Mehmet Gökçe'nin Haberi
Kayseri Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz'ün yargılandığı 'faili meçhuller' davasında dinlenen mağdurlar, Temizöz ve korucuları suçladı. 3 Mart 1994 tarihinde gözaltına alınan ve 31 Mart 1994 günü ölü bulunan Abdurrahman Afşar'ın eşi Hazni Afşar, kocasının, aralarında Cemal Temizöz'ün de bulunduğu bir grup tarafından gözaltına alındığını, işkence edildikten sonra öldürüldüğünü söyledi.
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında 27 kişinin öldürüldüğü faili meçhuller davasına davam edildi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Albay Temizöz, Kamil Atak, Hıdır Altuğ, Adem Yakın, Fırat Altun (Abdulhakem Güven) ve Tamer Atak hazır bulundu. 7 sanık avukatı, Diyarbakır ve Şırnak barolarından bir grup müdahil avukat ve müştekiler de duruşmaya katıldı. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, eşi Beşir Bayar'ın korucular tarafından öldürüldüğünü iddia eden Hediye Bayar ifade verdi.
Eşinin, korucular tarafından yatağından çıkarılarak götürüldüğünü anlatan Hediye Bayar, "Eşim götürüldükten kısa bir süre sonra silah sesleri duyduk. Öldürüldüğünü anladık. Bizi de öldürürler korkusuyla evden kaçtık, Adana'ya yerleştik. Korucular evimize el koydular. Hala da onlar kullanıyor. Eşimin, Kamil Atak'ın emriyle öldürüldüğünü düşünüyorum. Davacıyım." dedi.
Daha sonra söz alan Hazni Afşar, eşi Abdurrahman, amcaları Abdullah, Süleyman, amca oğlu Fuat ve kaynı Selahattin Afşar'ın, aralarında Cemal Temizöz, itirafçı Abdulhakim Güven ve Bedran'ın da (Adem Yakın) bulunduğu bir grup tarafından gözaltına aldığını belirtti.
Kendilerine bir ay işkence uygulandıktan sonra eşi dışındakilerin serbest bırakıldığını dile getiren Hazni Afşar, "Eşimin mahkeme için Şırnak'a götürüldüğü, geri getirilirken, Şırnak-Cizre arasındaki Kuştepe mevkiinde yol trafiğe kapatılarak öldürüldüğünü söylediler. Babamla kayınbabam gidip cenazeyi getirdiler. Eşimi son kez görmek istedim. Ama babam cesedin paramparça olduğunu belirterek, eşimin ölüsünü bana göstermedi." şeklinde konuştu.
Sanık avukatlarının, "Eşini öldürenleri tanıyor mu ve sanıklar arasındaysalar teşhis edebilir mi?" sorusu üzerine Hazni Afşar, sanıklara dönerek, "İşte Cemal, işte Bedran, işte bu da Abdulhakim Güven'dir" diyerek teşhis yaptı. Müdafi avukatların itirazı üzerine yeniden sanıklara dönen Hazni Avşar, "İşte bu Cemal yüzbaşıdır" dedi. Albay Temizöz'e "Senin üzerinde kırmızı bir deri ceket vardı." dedikten sonra diğer sanıkları da tek tek teşhis etti.
Cemal Temizöz ise "Bizi biliyorsa neden şu ana kadar resmi mercilere müracaatta bulunmadı?" diye sordu. Mağdur Hazni Afşar, "11 çocuğum vardı. Onların da öldürüleceği korkusundan dolayı şikâyetçi olmadım. Çünkü, bu kişilerin insanları öldürdüklerini biliyordum. Şu anda da korkuyorum." karşılığını verdi. Duruşma, verilen aranın ardından devam edecek.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 109 sayfalık iddianame, sanıkların 765 sayılı TCK'nın 'Adam öldürmek', 'Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' ve 'Adam öldürmeye azmettirmek' suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. Sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atak'ın 7, Temer Atak'ın 2, Adem Yakın'ın 7, Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kökel Atak'ın ise bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.