Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Vâkıa Suresi 41-50. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
41 . Ashâb-ı Şimâl (amel defterleri sol eline verilenler) ise, ne (bedbaht insanlardır o) Ashâb-ı Şimâl!
42,43,44 . (Onlar) nüfûz edici bir ateş ve bir kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu (bir faydası) olmayan simsiyah dumandan bir gölge içindedirler!
45,46,47,48 . Çünki onlar, bundan önce (ni‘metler içinde) şımartılmış kimseler idiler. Ve o büyük günâh üzerine (şirki işlemekte) ısrâr ediyorlardı. Ve diyorlardı ki: “(Biz) öldüğümüz ve bir toprak ve bir kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilecek olan kimseleriz? Önceki atalarımız da mı?”
49,50 . De ki: “Şübhe yok ki öncekiler de, sonrakiler de, bilinen bir günün belli bir vaktinde elbette toplanacak olanlardır.”
(Hayrat Neşriyat, Kur'an-ı Kerim Meali)