mübaşir yardımıyla kürsüden kaldırarak, ''Bunlar yüktür. Gönlünüzden ve aklınızdan kaldırmak için bunları buradan kaldırıyorum. Bunların bir anlamı yok'' diye konuştu.
Cebindeki not defterinde 128 tane Türkiye projesi olduğunu ve bunların bu davanın soruşturması nedeniyle emniyetin eline geçtiğini ifade eden Özkan, Genel Başkanı olduğu Yeni Parti'nin projelerini anlattı.
''Bu dava bugünün davası değildir. Bu dava dünün hesaplaşması, geleceğin davasıdır'' diyen Özkan, iddianamenin de sadece bir siyasi partinin iktidarda kalmasına çalıştığını savundu.
7 yıldır yazdığı 5 bin adet makaleyi de 2 klasör halinde kürsüye getiren Özkan, yazılarının hiçbirinden mahkum olmadığını, ancak kendisine ''terörist'' denildiğini kaydetti.
PKK İLE İLİŞKİLENDİRME
Özkan, iddianamenin kendisini terör örgütü PKK ile ilişkilendirdiğini öne sürerek, ''İddianame 'Özkan, Öcalan'ın avukatlarıyla görüştüğü için PKK'lıdır' diyor. Hadi oradan be. Ben ne para, ne pul istiyorum. İnsanların aç kalmamasını, yoksul olmamasını istiyorum. Çözün benim ayağımdaki prangaları. PKK'lı falan, filan. Bunlar konuşulmaya değmeyen şeyler'' dedi.
''Ergenekon'' iddianamesinde Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız'a suikast iddialarının bulunuğunu hatırlatan Özkan, kendisinin de bu davada sanık olarak yer aldığını ifade etti.
''Böyle bir şey olabilir mi?'' diyen Özkan, ardından Aziz Nesin'in ''Sivas katliamı''na ilişkin yazdığı ''Sivas Acısı'' adlı şiirini de okuyarak, ''Ben cezaevinde acılarımı bu şiirle avutacağım. Cezaevinde ışıkların kapandığı, soğuk suyla yıkandığımız, mektuplarımın açık gidip geldiği cezaevinde acılarımı Aziz Beyin şiiriyle dindireceğim ama ben iddianamede Sivas'ın şahsi sorumlusu değil ama sorumlularından biri olarak yer alacağım. İzanım almıyor Sayın Başkanım'' şeklinde konuştu.
Haber 7