ABD-İslam Dünyası Forumu kapsamında ABD'nin başkenti Washington'da bulunan İhsanoğlu, "bir realite" olan İslam dünyasının varlığının, son dönemde daha da önemli bir muhteva kazandığını kaydetti. İhsanoğlu, Ortadoğu'daki son gelişmelerin ardından ortaya çıkmakta olan yeni dengeler içinde İslam dünyasının ayrı yeri olacağına işaret ederek, artık dünyada 4 kişiden birinin Müslüman olduğunu, G-20 içindeki Müslüman veya Müslüman çoğunluk ülkelerin sayısının artacağını söyledi.
İhsanoğlu, genç bir Tunuslu çocuğun kendini yakmasının ardından geçen yılın aralık ayında İslam dünyasında görülmemiş değişim başladığını ve bunun özellikle Arap tarihinde yeni bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Bu, ihtilaller, ayaklanmalar dönemidir. Şimdiye kadar Arap dünyası, tarihi bağlamın dışında yaşıyordu. Arap dünyası tarihin gittiği yönde değil, bambaşka bir yerdeydi, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki şartların donmuş halindeydi. Bugün Suriye'de insanlar 1949 yılındaki ceza kanununa dönülmesini istiyor. Demek ki 1949'dan bu yana bir parantez açılmış ve bu dünya orada yaşıyor. Mısır'da da 30 yıldır olağanüstü hal kanunu var ve Mısır halkı 30 yıl öncesine dönmek istiyor.
İslam dünyasının Arap kısmındaki bu altüst olma, büyük ayaklanma hareketi İslam dünyasının dinamizmini artıracaktır. Yani Mısır gibi bir ülkenin demokratikleşmesi büyük bir hadise, çünkü Mısır'ın Arap dünyasındaki yeri aşikardır. Mısır'ın demokratikleşmesi, İslam ile demokrasi arasında barışın sağlanmasına önemli katkı yapacaktır. Biz Türkiye olarak bunu yaptık, ama başkalarının da bunu yapması lazım. Bu oradan da yayılacak. Bugünlerde tarih yaşıyoruz, naklen ihtilal yaşıyoruz."
"İSLAMOFOBİ HALA DEVAM EDİYOR"
Kimsenin böylesine kökten, halktan gelecek bir hareket beklemediğini hatırlatan İhsanoğlu, bu noktada İslam dünyasının temsilcisi olan İKT'nin de öneminin arttığını vurguladı.
İhsanoğlu, bir soru üzerine, ABD Başkanı Barack Obama'nın "ABD'ninİslam ile savaş halinde olmadığına" ilişkin açıklaması ile Türkiye ve Mısır'daki konuşmalarını hatırlatarak, ABD tarafındaki üslup farklılığının "müspet bir gelişme" olduğunu kaydetti.
İhsanoğlu, İKT ile ABD arasındaki ilişkinin daha da artmasını beklediklerini belirterek, "İslam dünyasının temsilcisi olan bu teşkilatla, dünyanın bir numaralı ülkesi olan ABD ile işbirliği potansiyeli büyümektedir" diye konuştu. İKT Genel Sekreteri İhsanoğlu, ABD Kongresindeki "radikal İslam" oturumu ve Kur'an-ı Kerim yakma olayıyla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine, ABD'de 11 Eylül sonrası oluşan İslamofobinin hala devam ettiğini söyledi.
Kur'an-ı Kerim yakma olayını, ABD hükümeti ve kamuoyunun tasvip etmemesinin önemli olduğuna dikkati çeken İhsanoğlu, "Hukuken yapılacak bir şey olmadığını söylüyorlar, ama siyaseten doğru bir noktada olduklarını görüyoruz. İlk günden itibaren bunun insan hakları, hürriyet, din anlayışıyla bağdaşmadığını belirttiler. ABD kamuoyunda da gerek radikal anti-İslamist gruplar, gerek Müslüman gruplar hadiseye fazla önem vermedi, değersiz bir hadise" dedi.
İhsanoğlu, bir başka soru üzerine, İslam dünyası ile ABD ve Batı arasında aşılması gereken temel problemin Filistin meselesi olduğunu belirterek, "Bu hallolmadığı zaman hiçbir zaman bu münasebetler rahat bir zemin üzerine oturamaz, çünkü burada tarihi bir haksızlık var" dedi. İsrail ile Filistin arasında müzakerelerin başlaması gerektiğini ifade eden İnsanoğlu, "Sıfır noktasından değil de daha önce varılan noktalardan hareket ederek, onları daha ileri noktaya götürmek gerekli. Bu insanların haklarını iade etmek ve iki devletli çözüme gitmek gerekli" dedi.
"BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN PLANI ÖNEMLİ BİR İNİSİYATİF"
Ekmeleddin İhsanoğlu, Libya'daki gelişmelerle ilgili soru üzerine, Libya'da olaylar başlar başlamaz uluslararası camiada ilk açıklamanın kendisinden geldiğini hatırlatarak, açıklamasına birçok lider ve kurumun atıfta bulunduğunu, BM Güvenlik Konseyinin 1970 ve 1973 sayılı kararlarında da sözlerine atıf yapıldığını söyledi. Uçuşa yasak bölgeyi desteklediklerini belirten İhsanoğlu şunları kaydetti:
"Bu şartlar altında, yani BM kararı çerçevesi içinde askeri çözümün kolay görülmediği anlaşılmaktadır. Başlangıçtan bu yana siyasi çözümün ihmal edilmemesi gerektiğine inanıyorduk. Sivillerin öldürülmesinin durdurulmasını, sivillere ateş açılmamasını ve iki taraf arasında diyalog olmasını destekliyorduk. Ben tüm gönlümle Türkiye'nin, Sayın Başbakan (Recep Tayyip) Erdoğan'ın yaptığı barış haritasını, yol haritasını destekliyorum ve bunun iyi bir çerçeve ve zemin teşkil ettiğine inanıyorum."
Başbakan Erdoğan'ın planını önemli inisiyatif olarak gördüklerini belirten İhsanoğlu, Libya'da müzakerelerin devam etmesini temenni ettiklerini kaydetti. İhsanoğlu, Kaddafi ile temas halinde olup olmadıkları sorusu üzerine, Dışişleri Bakanlığı görevinden ayrılmadan önce Musa Kusa ile temas halinde olduklarını, Kaddafi'ye yakın bazı çevrelerle de temasları bulunduğunu, teşkilatta Libya'nın üyeliğini bilerek dondurmadıklarını ve toplantılarına Libya'nın temsilcilerinin de katıldığını anlattı.
Öte yandan İhsanoğlu, bir soru üzerine, Mekke zirvesinde 8 mezhebi eşit kabul ettiklerini ve bunun "İslam modern tarihinde ilk kez olan bir hadise" olduğunu hatırlatarak, arkasından 2006 yılında Irak'taki Şii ve Sünni liderlerini toplayıp aralarında barış sağladıklarını anımsattı. İhsanoğlu, "Bununla o güne kadar akan kan nehirlerini durdurduk. Biz bu çizgide devam ediyoruz. Yakında yeni adımlar atacağız" dedi.
Radikal