Otoyollarda hız limiti yükseltilmeli mi?

Haşmet BABAOĞLU

Aylardır ne çok kazayla karşılaşıyorum yollarda! Çarpmayla dağılmış, yanıp kül olmuş arabalar...
Savcının kaza mahalline gelmesini bekleyen ve insanı sonsuz kederlere sürükleyen cansız bedenler...
Onca yıl durmadan gidip geldiğim yollarda hiç bu kadar feci görüntülere tanık olmamıştım.
Uzaklarda mavi kırmızı yanıp sönen bir sinyal ışığı gördüğümde "trafik kontrolü var" derdim içimden.
Şimdi ilerde bir kaza olduğunu ve o ışıkların kaza yerine gelen cankurtaranlara veya yanan araçları söndürmeye çalışan itfaiyeye ait olduğunu düşünüyorum ve yazık ki, her seferinde haklı çıkıyorum.
Söylediklerimin istatistiksel bir karşılığı var mı, şimdilik bilmiyorum.
Ama tanık olduğum durum bu.

***
Tam bu noktada..
Altını çizmek istediğim şey şu: Bu kazaların neredeyse hepsi gidiş gelişi ayrı yollarda gerçekleşiyor.
Hani çok şeritli bölünmüş yollar kazaları önleyecekti?
Tamam! Bu yollar sayesinde gidilecek yere daha çabuk varıyor, daha rahat seyahat ediyoruz!
Peki önündeki kamyonun altına girip veya yolun kenarındaki bariyerlere çarpıp un ufak olan bu otomobiller neyin nesi?
Cevabı çok açık aslında...
Araçların kalitesi ve bölünmüş yolların satısı arttı ama...
Sürücülerin ve yolların kalitesi artmadı!

***
Malum bölünmüş yollarda hız limiti 90 kilometreden 110 kilometreye çıkarıldı.
Ne yalan söyleyeyim, bu karar beni de memnun etmişti.
Günümüzde araçları bölünmüş bir yolda saatte 90 kilometre hızda tutmak çok güç!
Ama bir kere, yeni bölünmüş yollar göründükleri kadar parlak değiller.
Zor ortamlarda canla başla çalışan Karayolları mühendisleri yine bozulup posta kutuma "cahilliğimi" ifade eden mektuplar gönderecekler belki...
Yine de gerçek şu ki, bölünmüş yolların çoğunun ne eğimleri, ne viraj açıları ne de zeminleri iyi!
İkincisi... Sürücüler bir felaket!
Değil 110 kilometre, 50 kilometre hızda bile göz, el ve ayak koordinasyonunu gerçekleştiremeyen sürücülerle dolu yollar!

***
Sonuçta...
Hız limitlerinin yükseltilmesi kararının doğruluğundan kuşku duymaya başladım.
Kaza dediğimiz nedir?
Sadece ölümlerle düşünmeyin!
Her yıl bir koca kasaba yok oluyor ama ölümlere alışkın bir ülkeyiz, etkilenmiyoruz.
Fakat bir de şöyle düşünün..
On yılda bir buçuk milyondan fazla insan trafik kazalarından sakat çıktı!
Nasıl bir Türkiye, nasıl bir hayat istiyoruz?
Bu sorunun cevabı trafikle de yakından ilgili.

Sabah

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.