Osmanlı Türkçesi’ni öğrenmek medeniyeti öğrenmektir

Hattat Hüseyin Kutlu, Osmanlı Türkçesini bilmekle o medeniyeti bilmenin eşdeğer olduğuna vurgu yaptı

“Osmanlı Türkçesi, muazzam bir medeniyet ve kültür hazinesinin anahtarıdır” diyen Hattat Hüseyin Kutlu, Osmanlı Türkçesini bilmekle o medeniyeti bilmenin eşdeğer olduğuna vurgu yaptı.

İmam-Hatip Ortaokul ve liselerine yönelik hazırladığınız "Arapça Güzel Yazı Meşk Defteri" isimli eserinizden bahsedebilir misiniz? Bu eser öğrencilere ne tür katkı sağlayacak?

Bu meseleye çok geniş bir açıdan bakmamız gerekiyor. Biz, 150 yıldır ne yazık ki 1500 senelik birikimimizi, kültürümüzü, sanatımızı ve medeniyetimizi, Batı karşısında komplekse kapılarak geri kalma sebebi görerek inkâr ettik. Bunun neticesinde, öyle bir kopuş yaşadık ki biz, medeniyetimizden koptuk, kültürümüzden koptuk, sanatımızdan koptuk. Fakat bu kopuşun bize bir şey kazandırmadığını 70-80 sene sonra öğrenebildik. Şimdi aslımızı, kökümüzü, medeniyetimizi ve kültürümüzü hatırlayarak ona doğru bir dönüş temayülü belirdi. Dolayısıyla kaybettiğimiz şeyleri yeniden keşfetmek, yeniden bulmak ve onlarla irtibatlanmak durumundayız.

Bizim hüsn-ü hat dediğimiz bir yazı sanatımız var. Osmanlı döneminde daha ilk mektepte bu öğretilirken şimdi biz harf değişikliğinden dolayı bu sanattan uzaklaşmışız. Ama bugün Arapça okutan, okuyan insanlarımız var. Osmanlı Türkçesini merak eden insanlarımız var. Peki bu insanlar, nasıl yazacaklar bunu. Tamamen Latin harflerinin üslubunda yazdıkları zaman da bir medeniyeti yine inkâr etmiş, o medeniyete bağlı sanatı, kültürü ve ona bağlı bir sürü değerleri yok farz etmiş olacaklar. Şimdi bu farkındalığı meydana getirmek önce bunun farkına varmak, yani neler kaybettiğimizi önce fark etmek zorundayız.

MEDENİYETİ ISKALAYAMAYIZ

Aslında bu hat sanatı dediğimiz şey, bir Kur’an medeniyetidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’in en güzel şekilde yazılması anlayışı, fikri ve aşkı, bu sanatı doğurmuştur. Kur’an-ı Kerim’in en güzel şekilde okunması ve anlaşılması için usul ilimleri teşekkül etmiştir. İmam-Hatip okullarında ve İlahiyat fakültelerinde Arapça öğrenen kişiler herhâlde ticari Arapçayı öğrenmiyorlardır. Peki neyi öğrenecekler? Kur’an’ı iyi anlamak için veyahut da Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini doğru anlayabilmek için öğrenecekler. E, peki bunu bir medeniyeti ıskalayarak, bir medeniyetten habersiz olarak öğrenirlerse 1400 senelik birikim boşa gitmiş olmaz mı? Bunun farkına varılması lazım. O bakımdan asıl mesele, yazıyı güzel yazmaktan ibaret değil. Onun için geniş bir açıdan meseleye bakılması gerekmektedir. Ve bunun sadece öğrencilerin değil, öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin de farkına varması ve meseleye bu zaviyeden bakmaları gerekiyor.

MESELEYE SANAT DERSİ GİBİ BAKIYORLAR

Bazı İmam-Hatip okullarında öğretmenler şöyle düşünüyorlar: Arapça hat dersi seçmeli bir derstir. Dolayısıyla bunun için bu kadar yatırım yapmaya gerek yok. Arapça açısından değil de sanki bir sanat dersi gibi bakıyorlar bu meseleye.

Bir kere bu bizim Arapça Güzel Yazı Meşk Defteri kitabı, hat sanatı değil zaten. Hat sanatının sadece bir gölgesi sayılabilir. Belki de o; çocuklara, talebelere hat sanatını özendirecek bir girişimden ibarettir. Şimdi Arapça hocası, tahtaya kargacık burgacık bilmem karınca bacağı gibi yazılar yazacağına şöyle inci gibi bir yazı yazıverse daha güzel olmaz mı? İnsan aynı zamanda zevk-i selim sahibi olmalıdır. Bu yeterli mi? Değil. İnsan hem akl-ı selim sahibi olacak hem de kalb-i selim sahibi olacak. Benim hat sanatına ilk merakım daha İmam-Hatip okulunda, medreseden mezun Ali Uca ismindeki Arapça hocamız tahtaya hurufatı yazdığı zaman başlamıştı. Hocamın rika yazısına hayran kalmıştım. Ve ben o zamana kadar bu Kur’an yazılarının, tıpkı Kur’an-ı Kerim’in manası gibi gökten indiğine inanıyordum. Öyle zannediyordum çünkü etrafımızda yeni yazı Latin harflerinden başka bir şey görmüyorduk. Meğer bu yazılabilir bir yazıymış. Şimdi bakın benim gibi aynı şekilde etkilenenler oldu İmam-Hatip okulunda. Hamdolsun sonradan bu sanatla uğraşan kardeşlerimiz, arkadaşlarımız oldu.

Yeni Akit

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Osmanlıca Haberleri