Ancak yaralı olarak yakayı ele verdi. Gösterişli giyim tarzı, sivri dili, kadın korumaları, dine farklı bakışı, gittiği her yere kurduğu gösterişli bedevi çadırı, Yeşil el Kitabı ile Albay Muammer Ebu Minyar el Kaddafi (69), her zaman Ortadoğu'nun çılgın adamı olarak anıldı. Osmanlı'dan ayrılmasından itibaren Libya tarihinin tahtta en uzun süreli oturan lideri olarak tarihe geçen Kaddafi, 1969 yılında tedavi için Türkiye'de bulunan Kral İdris'e karşı 27 yaşında gerçekleştirdiği kansız darbe ile iktidar koltuğuna oturdu.
İktidarını güçlendirdikten sonra tuhaf bir sosyalizm ve Arap milliyetçiliği anlayışını birleştirerek bunu 'İslami sosyalizm' olarak adlandırdı ve yazdığı Yeşil Kitap'ta da bu düşüncenin esaslarını ortaya koymaya çalıştı. Ortadoğu'nun Che Guevara'sı olmaya çalışan Kaddafi Batı'ya karşı da eylemlerde bulunmaya başladı. İtalyanları ve Yahudileri ülkeden kovarken, Kuzey İrlanda'nın bağımsızlığı için mücadele eden IRA'ya maddi destek sağladığı öne sürüldü. Yurtdışında yaşayan muhalifleri suikastlarla susturan Kaddafi komşu ülke Çad'ın Auzu Şeridi'ni de ilhak etti. Çad'ın yardımına gelen Fransa, Libya birliklerini bölgeden çıkarttı.
İzlediği politikalardan dolayı dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından 'deli köpek' olarak adlandırılan Kaddafi,Afrika'daki pek çok isyan ve iç savaşa parasal destekte bulundu. 1986 yılında ABD, Libya'ya karşı El Dorado Canyon adı altında operasyonlar düzenledi ve bazı kentleri bombaladı. Olayda Kaddafi'nin eşi ve iki çocuğu yaralanırken üvey kızı hayatını kaybetti. 1988 yılında bir Amerikan uçağının İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde düşmesi ve 270 kişinin ölmesinden Kaddafi sorumlu tutuldu. Uzun yıllar bu iddiayı reddeden Kaddafi daha sonra sorumluluğu kabul etti ve 2,7 milyar dolar tazminat ödedi. Türkiye ile ilişkileri inişli çıkışlı olan Kaddafi 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nda Türkiye'ye destek verdi. 1996'da çadırında dönemin başbakanı Necmettin Erbakan'ı kabul eden Kaddafi, Türkiye'ye hakaretlerde bulundu.
11. yüzyılda Kuzey Afrika'yı kontrol eden Şii Fatımi devletinin tekrar diriltilmesiyle bölgenin istikrara kavuşacağını öne süren Kaddafi, zaman zaman bazı Arap liderlere karşı kullandığı sert ve aşağılayıcı ifadelerle dikkat çekti. Bedevi geçmişini hatırlatmak için gittiği her ülkede gösterişli çadırını kurarak tüm dünyanın ilgisini çekmeyi başardı. 2009'da Bingazi'de toplanan 200'den fazla Afrikalı kabile lideri Kaddafi'ye 'Kralların kralı' unvanını verirken, Libya lideri aynı yıl Afrika Birliği dönem başkanlığına seçildi ve 'Afrika Birleşik Devletleri' projesini ortaya attı. Bu sıfatının bir benzerini Arap liderlerine de kabul ettirmek isteyen Kaddafi, 'Arap liderlerinin lideri', 'Müslümanların imamı' olduğunu öne sürdü. Dünyanın en büyük insan yapımı sulama projesini 1984 yılında başlatan Kaddafi, 1.000'den fazla kuyu açarak binlerce kilometrekarelik alanın sulanmasını sağladı. 7 oğlu (En az 2'sinin çatışmalar sırasında öldürüldüğü öne sürülüyor) ve bir kızı bulunan Kaddafi, Tunus lideri Zeynel Abidin bin Ali'nin ülkeden kaçmasına sert tepki göstermiş ve Tunus halkını suçlamıştı.
Zaman